Bizim yolumuz net, safımız bellidir: Biz, biat edenlerin ve değirmene su taşıyanların değil; direnenlerin, direncini tarihe kazıyanların yolundayız! Biz, Sivas Madımak Katliamında katledilen canlarımızın analarının, kaybedilen, katledilen devrimci çocuklarımızın analarının yani bizim analarımızın adalet kavgasını ve direncini rehber edinenleriz. O adsız kahramanların yani yüreğini yumruklarının içinde taşıyanların izindeyiz. İçimizde, dışımızda fark etmez; her nerede olursa olsun, yola zarar verenle, yola set çekenle, onlarca bedel ödenerek var edilen örgütlü yapılarımıza ve yöneticilerimize düşmanca saldıranlarla uğraşacağız. Bahçanın itine hoşt deyip, bahçanın sahibi ile kavga etmeye devam edeceğiz.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, kaleme aldığı yazısında insanlık tarihini aydınlık ile karanlığın, yaşamı savunanlarla savaşı ve ölümü kutsayanların mücadelesi üzerinden değerlendirerek; örgütlü mücadeleye, dayanışmaya ve haksızlık karşısında doğru yerde durmaya vurgu yaptı. Sosyal medya üzerinden örgütlü yapılara ve yöneticilerine yönelik saldırılara da sert sözlerle tepki gösteren Erçe, Pir Sultan Abdal’dan Nesimi’ye, Hallac-ı Mansur’dan Şeyh Bedrettin ve Kalender Çelebi’ye uzanan tarihsel direniş mirasına işaret etti. Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin ve katledilen, kaybedilen devrimcilerin annelerinin adalet mücadelesini rehber aldıklarını belirten Erçe, “Bizim yolumuz net, safımız bellidir” diyerek örgütlü mücadeleden geri adım atmayacakları mesajını verdi.

AHA Haber Merkezi – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, 6 Ekim 2026 tarihli “Kavganın Orta Yerinde, Umutla ve İnadına İnadına Yürümek!” başlıklı yazısında, geçmişten bugüne uzanan toplumsal mücadeleleri, örgütlü yapıları hedef alan saldırıları ve hakikat karşısında alınması gereken tutumu ele aldı.

Nazım Hikmet’in “Yürümek” dizeleriyle başlayan yazısında Erçe, insanlık tarihindeki temel çatışmayı “aydınlık ile karanlığın, iyi ile kötünün, eğri ile doğrunun” mücadelesi olarak tanımladı. Mücadelenin yalnızca siyasal iktidarlarla sınırlı olmadığını belirten Erçe, gücün karşısında boyun eğmeyenlerle gücün gölgesinde çıkar arayanlar arasında da tarihsel bir ayrışma bulunduğunu ifade etti.

Sosyal medyadaki sahte hesaplar, linç kültürü ve örgütlü yapılara yönelik saldırılar konusunda sert ifadeler kullanan Erçe, Pir Sultan Abdal’ın boyun eğmeyen duruşunu ve tarih boyunca haksızlığa karşı direnenlerin mirasını hatırlattı.

Erçe, yazısında PSAKD’nin mücadelede durduğu yeri de açık biçimde ortaya koyarak, “Biz, biat edenlerin ve değirmene su taşıyanların değil; direnenlerin, direncini tarihe kazıyanların yolundayız!” ifadelerini kullandı.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yazısı şöyle:

KAVGANIN ORTA YERİNDE, UMUTLA VE İNADINA İNADINA YÜRÜMEK!

Yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak yürümek!..
Yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek!..
Yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek yürümek…
Yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek…
Nazım Hikmet

İnsanlık tarihi, özünde bitmek bilmeyen iki büyük çizginin ve kadim bir mücadelenin tarihidir: Aydınlık ile karanlığın, iyi ile kötünün, eğri ile doğrunun, yaşamı savunanlarla savaşı ve ölümü kutsayanların mücadelesi… Bir tarafta aklı ve vicdanı bilimin ışığıyla aydınlatanlar, 72 millete aynı gözle bakmayı erdem sayanlar dururken; diğer tarafta ırkçılığın, gericiliğin ve hurafelerin karanlığında insanlığı ayrıştıran zihniyet, varlığını sürdürmektedir.

Bu kavga, yalnızca çağımızın değil, insanlaşma serüvenimizin en kritik eşiğidir.

Bu kavga, yalnızca iktidar koltuklarını işgal edenler ve o koltukları besleyen karanlık zihniyetle verilen bir mücadele değildir. Bu kavga; güce tapmayı alışkanlık edinenlerle, gücün karşısında diz çökmeyenlerin kavgasıdır.

Bir yanda; egemenin önünde el pençe divan durmayı bir varoluş biçimi sayanlar, gücün gölgesine sığınıp menfaat devşirenler ve toplumun geleceğine ipotek koyan projelerin Truva atlığına soyunanlar var. Diğer yanda ise teslimiyeti reddeden, boyun eğmeyi kendine ar sayan sarsılmaz bir irade…

Bugün bu mücadele sahası sosyal medyaya kadar taşınmıştır. Klavye başında neye ve kime hizmet ettiği bizce aşikar olanların; ırkçı, faşist ve gerici odakların dijital mecralarda kurduğu kirli ittifaka eklemlenenler, sahte hesapların arkasına saklanarak örgütlü yapılarımıza saldıranlar iyi bilsinler ki: Durdukları yer, tam da iktidar sahiplerinin ve gerici yapıların yanı başıdır! Egemenin değirmenine su taşıyanlar, tarihin kaçınılmaz gerçeğinden kaçamayacak; er ya da geç o değirmenin taşları arasında öğütülmekten kurtulamayacaklardır.

Çünkü bu kavga; safını iktidarın ikbalinden ve dijital tetikçilerden yana seçenlerle, bedeli ne olursa olsun hakikatin yanında duranların kavgasıdır.

Bir yanda kirli hesapların, linç kültürünün ve biat anlayışının taşıyıcıları; diğer yanda Pir Sultan Abdal’ın boyun eğmeyen duruşunu, Nesimi’nin derisini yüzseler de susmayan haykırışını, Hallac-ı Mansur’un hakikat ısrarını, Şeyh Bedrettin’in ortaklaşa yaşam düşünü, Kalender Çelebi’nin direnişini tarihsel itirazını kılavuz edinenler var.

Tarihin kırılma noktasındayız. Bu mücadele, geçmişin direnç mirasıyla yarının özgürlük umudunu buluşturma mücadelesidir. Ya güç odaklarının, iktidar yalakalarının, işbirlikçilerin, örgütlerinden her türlü kirliliğe bulaşıp uzaklaştırılanların (Taciz, kadına yönelik şiddet, hırsızlık v.b) ve sahte sosyal medya hesapların piyonu olmayı kabulleneceğiz ya da tarih boyunca haksızlığa karşı göğsünü siper etmiş o soylu damarın izinden yürüyeceğiz.

Bizim yolumuz net, safımız bellidir: Biz, biat edenlerin ve değirmene su taşıyanların değil; direnenlerin, direncini tarihe kazıyanların yolundayız! Biz, Sivas Madımak Katliamında katledilen canlarımızın analarının, kaybedilen, katledilen devrimci çocuklarımızın analarının yani bizim analarımızın adalet kavgasını ve direncini rehber edinenleriz. O adsız kahramanların yani yüreğini yumruklarının içinde taşıyanların izindeyiz. İçimizde, dışımızda fark etmez; her nerede olursa olsun, yola zarar verenle, yola set çekenle, onlarca bedel ödenerek var edilen örgütlü yapılarımıza ve yöneticilerimize düşmanca saldıranlarla uğraşacağız. Bahçanın itine hoşt deyip, bahçanın sahibi ile kavga etmeye devam edeceğiz.

Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun…

Ne Mutlu Eğri Zamanda Doğru Yerde Durabilene…

Aşk ile…

06/10/2026
Cuma ERÇE
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir