Binlerce Kürt siyasetçi ve devrimciler yıllardır cezaevlerinde tutsakken, belediyelerine kayyum atanırken; eş genel başkanlardan milletvekillerine, belediye başkanlarından parti üyelerine kadar ağır bedeller ödeyenlerin hiçbiri teslim olmadı, yoldaşlarını satmadı, itirafçı, işbirlikçi olmadı. Etkin pişmanlık yasasından faydalanmadı. Halen en ağır bedeli yıllardır ödemeye devam ediyorlar.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “Sosyal Demokratların Çöküşü” başlıklı yazısında Türkiye’de sosyal demokrat siyasetin yaşadığı ilkesel ve siyasal sorunları ele aldı. Eşitlik, özgürlük, laiklik ve adalet değerlerine bağlılık ile kişisel çıkarlar uğruna bu değerlerden vazgeçilmesi arasındaki çelişkiye dikkat çeken Mat, özellikle Alevi sosyal demokratlara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kürt siyasetçilerin ve devrimcilerin yıllardır karşı karşıya kaldıkları baskılara rağmen sürdürdükleri mücadeleyi örnek gösteren Mat, sosyal demokrat siyasetin kendi değerleriyle yeniden yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.

AHA Haber Merkezi – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Türkiye’de sosyal demokrat siyasetin mevcut durumunu, siyasi ilkeler, yol arkadaşlığı, dayanışma ve bedel ödeme sorumluluğu üzerinden değerlendirdiği bir yazı kaleme aldı.

“Sosyal Demokratların Çöküşü” başlıklı yazısında, sosyal demokrat kimliğin yalnızca eşitlik, özgürlük, laiklik ve adalet kavramlarını savunmakla sınırlı olmadığını belirten Mat, bu değerlerin siyasi baskılar ve kişisel çıkar çatışmaları karşısında da korunması gerektiğini savundu.

Mat, Kürt siyasetçilerin ve devrimcilerin yıllardır yaşadığı tutuklulukları, kayyum uygulamalarını ve siyasi baskıları hatırlatarak mücadelede ilkesel duruşun önemine dikkat çekti. Buna karşılık, sosyal demokrat siyasetin bazı temsilcilerinin güç karşısında geri adım attığını ve birlikte mücadele ettikleri yol arkadaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürdü.

Yazısında Alevi sosyal demokratlara da doğrudan seslenen Mat, siyasal İslam karşısında teslimiyet olarak değerlendirdiği tutumları eleştirdi. Bu eleştirisini Alevi tarihinin önemli simgelerinden Pir Sultan Abdal ve Hızır Paşa üzerinden tarihsel bir benzetmeyle ifade etti.

Hüseyin Mat, yazısının sonunda sosyal demokratların kendilerini sorgulaması, kişisel çıkar hesaplarından uzaklaşması ve savundukları temel değerlere yeniden sahip çıkması çağrısında bulundu.

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın “Sosyal Demokratların Çöküşü” başlıklı yazısını, hiçbir değişiklik yapmadan olduğu gibi yayımlıyoruz.

Sosyal Demokratların Çöküşü…

Türkiye’de sosyal demokrat ideoloji ağır bir sınavdan geçiyor ve bu sınavda ciddi biçimde çökmüştür.

Mesele, inandığın dava ve yol arkadaşların uğruna bedel ödemeyi göze almak mı; yoksa kişisel çıkar ve siyasi hesaplar uğruna kendi değerlerinden ve yol arkadaşlarından vazgeçmek mi?

Binlerce Kürt siyasetçi ve devrimciler yıllardır cezaevlerinde tutsakken, belediyelerine kayyum atanırken; eş genel başkanlardan milletvekillerine, belediye başkanlarından parti üyelerine kadar ağır bedeller ödeyenlerin hiçbiri teslim olmadı, yoldaşlarını satmadı, itirafçı, işbirlikçi olmadı. Etkin pişmanlık yasasından faydalanmadı. Halen en ağır bedeli yıllardır ödemeye devam ediyorlar.

Oysa kendisini adalet, eşitlik, özgürlük, laiklik ve demokratik cumhuriyetin savunucusu olarak tanımlayan sosyal demokrat siyasetin temsilcileri, güç karşısında eğilmek değil, gerektiğinde bedel ödemek gibi bir sorumluluğu vardır.

Bugün kişisel çıkarları, hataları ve siyasi hesaplarının bedelini, birlikte yürüdükleri yol arkadaşları üzerinden ödetmeyi tercih edenleri görüyoruz. Güç karşısında ilkesini ve duruşunu koruyamayan bir siyaset, savunduğunu söylediği değerleri de inandırıcılığını da kaybeder.

Açıkçası, “Siyasal İslam” ideolojisine teslim olan Alevi sosyal demokratlardan utanıyorum. Siyasal İslam karşısında teslimiyeti tercih eden, AKP/MHP iktidarına boyun eğenlerin; bizim savunduğumuz eşitlik, özgürlük, laiklik ve adalet anlayışıyla bir ilgisi olamaz. Olsa olsa bu, bir düşkünlük hâlidir.

Pir Sultan Abdal’ı astıran ve Osmanlı’ya biat eden Sivas (Rum) Eyaleti Beylerbeyi Hızır Paşa’nın tutumundan hiçbir farkı yoktur.

Asıl ayrım şudur: Bedel ödemeyi göze alanlarla, bedel ödememek için değerlerinden vazgeçenler arasındaki ayrım.

Vicdan sahibi olmak; güçlüden ve zorbalıktan yana değil, haklının, mazlumun, hukukun ve adaletin yanında durabilmektir.

Son sözüm ve umudum; sosyal demokratların kendilerini sorgulaması, bu çürümüşlükten arınması, kişisel çıkar/menfaat hesaplarından uzaklaşması ve gerçek sosyal demokrat çizgiye sımsıkı sarılmasıdır. Sosyal demokrat ideolojisinin bu çıkmazdan kurtarması, demokratik cumhuriyet ve demokratik bir toplum için artık bir zorunluluktur. Türkiye’nin vicdan sahibi, ilkeli ve gerçek sosyal demokratlara ihtiyacı her zamankinden daha fazladır.

Aşk ile.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir