Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevi-Bektaşi inancı ve kültürüne ilişkin eğitim modüllerine ortak açıklamayla tepki gösterdi. Aleviliğin devlet tarafından yeniden tanımlanacak, biçimlendirilecek veya müfredatlaştırılacak bir “kültür” başlığı olmadığını vurgulayan kurumlar, “Alevilik yaşayan bir inançtır. Alevi toplumu buna rızalık vermez!” dedi.

AHA Haber Merkezi – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu (TAF), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevi-Bektaşi inancı ve kültürüne ilişkin eğitim modülleri hakkında ortak açıklama yaptı.

Alevi kurumları, Alevi-Bektaşi inancının tarihinin, edebiyatının, müziğinin, ozanlarının, ocaklarının ve dergâhlarının çocuklara ve toplumun farklı kesimlerine anlatılmasının ilk bakışta olumlu görülebileceğini ancak asıl meselenin Aleviliğin “kim tarafından, hangi anlayışla ve hangi yetkiyle” anlatılacağı olduğunu vurguladı.

Kurumlar, özellikle “Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân” başlığı altında 104 saatlik bir eğitim modülü hazırlanmasına ve bu eğitimi verecek kişilerin “usta öğretici” olarak görevlendirilmesinin öngörülmesine itiraz etti.

“Alevilik Yaşayan Bir İnançtır”

Ortak açıklamada Aleviliğin yalnızca kültürel bir unsur olarak ele alınamayacağı belirtilerek şöyle denildi:

“Çünkü Alevilik devlet tarafından yeniden tanımlanacak, biçimlendirilecek veya müfredatlaştırılacak bir ‘kültür’ başlığı değildir. Alevilik yaşayan bir inançtır.”

Aleviliğin kendi tarihsel hafızasına ve inançsal bütünlüğüne sahip olduğu belirtilen açıklamada, Yol’un yapısına dikkat çekildi:

“Yolu, erkânı, ocakları, sürekleri, pir-talip ilişkisi, cemleri, hizmetleri, ikrarı, görgüsü ve rızalığı ile kendi tarihsel hafızasına ve inançsal bütünlüğüne sahip bir yoldur.”

Alevi Kurumlarından 1826 Hatırlatması

Ortak açıklamada günümüzde yaşananların Alevi toplumunun tarihsel hafızasından bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Kurumlar, Osmanlı döneminde 1826 yılında Bektaşiliğin yasaklandığını, çok sayıda Bektaşi tekkesinin kapatıldığını, bazılarının yıkıldığını veya başka tarikatların kullanımına verildiğini belirterek, bu tarihsel sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Yani mesele yalnızca tekkelerin kapısına kilit vurulması değildi. Mesele, Alevi-Bektaşi yolunun kendi kurumları, kendi önderleri ve kendi erkânı üzerindeki iradesinin devlet eliyle sınırlandırılmasıydı.”

Alevi kurumları, bugün farklı bir yöntemle aynı tarihsel anlayışın yeniden üretilmesinden kaygı duyduklarını açıkladı.

“Yol-Erkân Hizmetlisi Olmak Bir Meslek Değildir”

Açıklamanın en önemli itirazlarından biri, MEB tarafından “Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân” başlığı altında 104 saatlik bir eğitim modülü hazırlanması ve eğitimi verecek kişilerin “usta öğretici” olarak görevlendirilmesinin öngörülmesine yönelik oldu.

Ortak açıklamada bunun Alevi toplumu açısından ciddi bir inanç ve temsil sorunu yarattığı belirtilerek: “Çünkü Yol-Erkân hizmetlisi olmak bir meslek değildir.”

denildi.

Alevi inancında mürşidin, pirin, dedenin, ananın, babanın, rehberin ve diğer hizmet sahiplerinin Yol içerisindeki konumlarının devlet tarafından verilecek bir sertifikayla belirlenemeyeceğini ifade eden kurumlar, şu vurguyu yaptı: “Bir devlet kurumu tarafından verilen ‘usta öğreticilik belgesi’, bir kişiyi Alevi yolunun inançsal taşıyıcısı yapmaz.”

“Aleviliği Yalnızca ‘Anadolu İrfanı’ Başlığına İndirgeyemezsiniz”

Alevi kurumları, Aleviliğin “Anadolu irfanı”, “millî kültür”, “toplumsal birlik”, “kardeşlik” ve “değerler eğitimi” gibi başlıklarla sınırlandırılmasına da karşı çıktı.

Ortak açıklamada, bu yaklaşımın Aleviliğin bir inanç ve yaşam yolu olduğu gerçeğini eksilttiği ifade edildi.

Kurumlar, itirazlarının çocukların ve toplumun Aleviliği öğrenmesine yönelik olmadığının özellikle altını çizdi: “Bizim itirazımız çocukların ve toplumun Aleviliği öğrenmesine değildir. Tam tersine, Alevi toplumunun kendi çocuklarına inancını, tarihini ve kültürünü aktarma hakkını savunuyoruz.”

“Bu Hakkın Öznesi Alevi Toplumudur”

Açıklamada Aleviliğin gelecek kuşaklara aktarılmasında söz ve karar hakkının kime ait olması gerektiği konusunda da açık bir tutum ortaya konuldu.

Alevi kurumları: “Ancak bu hakkın öznesi Alevi toplumudur.”

diyerek devletin rolünün Alevilere Alevilik öğretmek olmadığını ifade etti.

Devletin görevinin eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve laiklik temelinde herkesin kendi inancını özgürce yaşayabileceği koşulları sağlamak olduğu vurgulandı.

“Gün, Yolumuza Sahip Çıkma Günüdür”

Ortak açıklamada Alevi toplumuna da doğrudan çağrıda bulunuldu.

Kurumlar, Aleviliğin geleceğinin devletin bürokratik mekanizmalarına bırakılmaması gerektiğini savunarak şöyle seslendi: “Gün, yolumuza sahip çıkma günüdür.
Gün, Aleviliğin geleceğini devletin bürokratik mekanizmalarına bırakmama günüdür.
Gün, ocaklarımızı, dergâhlarımızı, cemlerimizi, erkânımızı ve inanç hafızamızı koruma günüdür.”

“Alevi Toplumu Buna Rızalık Vermez!”

Alevi kurumları, zorunlu din derslerine ve geçmişte Alevilere yönelik olduğunu ifade ettikleri inkâr ve yok sayma politikalarına da dikkat çekerek, devlet eliyle hazırlanan müfredatlara ilişkin itirazlarını şu sözlerle dile getirdi:

“Okullardaki zorunlu din dersleriyle, yıllardır süren inkâr ve yok sayma politikalarıyla ortadan kaldıramadığınız Aleviliği, bugün devlet eliyle hazırlanmış müfredatlarla yeniden biçimlendiremezsiniz.”

Ortak açıklamada bu sözlerin ardından güçlü bir rızalık vurgusu yapıldı:

“Alevi toplumu buna rızalık vermez! Alevilik Alevilerin Yolu’dur.”

“Bizim Tarafımız Rıza Lokmasının, Hakikatin ve Yolun Tarafıdır”

Açıklamanın sonunda, yürütülen süreçten kişisel çıkar sağladığını düşündükleri kişilere de seslenen yedi Alevi kurumu şu ifadeleri kullandı: “Tarih, rıza lokmasıyla yürüyenleri de yazar; saray sofrasında yolundan dönenleri de.”

Alevi kurumları ortak tutumlarını ise şu sözlerle ifade etti: “Bizim tarafımız bellidir: Rıza lokmasının, hakikatin ve yolun tarafındayız. Aşk olsun rıza lokması ile doyanlara!”

Ortak açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu imza attı.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir