✍️ Roj Arslan-Gülçehre

Yapay zekâ bize öneriler sunabilir. Ancak ne istediğimizi, hangi seçeneğin bize uygun olduğunu ve sonuçlarını kabul edip edemeyeceğimizi kendimiz değerlendirmeliyiz.

✍️ Roj Arslan-Gülçehre

Hayatın Navigasyonunu Kime Bırakıyoruz?

Rotayı Kim Çiziyor? — Yapay Zekâ Çağında İnsan, Karar ve Özgürlük
Açılış | 1/7

Ormanda On Yol Var

Bir düşünce sahnesiyle başlayalım.

Bir ormandasınız. Önünüzde on ayrı yol uzanıyor. Ulaşmak istediğiniz bir yer var; fakat hangi yolun sizi oraya götüreceğini bilmiyorsunuz.

Yollardan biri kısa ama dik. Bir başkası uzun fakat yürümeye daha uygun. Bazılarının nereye çıktığı belirsiz.

Elinizde size yardımcı olabilecek bir araç bulunuyor. Ona soruyorsunuz:

“Gitmek istediğim yere en hızlı nasıl ulaşırım?”

Sistem, sahip olduğu bilgiler üzerinden bir yol öneriyor.

Buraya kadar yararlı bir yardım aldığınızı düşünebilirsiniz. Bilmediğiniz seçenekleri karşılaştırıyor, zaman kazanıyorsunuz.

Fakat yürümeye başlamadan önce başka sorular da var:

Neden bu yol önerildi? Bilgiler ne kadar güncel? En hızlı yol, benim için en uygun yol mu?

Belki acelemiz yok. Belki yanımızda uzun süre yürüyemeyecek biri var. Belki daha güvenli bir yolu tercih ediyoruz.

Demek ki mesele yalnızca yolu bulmak değil.

Hangi koşullarda, hangi amaçla ve neyi gözeterek yürüyeceğimizi belirlemek de kararın bir parçası.

Adres Vermekten Hayat Hakkında Sormaya

Navigasyon örneğinde genellikle varmak istediğimiz adresi biz belirleriz. Sistem, ulaşım koşullarına göre bir rota önerir.

Yapay zekâya yönelttiğimiz sorular ise bundan daha açık uçlu olabilir:

“Hangi mesleği seçmeliyim?”

“Bu iş teklifini kabul etmeli miyim?”

“Çocuğumun eğitimi için hangi imkânları değerlendirmeliyim?”

“Topluluğumuzun sorununu nasıl çözebiliriz?”

Bu sorularda gidilecek yer her zaman baştan belli değildir. Bazen ne istediğimizi de düşünmeye çalışırız.

Yapay zekâ burada seçenekleri açıklayabilir, karşılaştırma yapabilir ve gözden kaçırdığımız soruları görünür kılabilir. Ancak kullanılan bilgilerin, varsayımların ve değerlendirme ölçütlerinin de incelenmesi gerekir.

Bir adrese ulaşmakla, nasıl bir hayat istediğimizi belirlemek aynı türden bir problem değildir.

Yardım Almak Düşünmekten Vazgeçmek midir?

İnsan başkasından görüş aldığında kendi iradesini kaybetmiş olmaz.

Bir öğretmenin açıklaması, bir arkadaşın deneyimi veya bir uzmanın değerlendirmesi düşüncemizi geliştirebilir. Yardım almak, tek başımıza göremediğimiz ihtimalleri fark etmemizi sağlayabilir.

Yapay zekâyla kurduğumuz ilişkide de böyle bir imkân vardır.

Bilmediğimiz bir kavramı açıklatabilir, bir düşüncenin karşısındaki itirazları sorabilir, karmaşık bir konuyu farklı açılardan inceleyebiliriz.

Sorun, yardım aldığımız için başlamaz.

Sorun, önerinin gerekçesini değerlendirmeden onu kendi kararımızın yerine koymaya başladığımızda ortaya çıkabilir.

“Bu öneriyi neden uygun buluyorum?” sorusuna yalnızca “Sistem öyle söyledi,” cevabını veriyorsak, durup düşünmek gerekir.

Yardımın değeri, bizi daha iyi değerlendirebilir hâle getirmesinde de aranmalıdır.

Öneri, Onay ve Uygulama

Burada üç ayrı aşamayı birbirinden ayırmalıyız.

Bir sistem bize öneri sunabilir. Seçenekleri değerlendirir, hangisini tercih edeceğimize biz karar veririz.

Bir sistem bizim onayımızla işlem yapabilir. Ne yapılacağını bilerek belirli bir yetki veririz.

Bir sistem de önceden tanımlanmış sınırlar içinde otomatik hareket edebilir. Her işlem için yeniden onay beklemez.

Bu üç durumda insanın rolü aynı değildir.

Bir metin önerisini okumakla, bizim adımıza mesaj gönderilmesine izin vermek arasında fark vardır. Bir toplantı gündemi hazırlatmakla, o gündemin topluluk adına kesinleştirilmesi arasında da fark vardır.

Bu nedenle “Kararı insan veriyor,” cümlesi tek başına yeterli değildir.

İnsan neyi görüyor, neyi onaylıyor ve gerektiğinde neyi durdurabiliyor?

Karar hakkının ne kadar gerçek olduğunu bu sorularla anlayabiliriz.

En Hızlı Yol Kimin İçin İyi?

Ormana geri dönelim.

Sisteme yalnızca “En hızlı yolu bul,” dediğimizde, değerlendirmeyi belirli bir ölçüt etrafında kurmasını isteriz.

Oysa bizim için güvenlik, maliyet, erişilebilirlik veya çevreye verilen zarar da önemli olabilir.

Benzer bir durum günlük hayatımızda da vardır.

Bir genç için en yüksek gelir sağlayacağı düşünülen meslek, ilgi duyduğu ve sürdürebileceği meslek olmayabilir. Bir kurum için en düşük maliyetli uygulama, çalışanların koşullarını ağırlaştırabilir.

Burada yalnızca hesaplama sorunu bulunmaz. Değerler ve öncelikler de devreye girer.

Neyi başarı sayacağımızı açıklamadan, “En iyi seçeneği bul,” demek eksik kalabilir.

Bazen yapay zekâya sormadan önce kendimize sormamız gereken soru budur:

Benim için önemli olan ne?

Akıcı Bir Cevap Doğru Bir Cevap mıdır?

Bir açıklamanın düzgün yazılmış olması, içindeki bilgilerin doğru olduğunu garanti etmez.

Üretken yapay zekâ sistemleri, yanlış veya uydurulmuş içeriği kendinden emin bir dille sunabilir. NIST’in üretken yapay zekâ risk profili, bu durumu ve sistemlere aşırı güvenme riskini açıkça ele alır. Kaynak: NIST, Generative Artificial Intelligence Profile

Orman örneğinde bunun karşılığı basittir:

Haritada bir yolun görünmesi, o yolun bugün açık olduğunu kanıtlamaz.

Bu nedenle doğru soru sormanın yanına başka sorular eklemeliyiz:

Bilgi nereden geliyor? Hangi koşullarda geçerli? Neler bilinmiyor? Bağımsız olarak nasıl kontrol edilebilir?

Sorgulama, yalnızca cevaba itiraz etmek değildir. Cevabın hangi dayanaklarla kurulduğunu anlamaya çalışmaktır.

Kolaylık Alışkanlığımızı Nasıl Etkileyebilir?

Bir işin kolaylaşması değerli olabilir. Kazanılan zaman öğrenmeye, üretmeye veya birbirimize ayırdığımız zamana dönüşebilir.

Ancak her cevabı hazır almaya alıştığımızda, kendi değerlendirmemizi ne kadar sürdürdüğümüzü de düşünmeliyiz.

2025’te yayımlanan, 319 bilgi çalışanının kendi deneyimlerini aktardığı bir araştırma; yapay zekâya daha yüksek güven ile daha az eleştirel düşünme çabası arasında ilişki buldu. Bu sonuç, yapay zekânın düşünme yetisini kesin olarak azalttığını kanıtlamaz. Çalışma, katılımcıların bildirimlerine dayanır ve kullanım biçiminin önemine işaret eder. Kaynak: CHI 2025 araştırması

Buradan hareketle kendimize şunu sorabiliriz:

Aracı kullandıktan sonra konuyu daha iyi mi anlıyorum, yoksa yalnızca elimde kullanılabilir bir cevap mı bulunuyor?

İkisi bazen birlikte gerçekleşebilir. Fakat aralarındaki farkı gözetmek önemlidir.

Sorumluluk Yalnızca Kullanıcıda mı?

Bu tartışmayı “İnsan yeterince dikkatli olsun,” diyerek bitiremeyiz.

Bir sistemin nasıl tasarlandığı da önemlidir.

Alternatifler gösteriliyor mu? Belirsizlikler açıklanıyor mu? Kullanıcı verdiği yetkiyi değiştirebiliyor mu? Hatalı bir sonuca itiraz edebiliyor mu?

Bir kurum çalışanlarına belirli bir sistemi kullanmayı zorunlu tutuyorsa, gerekli eğitimi ve kontrol imkânlarını da düşünmelidir.

Aynı şekilde insanların önerileri değerlendirebilmesi için zaman, bilgi ve erişilebilir açıklamalar gerekir.

Gerçek bir karar hakkı, yalnızca son düğmeye insanın basmasıyla kurulmaz.

İnsanın ne yaptığını anlayabilmesi ve başka türlü davranabilmesi de gerekir.

Bu Dizide Neyi Tartışacağız?

Bu dizi boyunca ormandaki yollara farklı açılardan bakacağız.

Önce hedefi kimin belirlediğini soracağız. Ardından doğru sorunun neden tek başına yeterli olmadığını ve önümüze getirilen seçeneklerin nasıl şekillendiğini inceleyeceğiz.

Kolaylığın bağımlılığa dönüşme ihtimalini, kararların sorumluluğunu ve insanın kendi yönünü koruyabilmesini tartışacağız.

Amacımız, geleceği tek bir sonuca bağlamak değil. Kullanım biçimlerimizle, eğitimle ve kurumsal tercihlerle hangi imkânları güçlendirebileceğimizi düşünmek.

Çünkü yapay zekâyla birlikte çalışmak, insanın öğrenme ve sorgulama imkânlarını genişletebilir. Bunun nasıl gerçekleşeceği üzerinde söz sahibi olmamız gerekir.

Yola Çıkmadan Önce

Ormandaki yol ayrımında hâlâ biz duruyoruz.

Bir öneri alabilir, yeni bilgiler öğrenebilir ve başlangıçtaki düşüncemizi değiştirebiliriz.

Fakat nereye gitmek istediğimizi yeniden sorma hakkımızı korumalıyız. Önerilen yoldan ayrılabilmeli, başka bir ihtimali araştırabilmeli, gerekirse hedefimizi değiştirebilmeliyiz.

Bu dizinin her bölümünde üç soruya döneceğiz:

Ne kazanıyorum?

Neyi devrediyorum?

Hangi kararı kendim değerlendirmeliyim?

Bir sonraki bölümde ilk sorunun derinine ineceğiz:

Ormandaki On Yol: Hedefi Kim Belirliyor?

Çünkü yolu iyi hesaplamak kadar, gitmek istediğimiz yeri anlayabilmek de önemlidir.

Yol bir, sürek binbir.

Àşk ile…

✍️ Roj Arslan-Gülçehre
Hazırlanma tarihi: 22.10.2026


Yazı yok