Haydar Buga (Pir Bela), “Bak Oğul… (Ero Cigeramı)” adlı şiirinde Alevilerin tarihsel belleğini, acılarını, direncini ve kuşaktan kuşağa taşınan Yol ikrarını bir babanın evladına bıraktığı söz gibi dile getiriyor. Hallaç-ı Mansur’dan Nesimi’ye, Pir Sultan Abdal’dan Hacı Bektaş’a; Börklüce Mustafa’dan Bedrettin’e, Koçgiri’den Dersim’e uzanan dizelerde geçmiş yalnızca hatırlanan bir tarih değil, bugüne taşınan bir hafıza ve sorumluluk olarak beliriyor. Pir Bela’nın siirinde sürgün, darağacı, zindan ve kıyımlar kadar aşk, doğa, kardeşlik, ikrar ve hakikat de var. “Cigera mı” diye seslendiği oğluna bıraktığı söz ise bütün bu tarihsel belleğin içinden yükseliyor: Korkmadan meydana girmek, çerağı söndürmemek ve aşk ile yürümek…

✍️Haydar Buga (Pir Bela)

Bak Oğul…( Ero cigeramı)
Biz Aleviler varya
Binlerce kez asıldık.
On binlerce kez diri diri yakıldık.
Yüz binler ile sürgün edildik.
Zindanlarda, falakada işkencede.
Anadolu’dan ta Balkanlara kadar.
Kendi köklerimizden sökülüp atıldık.
zalim ve zorbalar tarafından.
Kılıçtan geçirildik, kadın, çoluk çocuk, yaşlı ,genç demeden.
Can verdik zamansız ayrılışlarda oluk oluk akan kanda.
Tarihi kendi kanımız ve onursuzlar karşısında dik duruşumuz ile yazdık.
Sadece siz bu yobaz cennet sevdalılarına eyvallah etmeyesiniz diye.
Acımızı heybemizde azık diye, gözyaşımızı yüreğimizde dem diye taşıdık.
Binlerce yıllık yoldan geldik yorgun ama dik.
Emeği kutsayıp Toprak Anaya niyaz olduk.
Dağına taşına ikrar verdik Hızır aşkıyla.
Yâri, yareni, canı, cananı, sevdayı, hasreti, kederi hep aşk ile yoğurduk Munzur gözelerinde.
Umudumuz saklı kaldı Düzgün Bawa’nın dağında, o hep bize yar oldu, darağacının duldasında.
Ve binlerce yıllık sevdamızı yeniden yeşerttik, kendi köklerimiz üstünde zalimlere inat, közlenen ocağımızda canbekte, cigera mı.
Dara durup Hallaç-ı Mansur diye seslendik, Nesimiyle yüzülürken.
Piri piran,şahi merdan, bir daha Pir Sultan Abdal ile geldi dile.
ozanlar ile haykırdık, kavgamızın içinde bizler için kefensiz toprağa düşmüş bedenleri,Danışmendi’yi,Baba Resül’ü, Baba ishak’ı,Kalender çelebiyi ve daha nicelerini …ciğera mı…
Ak denizden Aydına giderken ortaklarda kaldı bedenimizin bir yarısı Torlak kemal, Börklüce Mustafa, diğer yarsı Serezde çırıl çıplak Bedrettinin bedeninde.
Abdal musa oldu Elmalıda, kızıl deli, Battal Gazi.
Kadıncık Anayla Bacıyanı Rum olduk, Toprağa kök saldık, filiz filiz boy versin diye bu kadim topraklarda.
Yunus olup çagırdık her demde “Bana seni gerek seni” diyerek..
Karaca oğlan diyarından Köroğlu ile selam saldık bolu beyine.
Hep mazlum ve masum olanların yanında.
Nerde bir çığlık duysak oradaydı yüreğimizin kalan kısmı.
Nice sevdamız yarım kaldı, üç fidan ile Darağacında cigera mı .
Hep insana, canlıya, Doğaya, tabiat Ana’ya, insanca yaşama, Hakk’a ve Hakikate yöneldi içimizdeki kardeşlik türküleri, sızlaya sızlaya bedenimin tam orta yerinde.
Her şeye rağmen söndürmedik Hakikat çerağ-ı nı taşıdık ulularımızdan aldığımız sevda ateşiyle.
Babadan oğula, bedenden bedene, can ile canana Uyandırdık ışkımızı, ışığımızı Nuru’muzu kör cahile ve cehalete karşı.
Ve Aydınlattık dört bir yanı, Hace Bektaş’ın ilmi ışığında.
Demiri tavında dövdük Ahi Evran ile esnaf çarşısında.
On iki ocakta harlayıp kutsadık Nuru Huda’yı Pir, Mürşit, Rayber diyarında.
Güneşe sevdalı bir yürek nekadar ayrı kalırki sevdasından.
Koçgiri’de Cogi Baba, Alişer, Zarife Ana oldu, Dersimde seyit Rıza, Elazığ buğday meydanında.
Güneşe ve Aya döndük yüzümüzü, sevdalıydık Ateşe, Aşka pervaneler gibi.
Sevgiyi din eylek, ikrarı hakikat ve geldik bu güne cigera mı…
Sürgünlerde kıyımlarda, zındanlarda, ateş çenberinden geçti çeddimizin ömürü,
Sırf sen ve doğaya sevdalılar kardeşçe bir arada yaşaya bilsinler diye.
Bundandır ki ağırdır sırtımızdaki yük, boynumuzdaki vebal, üzerimizdeki hırka, elimizdeki tarık (asa).Öyleyse cigeramı korkma Ya Xızır de PirBela gibi gir meydana.
Aşk ile çarpsın yüreğin, ateşe çarkı pervaza duran pervaneler gibi. Aşk ile..
PirBela

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir