“Bizim Yolumuz, erkânımız, rızalık anlayışımız, Ana, Dede, Baba ve Pirlerimizin konumu, Cemevlerimizin yapısı kendine özgüdür.

Worms Cemevi’nde gerçekleştirilen AABF İnanç Kurulu Çalıştayı’nda kapsamlı bir sunum yapan AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, AABF’nin inançsal ve kurumsal sorumluluklarına dikkat çekti. Çakır, çalıştayın yalnızca iki günlük bir buluşma olarak kalmaması gerektiğini belirterek; alınan kararların sorumluları ve takvimi belirlenmiş, uygulanabilir ve kalıcı bir çalışma sürecine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

AHA Haber Merkezi – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu Çalıştayı, 3-4 Ekim tarihlerinde Worms Cemevi’nde gerçekleştirildi. İki gün süren çalıştayda AABF’nin inançsal ve kurumsal çalışmalarının geleceği, Ana-Dede eğitimleri, genç Yol hizmetlilerinin yetiştirilmesi, cemevleriyle ilişkiler, manevi destek ve inançsal rehberlik, Alevilik dersleri, zakirlik, dijital hafıza ve kurumsallaşma gibi birçok başlık ele alındı.

Ufuk Çakır: “Haklardan Sorumluluğa”

Çalıştayda AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır da kapsamlı bir sunum yaptı. Çakır, “Haklardan Sorumluluğa – Synodal Bir Çalışma Kültürüyle İnançsal Kurumsallaşma” başlıklı sunumunda, AABF’nin yıllar içinde elde ettiği kurumsal hakların günlük yaşamda karşılığını bulmasının önemine dikkat çekti.

Çakır konuşmasına şöyle başladı:

“Sevgili canlar, öncelikle İnanç Kurulumuza ve bu çalıştayın hazırlanmasında emeği geçen bütün canlarımıza teşekkür ediyorum. Ben bugün burada inançsal konuların içeriğini tarif etmek için değil, Genel Sekreter olarak kurumsal çerçeveye dair birkaç düşünceyi paylaşmak için bulunuyorum.

Çünkü yıllardır AABF olarak önemli bir kurumsallaşma sürecinden geçiyoruz. Kamu tüzel kişiliği, devlet antlaşmaları, Alevilik dersleri, kamu kurumlarında temsil, medya alanındaki görünürlük ve muhataplık… Ben de bu süreçlerin birçoğunda doğrudan sorumluluk aldım, bazılarını yönlendirdim.

Fakat bugün artık şu soruyu daha güçlü sormamız gerektiğine inanıyorum: Elde ettiğimiz bu kurumsal hakların içini nasıl dolduracağız?

Bir hakkı kazanmak işin yarısıdır. O hakkı canın günlük hayatında görünür ve yaşanır hâle getirmek diğer yarısıdır.”

Çakır, kamu tüzel kişiliğinin yalnızca hukuki bir statü, devlet antlaşmalarının yalnızca imza törenleri ve Alevilik derslerinin yalnızca bir eğitim hakkı olmadığını vurguladı. Hastane, cezaevi ve huzurevlerindeki Alevilerin inançsal ihtiyaçlarına da dikkat çeken Çakır, elde edilen hakların içerik, insan kaynağı, eğitim, yetkinlik, süreklilik ve kurumsal sorumluluk gerektirdiğini ifade etti.

“Bugüne kadar önemli ölçüde ‘tanınma ve hak’ meselesiyle uğraştık. Ve diğer aşama da var: Haktan hizmete… statüden yaşayan inanca…, kurumsal muhataplıktan… canın hayatına. Ben bu çalıştayın önemini tam burada görüyorum.”

“AABF Her Şeyden Önce Bir İnanç Kurumudur”

Sunumunun ikinci bölümünde AABF’nin kurumsal kimliği üzerinde duran Çakır, şöyle konuştu:

“AABF’nin ne olduğunu doğru tarif etmemiz gerekiyor. Biz yalnızca bir sosyal kuruluş değiliz. Yalnızca bir kültür kurumu değiliz. Yalnızca siyasi ve toplumsal haklarla ilgilenen bir çatı örgüt de değiliz. AABF her şeyden önce bir inanç kurumudur.”

Çakır, modern bir inanç kurumunun sorumluluğunun yalnızca erkân ve Cem sırasında başlayıp bitmediğini belirterek; hastalık, yaşlılık, kayıp, eğitim, cezaevi, göç ve yalnızlık gibi hayatın farklı alanlarında da insanların manevi dünyalarının bulunduğuna dikkat çekti.

Alevilik dersleri, cemevleri, manevi destek, gençlik, zakirlik, kültür, ekoloji, yaşlılık çalışmaları ve sosyal hizmetlerin inançsal değerlerin farklı yaşam alanlarındaki karşılıkları olduğunu belirten Çakır, kurumsallaşmanın amacının kurumu büyütmek değil, Yol’un ve değerlerin yaşamın farklı alanlarında sürdürülebilir olmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Çakır, İnanç Kurulu’nun da AABF içerisindeki kurullardan herhangi biri olmadığını, AABF’nin bir inanç kurumu olmasının temel taşıyıcılarından biri olduğunu vurguladı.

“Synode Bir Toplantı Değil, Çalışma Kültürüdür”

Çakır, sunumunda “Synode” anlayışına da geniş yer ayırdı. Başka inanç kurumlarının büyük dönüşümler yaşarken ortak akılla nasıl karar verdiklerinden yöntemsel olarak yararlanılabileceğini belirten Çakır, bunun Katolik Kilisesi’nin örgütlenmesini ya da teolojisini kopyalamak anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

“Bizim Yolumuz, erkânımız, rızalık anlayışımız, Ana, Dede, Baba ve Pirlerimizin konumu, Cemevlerimizin yapısı kendine özgüdür. Ama yöntemden öğrenebiliriz.”

Çakır, synodal anlayışı; önce dinlemek, farklı deneyimleri bir araya getirmek, ortak değerlendirme yapmak, karar almak, sorumluyu belirlemek, kararı uygulamak ve ardından yeniden değerlendirmek biçiminde anlattı.

“Yani Synode bir toplantı değildir; bir çalışma kültürüdür. Katılım vardır. Dinleme vardır. Birlikte düşünme vardır. Ortak sorumluluk vardır. Ve en önemlisi, sonuçların kurumsal hafızaya dönüşmesi vardır.”

Çalıştayın yalnızca iki günlük bir toplantı olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Çakır, burada ortaya çıkan kararların sorumlulara, takvime, pilot çalışmalara, değerlendirmeye ve yazılı kurumsal hafızaya dönüştürülmesi durumunda kalıcı bir sürecin başlayacağını söyledi.

Genel Merkezden Cemevlerine “Tek Kurum” Yaklaşımı

AABF içerisindeki yapıların birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Çakır; Genel Merkez, İnanç Kurulu, Bölge İnanç Kurulları, cemevleri, KSK ve Alevitische Sozialwerk’in birbirini tamamlayan yapılar olduğunu ifade etti.

Genel Merkez’in hukuki çerçeve, kamusal ilişkiler, finansal ve idari imkânlar, kurumlar arası koordinasyon ve sürdürülebilirlik alanındaki görevlerine dikkat çeken Çakır, İnanç Kurulu’nun ise inançsal içeriği, Yol ve erkân perspektifini, eğitim yaklaşımını ve inanç hizmetlerinin niteliğini geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Bölgelerin koordinasyonu güçlendirdiğini, cemevlerinin sahadaki gerçek ihtiyaçların ve uygulamanın merkezi olduğunu belirten Çakır; KSK’nin zakirlik, deyiş, nefes, sözlü gelenek, okuma ve kültürel aktarım alanında doğal ortak olduğunu ifade etti.

Alevitische Sozialwerk’in sosyal hizmetin profesyonel, hukuki ve kurumsal tarafını güçlendirdiğini belirten Çakır, İnanç Kurulu’nun da ihtiyaç duyulan yerde inançsal ve manevi boyutu taşıyabileceğini kaydetti.

“İnanç Günlük Hayatta Görünür Olur”

Çakır, çalıştay programında genç Ana, Dede, Baba ve Pirlerin yetiştirilmesi, Hakk’a Yürüme Erkânı, Manevi Destek ve İnançsal Rehberlik, cemevleriyle düzenli çalışma modeli, zakir eğitimleri ve KSK ortaklığı, Alevilik derslerine ulaşım, dijital arşiv ve veri güvenliği gibi başlıkların öne çıktığını belirtti.

Bu başlıkların birbirinden bağımsız projeler olarak değil, tek bir bütünün parçaları şeklinde ele alınmasını öneren Çakır, her çalışma alanında “İçeriği kim hazırlayacak? Kimler eğitilecek? Hangi yetkinlikler gerekli? Uygulama nerede başlayacak? Cemevlerinin rolü ne olacak? Genel Merkez hangi desteği sağlayacak? Kim sorumlu olacak? Ne zaman değerlendireceğiz?” sorularının yanıtlanması gerektiğini ifade etti.

Manevi Destek alanının birkaç kişinin iyi niyetli çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Çakır; eğitim modeli, etik ilkeler, görev tanımı, yönlendirme sistemi ve kurumlarla ilişkilerin oluşturulmasının önemini vurguladı.

Genç Yol hizmetlilerinin yetiştirilmesinin yalnızca seminer düzenlemekle sınırlı olmadığını belirten Çakır, deneyimli Yol hizmetlileriyle gençleri buluşturan, sahada görev vererek yetiştiren, değerlendiren ve sürekliliği olan bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Hakk’a Yürüme konusunda amacın yerel farklılıkları ortadan kaldırmak değil, ortak inançsal ilkeleri ve hizmet kalitesini birlikte belirlemek olduğunu vurgulayan Çakır, dijitalleşmenin de yalnızca dosyaları bilgisayara taşımak değil, kurumsal hafızayı gelecek kuşaklara güvenli biçimde aktarmak anlamına geldiğini ifade etti.

“Çalıştaydan Kalıcı Bir Sürece”

Çakır, sunumunun son bölümünde çalıştayın ardından yapılması gerekenleri somutlaştırarak her çalışma alanı için beş temel unsurun belirlenmesini önerdi: Karar, sorumlu, takvim, pilot uygulama ve değerlendirme tarihi.

Çakır şöyle devam etti:

“Sonra bunları belgeleyelim. Bir sonraki toplantıda ‘neler konuşmuştuk?’ diye yeniden başlamayalım. ‘Hangi kararı almıştık, neyi uyguladık, ne öğrendik, neyi değiştirmeliyiz?’ diye başlayalım.”

İnanç Kurulu çalışmalarının düzenli biçimde yazılı hâle getirilmesini ve yıllık bir İnanç Çalışmaları Raporu hazırlanmasını öneren Çakır, eğitim materyallerinin, deneyimlerin, değerlendirmelerin ve alınan kararların kurumsal hafızaya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

“Biz de kendi deneyimimizi üretmeli, belgelemeli ve sonraki kuşaklara bırakmalıyız. Ben Genel Sekreter olarak bu süreçte İnanç Kurulumuzun yanında, önünü açan ve yapılar arasında bağ kuran bir anlayışla çalışmamız gerektiğine inanıyorum.”

Çakır, önlerindeki yeni aşamayı “Tanınmadan yaşatmaya. Haktan hizmete. Kurumdan cana. Bugünden geleceğe” sözleriyle tanımladı.

“Genel Merkez, İnanç Kurulu, bölgeler, Cemevleri, KSK, Sozialwerk ve gençlerimiz aynı büyük kurumsal bütünün parçalarıdır. Kurumsallaşmanın amacı bürokrasiyi büyütmek değildir. Kurumsallaşmanın amacı Yol’un sürekliliğini, canın yanında olmayı ve inancımızın gelecek kuşaklara aktarılmasını güvence altına almaktır.”

Çakır, “Bu çalıştay bir toplantı olarak değil, kalıcı bir sürecin başlangıcı olarak anılırsa gerçek değerine ulaşacaktır. Rızalıkla, ortak akılla ve dayanışmayla Yol’a hizmet etmeye devam edelim. Yol cümleden uludur. Aşk ile” sözleriyle sunumunu tamamladı.

Çakır’ın altı slayttan oluşan sunumunda öne çıkan mesajlar ise şöyle sıralandı:

  • Haklardan Sorumluluğa: Kazanımın değeri, yaşanan hizmete dönüştüğünde görünür.
  • AABF bir inanç kurumudur: Sosyal ve kültürel sorumluluk, inancın toplumsal karşılığıdır.
  • Synode: toplantı değil süreç: Dinle, ortaklaştır, kararlaştır, uygula, değerlendir.
  • Tek kurum: Genel Merkez, İnanç Kurulu, bölgeler, Cemevleri, KSK ve Sozialwerk birbirini tamamlar.
  • İnanç günlük hayatta görünür: Eğitim, erkân, manevi destek, Cemevi, zakirlik ve dijital hafıza.
  • Çalıştaydan sürece: Karar, sorumlu, takvim, pilot, değerlendirme ve kurumsal hafıza.

Çakır’ın sunumunda yer alan kaynak notunda, Synode bölümünün “Synode als Chance. Zur Performativität synodaler Ereignisse” (Knop, Remenyi, Sellmann, Stein, Herder 2024) çalışması ile synodal süreçlerde dinleme, katılım ve birlikte ayırt etme vurgusundan yöntemsel olarak esinlendiği belirtildi. AABF’ye önerilen yapının bir kilise modeli kopyası olmadığı, AABF’nin kendi yol, erkân ve rızalık kültürüne uyarlanmış kurumsal süreç yaklaşımı olduğu ifade edildi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir