İstanbul’un Esenyurt ilçesinde yaklaşık 20 yıl önce mahalle halkının imece usulüyle inşa ettiği Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı, Alevi toplumunun tepkisine neden oldu. Cemevinin bulunduğu arazinin kullanım hakkının Cem Vakfı’na tahsis edilmesine karşı çıkan mevcut yönetim, 21 Ekim 2026 tarihine kadar verilen tahliye süresinin ardından direniş nöbeti başlattı. Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, “Kıraç Cemevi’ni halk kurdu, asla teslim etmeyeceğiz” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı. İlk nöbete siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

Hasan Hüseyin Dönmez / AHA – İstanbul’un Esenyurt ilçesine bağlı Kıraç bölgesinde bulunan Kıraç Cemevi’nde, tahliye tebligatına karşı direniş nöbeti başlatıldı. Yaklaşık 20 yıl önce mahalle halkının dayanışması, emeği ve katkılarıyla kurulan cemevinin boşaltılmasının istenmesi, Alevi toplumunun inanç mekânları üzerindeki söz ve karar hakkına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Kıraç Cemevi yönetimi, cemevinin bulunduğu arazinin kullanım hakkının Cem Vakfı’na tahsis edilmesine karşı çıkarken, yıllardır bölgede yaşayan Alevilerin inançsal ve kültürel faaliyetlerini sürdürdüğü mekânın geleceğine ilişkin kararların mahalle halkının iradesi gözetilerek alınması gerektiğini savunuyor.

Tahliye tebligatının ardından başlatılan nöbette, cemevinin korunması ve mevcut yönetimin faaliyetlerini sürdürebilmesi için hukuki ve demokratik mücadelenin devam edeceği vurgulandı.

21 Ekim’e Kadar Tahliye Süresi Verildi

Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, kendilerine gönderilen tahliye tebligatıyla cemevinin boşaltılması için 21 Ekim 2026 tarihine kadar süre tanındığını açıkladı.

Tahliye kararına karşı başlatılan direniş nöbetiyle birlikte cemevinin geleceğine ilişkin tartışmalar yeni bir aşamaya taşındı. Mevcut yönetim, yıllardır Alevi toplumunun inanç, kültür ve dayanışma merkezi olarak faaliyet gösteren cemevinin, burada yaşayan ve kuruma emek veren insanların iradesi dışında başka bir yapıya devredilmesine karşı çıkıyor.

Kıraç Cemevi’nin bulunduğu Hazine arazisinin kullanım hakkının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Cem Vakfı’na tahsis edilmesi, daha önce de mahalle halkı ve Alevi kurumlarının tepkisine neden olmuştu. Mevcut yönetim, tahsis kararına karşı hukuki girişimlerde bulunurken, uyuşmazlık Alevi toplumunun inanç kurumlarını yönetme hakkı açısından da tartışılmaya başlandı.

Evren Kaya: “Kıraç Cemevi’ni Halk Kurdu, Asla Teslim Etmeyeceğiz”

Direniş nöbetinde konuşan Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, cemevinin yaklaşık 20 yıl önce mahalle halkının ortak emeği ve dayanışmasıyla kurulduğunu hatırlatarak tahliye kararını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Kaya, cemevinin yalnızca bir bina olmadığını, yıllardır bölgede yaşayan Alevilerin inançsal ve kültürel yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

“Kıraç Cemevi’ni halk kurdu, asla teslim etmeyeceğiz.”

Bu sözlerle kararlılıklarını dile getiren Kaya, tahliye girişimine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Kıraç Cemevi yönetimi, cemevinin kuruluşundan bugüne kadar halkın katkılarıyla ayakta tutulduğunu belirterek kurumun geleceğine ilişkin kararların da burada hizmet yürütenlerin ve inançlarını yaşayanların iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini savunuyor.

Cem Vakfı’na Yapılan Tahsis Kararı Tartışmaların Odağında

Kıraç Cemevi çevresinde yaşanan anlaşmazlığın temelinde, cemevinin bulunduğu arazinin kullanım hakkının Cem Vakfı’na tahsis edilmesi bulunuyor.

Mevcut cemevi yönetimi ve tahsis kararına karşı çıkan yurttaşlar, bu işlemin yıllardır cemevini kullanan ve faaliyetlerini sürdüren Alevi toplumunun iradesini dikkate almadığını ileri sürüyor.

Tahsis kararına karşı daha önce hukuki süreç başlatıldığı ve mevcut yönetimin mahkeme süreci devam ederken tahliye işlemi yapılmasına itiraz ettiği kamuoyuna yansımıştı.

Cemevi yönetiminin itirazları, yalnızca arazi kullanım hakkıyla sınırlı kalmıyor. Yönetim, cemevinin idaresine ilişkin kararların dışarıdan belirlenmesine karşı çıkarak inanç kurumlarının özerkliğinin ve Alevi toplumunun rızalık anlayışının korunması gerektiğini dile getiriyor.

Cem Vakfı’nın tahsis işlemi ve cemevinin yönetimine ilişkin yaklaşımı ise anlaşmazlığın diğer tarafını oluşturuyor. Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın nasıl sonuçlanacağı henüz kesinleşmiş değil.

Siyasi Partiler ve Demokratik Kitle Örgütlerinden Direniş Nöbetine Destek

Kıraç Cemevi’nde başlatılan ilk direniş nöbetine siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütlerinin yöneticileri de katılarak dayanışma gösterdi.

Nöbete SOL Parti Esenyurt İlçe Başkanı Murat Başer, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İlçe Yöneticisi Yusuf Ulu ve Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Orhan Purhan katıldı.

Cemevi Başkanı Evren Kaya, tahliye kararına karşı başlatılan nöbette kendilerini yalnız bırakmayan siyasi parti temsilcilerine, demokratik kitle örgütlerine ve kurum yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Kıraç Cemevi’nde başlayan direniş nöbeti, tahliye kararına karşı yürütülen mücadelenin yalnızca mevcut yönetimle sınırlı kalmadığını, farklı toplumsal kesimlerin dayanışmasıyla sürdürüldüğünü de ortaya koydu.

Celal Fırat’tan Tahliye Kararına Tepki: “Cemevleri Kimsenin Şubesi Değildir”

Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye tebligatı daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de gündeme gelmişti.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 13 Ekim’de yaptığı açıklamada kayyım yönetimindeki Esenyurt Belediyesi’nin Kıraç Cemevi’nin boşaltılmasına yönelik girişimine tepki göstermişti.

Alevi inancında rızalık ilkesinin önemine dikkat çeken Fırat, toplumun iradesi gözetilmeden bir ibadet mekânının boşaltılmasının Alevi yolunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını savunmuştu.

Fırat, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Cemevleri kimsenin şubesi, canlar da kimsenin tebaası değildir.”

Cemevlerinin bağımsızlığına dikkat çeken Fırat, “Yol kimsenin mülkü de değildir” diyerek Alevi toplumunu Kıraç Cemevi’ne sahip çıkmaya çağırmıştı.

Cemevlerinin Hukuki Statüsü ve İnanç Özgürlüğü Yeniden Gündemde

Kıraç Cemevi’nde yaşanan tahliye süreci, Türkiye’de Alevilerin ibadethanelerinin hukuki statüsü, inanç kurumlarının özerkliği ve bu kurumların yönetiminde toplumun söz sahibi olması konularını yeniden gündeme getirdi.

Alevi kurumları uzun yıllardır cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesini ve inanç özgürlüğünün anayasal güvence altına alınmasını talep ediyor.

Kıraç Cemevi’nde yaşanan anlaşmazlık ise bu taleplerin yanı sıra Alevi toplumunun kendi inanç mekânlarının yönetiminde söz ve karar sahibi olması gerektiğine ilişkin tartışmaları da derinleştiriyor.

Cemevinin yaklaşık 20 yıllık geçmişi boyunca mahalle halkının emeği ve dayanışmasıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten mevcut yönetim, bu birikimin ve toplumsal iradenin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

Tahliye Süresine Karşı Direniş Nöbeti Sürüyor

Kıraç Cemevi’ne verilen 21 Ekim tarihli tahliye süresi yaklaşırken, mevcut yönetimin başlattığı direniş nöbetiyle birlikte cemevinin geleceğine ilişkin hukuki ve toplumsal mücadele devam ediyor.

Cemevi Başkanı Evren Kaya’nın “Kıraç Cemevi’ni halk kurdu, asla teslim etmeyeceğiz” sözleriyle ifade ettiği kararlılık, tahliye kararına karşı çıkan yurttaşların temel mesajı olarak öne çıkıyor.

Tahliye işleminin uygulanıp uygulanmayacağı ve devam eden hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz netlik kazanmazken, Kıraç Cemevi’nde başlayan nöbet, Alevi toplumunun inanç mekânları üzerindeki iradesinin korunması talebini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir