İstanbul Esenyurt’ta halkın kendi emeği ve dayanışmasıyla kurduğu Kıraç Cemevi’nin tahliye edilmesine karşı haziran ayından bu yana sürdürülen mücadelede önemli bir gelişme yaşandı. Cem Vakfı ile mevcut cemevi yönetimi arasında yaşanan anlaşmazlık, bakanlığın 31 Ağustos 2026 tarihli tahsis kararı ve tahliye girişimiyle derinleşirken, mahalle halkının direniş nöbeti ve kitlesel eylemleri sonucunda polis ablukasının kaldırıldığı, zorla tahliye girişiminin ise durdurulduğu açıklandı. Cemevi Başkanı Evren Kaya, “Burası bağımsız bir cemevidir ve halkın emeğiyle var olmuştur, kesinlikle teslim etmeyeceğiz” dedi.

AHA Haber Merkezi – İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Kıraç Cemevi’nin yönetimine ve kullanım hakkına yönelik müdahalelere karşı aylardır sürdürülen mücadele, 21 Ekim 2026 tarihinde yapılan zafer açıklamasıyla yeni bir aşamaya ulaştı.

Mahalle halkının kendi emeği, dayanışması ve ortak iradesiyle kurduğu cemevinin mevcut yönetiminden alınarak Cem Vakfı’nın kontrolüne geçirilmek istendiğini belirten yurttaşlar, haziran ayından bu yana tahliye girişimlerine karşı mücadele yürütüyordu.

Son bir haftadır cemevi önünde aralıksız sürdürülen direniş nöbeti, dayanışma ziyaretleri ve kitlesel eylemlerle büyüyen mücadelede, 20 Ekim’de gerçekleştirilen yürüyüşün ardından polis ablukasının kaldırıldığı bildirildi.

Tahliye için son gün olarak belirtilen 21 Ekim’de ise direnişe destek verenler, zorla boşaltma girişiminin durdurulduğunu duyurarak yaşanan gelişmeyi halkın örgütlü mücadelesinin kazanımı olarak değerlendirdi.

24-25 Yıllık Cemevinde Yönetim Anlaşmazlığı

Kıraç Cemevi çevresinde yaşanan anlaşmazlığın temelinde, halkın imece usulüyle inşa ettiği inanç merkezinin yönetimi ve kullanım hakkına ilişkin tartışmalar bulunuyor.

Cemevi Başkanı Evren Kaya, Kıraç Cemevi’nin 24-25 yıldır halka hizmet verdiğini belirterek kurumun Alevi toplumunun ortak emeğiyle var olduğunu vurguladı.

Cemevinin kuruluş döneminde resmî statü kazanabilmesi amacıyla Cem Vakfı bünyesinde faaliyet gösterdiği, ancak ilerleyen yıllarda yönetim anlayışı ve kurumun işleyişi konusunda anlaşmazlıklar yaşandığı belirtildi.

Kaya, Cem Vakfı’nın yönetim anlayışının Alevilik inancıyla ters düştüğünü savunarak bu nedenle vakıftan ayrılma kararı aldıklarını açıkladı.

Evren Kaya: “Alevilik İnancıyla Ters Düştük”

Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, Cem Vakfı ile yaşanan anlaşmazlığın nedenlerine ilişkin açıklamasında vakfın siyaset ve iktidarla ilişkilerine yönelik eleştirilerde bulundu.

Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Kendini siyasete ve iktidara bağlamış bir vakıf olduğundan yönetim ve işleyiş tarzıyla Alevilik inancıyla ters düştük. Polis eşliğinde kayyum atar gibi yönetim atadılar. Biz de kendi seçtiğimiz yönetim ile usule uygun olarak bağımsız dernek kurduk ve Cem Vakfı’ndan ayrıldık.”

Kaya’nın açıklamasına göre mevcut cemevi yönetimi, Cem Vakfı’nın yönetim belirleme yöntemine karşı çıkarak kendi seçtikleri yönetimle bağımsız bir dernek kurdu.

Cem Vakfı’nın polis eşliğinde yönetim belirlemeye çalıştığını ileri süren Kaya, bu uygulamanın Alevi toplumunun kendi inanç kurumlarını yönetme iradesiyle bağdaşmadığını savundu.

31 Ağustos 2026 Tarihli Tahsis Kararına Tepki

Kıraç Cemevi çevresindeki anlaşmazlığın önemli aşamalarından biri de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cem Vakfı lehine aldığı belirtilen tahsis kararı oldu.

31 Ağustos 2026 tarihinde söz konusu karara karşı yurttaşların tepki gösterdiği aktarıldı.

Cemevinin bulunduğu arazinin kullanım hakkının Cem Vakfı’na tahsis edilmesi, mevcut yönetim ve mahalle halkı tarafından kabul edilmedi.

Yurttaşlar, yıllarca kendi emekleriyle ayakta tuttukları cemevinin geleceğine ilişkin kararların halkın rızası ve iradesi dışında alınamayacağını savundu.

Tahsis kararının ardından tahliye girişiminin gündeme gelmesi ise mahalle halkının tepkisini daha da büyüttü.

Haziran Ayından Bu Yana Süren Mücadele

Kıraç Cemevi’ne yönelik tahliye girişimlerine karşı haziran ayından itibaren sürdürülen mücadele, son günlerde daha geniş katılımlı eylemlere dönüştü.

Mahalle halkı ve cemevi bileşenleri, tahliye tebligatına karşı hem hukuki girişimlerini sürdürdü hem de cemevi önünde direniş nöbeti başlattı.

Bir haftadır aralıksız devam ettiği belirtilen nöbet boyunca yurttaşlar, inanç merkezlerinin yönetimine yönelik müdahaleyi kabul etmediklerini ifade ederek Alevi kurumlarına, demokratik kitle örgütlerine ve dayanışma göstermek isteyen bütün kesimlere çağrıda bulundu.

Yapılan açıklamalarda, cemevinin halkın ortak emeğiyle kurulduğu hatırlatılarak yönetimine ilişkin kararların halkın iradesi dışında alınamayacağı vurgulandı.

Direnişin temel sloganı ise “Kıraç Cemevi halkındır, halkın kalacak!” oldu.

“Kayyum Marifetiyle Gasp Edilmek İsteniyor”

21 Ekim öncesinde yapılan dayanışma çağrısında, Kıraç Cemevi’nin yönetiminin kayyum yoluyla kontrol altına alınmak istendiği ileri sürüldü.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kayyum marifetiyle gasp edilmek istenen Kıraç Cemevi önünde mahalle halkıyla bekleyişimiz sürüyor!”

Mahalle halkının kendi emeğiyle kurduğu cemevinin yönetimine yönelik müdahaleyi kabul etmediği belirtilen çağrıda, bütün canlar ve dostlar dayanışmaya davet edildi.

“Kendi emeğiyle kurduğu cemevinin yönetimine yönelik müdahaleyi kabul etmeyen Kıraç halkı, tüm canları ve dostlarını dayanışmaya çağırıyor.”

Çağrıda, 21 Ekim Çarşamba günü saat 10.00’da Kıraç Cemevi önünde bir araya gelinmesi istendi.

Yurttaşlar, tahliye için verilen sürenin dolmasına rağmen cemevini terk etmeyeceklerini ve inanç merkezlerine sahip çıkmayı sürdüreceklerini duyurdu.

20 Ekim’de Kitlesel Yürüyüş ve Polis Ablukasının Kaldırılması

Kıraç Cemevi için sürdürülen mücadelenin önemli aşamalarından biri, 20 Ekim’de gerçekleştirilen kitlesel yürüyüş oldu.

Mahalle halkının ve dayanışma gösteren yurttaşların katıldığı yürüyüşte, cemevinin halkın ortak emeğiyle kurulduğu vurgulanarak tahliye girişimine tepki gösterildi.

Yürüyüşün ardından cemevi önünde yapılan açıklamada Cemevi Başkanı Evren Kaya, kurumun 24-25 yıldır halka hizmet verdiğini hatırlattı.

Kaya, cemevinin geleceğinin halkın iradesiyle belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Kıraç Cemevi halkın yeridir; 24-25 yıldır halka hizmet eden bir kurumdur ve halkın yerinin yine halkta olması gerekir. Yönetimlerde bazen insanlar sorun yaşayabilir ancak ne kurumsal ne de bireysel olarak bu sorunları cemevlerine mal edemezler. Cemevi ibadethanedir; bizlerin, Alevi canların yeridir. Burası bağımsız bir cemevidir ve halkın emeğiyle var olmuştur, kesinlikle teslim etmeyeceğiz.”

Direnişe destek verenler tarafından 21 Ekim’de paylaşılan açıklamada ise kitlesel yürüyüşün ardından cemevinin yakınındaki polis ablukasının kaldırıldığı bildirildi.

Açıklamada, yürüyüşün direniş açısından önemli bir kazanım sağladığı belirtilerek halkın örgütlü mücadelesinin etkisine dikkat çekildi.

Erkan Baş’ın Dayanışma Ziyareti

Kıraç Cemevi önünde devam eden direnişe siyasi parti temsilcileri ve farklı toplumsal kesimlerden de destek geldi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın cemevini ziyaret ederek mahalle halkıyla dayanışma gösterdiği belirtildi.

TİP çevrelerinden yapılan açıklamada, Erkan Baş’ın dayanışma ziyaretinin direnişin daha geniş kesimlere duyurulmasına katkı sunduğu ifade edildi.

Cemevinin tahliye edilmesine karşı yürütülen mücadelenin yalnızca mahalle halkının değil, farklı demokratik çevrelerin de gündemine taşındığı vurgulandı.

Emniyet, Valilik ve Kaymakamlık Arasındaki Görüşmeler

Direniş sürecine ilişkin yapılan son açıklamada, emniyet, valilik ve kaymakamlık arasında görüşmeler gerçekleştirildiği bilgisi paylaşıldı.

Açıklamayı yapanlar, bu görüşmelerin ardından zorla boşaltma işlemine ilişkin yeni bir gelişme yaşandığını ve direnişin başarıya ulaştığını duyurdu.

Bununla birlikte, tahliye işleminin durdurulmasına ilişkin resmî kararın kapsamı, süresi ve cemevinin yönetimine ilişkin hukuki sürecin bundan sonraki aşamaları konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

Bu nedenle açıklanan gelişme, mevcut yönetim ve mahalle halkının tahliyeye karşı yürüttüğü mücadelede elde edildiği bildirilen bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

21 Ekim’de Zafer Açıklaması: “Zafer Direnenlerin Oldu!”

Kıraç Cemevi’nin boşaltılması için son gün olarak belirtilen 21 Ekim, direnişe katılanların açıklamasıyla bir zafer günü olarak duyuruldu.

Yapılan açıklama, “ZAFER DİRENENLERİN OLDU!” sözleriyle başladı.

Haziran ayından bu yana sürdürülen mücadeleye dikkat çekilen açıklamada, halkın dayanışması ve kararlı duruşuyla cemevine sahip çıktığı ifade edildi.

Bir haftadır devam eden direniş nöbetinin, kitlesel eylemlerin ve dayanışma ziyaretlerinin kazanımda belirleyici olduğu vurgulandı.

Açıklamada, cemevinin halkın ortak emeğiyle kurulduğu hatırlatılarak bu emeğin ve iradenin yok sayılamayacağı mesajı verildi.

Direnişe katılanlar, elde edildiğini duyurdukları sonucu yalnızca tahliye girişimine karşı bir gelişme olarak değil, halkın kendi inanç kurumlarına sahip çıkma iradesinin ifadesi olarak değerlendirdi.

“Bizim Olanı Gasp Ettirmeyeceğiz!”

Kıraç Cemevi önündeki mücadele boyunca yapılan açıklamalarda, Alevi inancında rızalığın ve ortak iradenin önemine dikkat çekildi.

Mahalle halkı, yıllarca emek vererek kurdukları ve inanç hizmetlerini sürdürdükleri cemevinin yönetimine dışarıdan müdahale edilmesini kabul etmediklerini belirtti.

Direniş sürecinde sık sık dile getirilen şu sözler, mücadelenin temel taleplerini ortaya koydu:

“Bizim olanı gasp ettirmeyeceğiz! Kıraç Cemevi halkındır, halkın kalacak!”

Cemevinin yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda Alevi toplumunun ortak emeğinin, inançsal yaşamının, dayanışmasının ve kültürel hafızasının bir parçası olduğu vurgulandı.

Halkın Dayanışmasıyla Gelen Kazanım

Kıraç Cemevi için yürütülen mücadelede polis ablukasının kaldırılması ve zorla tahliye girişiminin durdurulduğunun açıklanması, mahalle halkı ve direnişe destek verenler tarafından sevinçle karşılandı.

Aylardır devam eden mücadelenin sonucuna ilişkin yapılan açıklamada, hiçbir baskıya boyun eğmeden inancına, emeğine ve ortak değerlerine sahip çıkan halkın kararlılığı öne çıkarıldı.

Açıklama, “Yaşasın dayanışmamız!” sözleriyle sona erdi.

Kıraç Cemevi’nde yaşanan gelişmeler, Alevi toplumunun kendi inanç kurumlarının yönetiminde söz ve karar sahibi olma talebini bir kez daha gündeme taşıdı.

21 Ekim’de duyurulan kazanım, tahliye girişimine karşı sürdürülen mücadelenin önemli bir aşaması olarak değerlendirilirken, cemevinin yönetimi ve kullanım hakkına ilişkin hukuki sürecin kesin sonucu henüz netleşmiş değil.

Kıraç halkının aylardır dile getirdiği “Cemevi halkındır, halkın kalacak!” sözü ise direnişin ortak mesajı olarak öne çıkıyor.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir