✍️Ali Özcan

Suriye’de Alevi kadınların ve kız çocuklarının kaçırıldığına ilişkin haberler, inanç kimlikleri nedeniyle hedef alınan sivillerin yaşadığı ağır güvenlik sorunlarını bir kez daha gündeme taşıyor. Yaşananların üzerinin örtülmemesi, kaybolan insanların akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve sorumluların yargılanması, hem insan hakları hem de toplumsal barış açısından ertelenemez bir sorumluluktur. Yakınlarından haber alamayan ailelerin gerçeği öğrenme hakkı vardır. Şam’daki geçiş yönetiminin görevi, bu olaylara ilişkin iddiaları bağımsız ve etkili soruşturmalarla aydınlatmak, tehdit altında yaşayan kadınların güvenliğini sağlamak ve cezasızlık ortamının oluşmasını önlemektir.

Mart 2025’te Suriye’nin kıyı bölgelerinde yaşanan kitlesel şiddet olaylarında, büyük çoğunluğu Alevi sivillerden oluşan en az 1.400 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Uluslararası Af Örgütü, Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama bölgelerinde en az 36 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına ilişkin güvenilir bildirimler aldığını açıkladı. Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu da Eylül 2026 itibarıyla kadınların ve kız çocuklarının kaçırılmasına ilişkin iddiaların araştırılmaya devam edildiğini, kıyı bölgelerinde işlenen ağır suçlara yönelik hesap verme süreçlerinde ise sınırlı ilerleme sağlandığını bildirdi. Bu tablo, kayıp kişilerin bulunması, olayların bütün yönleriyle araştırılması ve suç işlediği belirlenen kişilerin bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Suriye’nin Geleceğinde Halkların İradesi Esas Alınmalı

Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, yalnızca bölgesel çatışmaların değil, küresel ekonomik ve siyasal güç ilişkilerinin de bir sonucudur. Enerji kaynakları, ticaret yolları, yeni pazarlar ve stratejik nüfuz alanları üzerindeki rekabet, bölge halklarının yaşamını doğrudan etkilemektedir. Savaşların ve ekonomik krizlerin ağır sonuçlarını ise çoğunlukla emekçiler, yoksullar, kadınlar ve çocuklar yaşamaktadır.

ABD’nin Ortadoğu politikaları, İsrail hükümetinin Suriye’nin güneyindeki askerî faaliyetleri ve Türkiye’nin Suriye üzerindeki siyasal ve güvenlik politikaları, bölgenin geleceği açısından eleştirel biçimde değerlendirilmelidir. Dış güçlerin stratejik çıkarları ile Suriye’de yaşayan halkların demokratik talepleri birbirinden ayrılmalıdır. Suriye’nin geleceğini belirleyecek temel ilke, ülkede yaşayan bütün toplulukların güvenliği, eşit hakları ve kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olmalarıdır.

Türkiye’de savaş ve güvenlik politikalarının siyasal gündemin merkezine yerleşmesi, ekonomik eşitsizlikler, hayat pahalılığı, emekçilerin yaşadığı sorunlar ve kamusal kaynakların kullanımı gibi temel meselelerin geri planda kalmasına yol açabilmektedir. Suriye’de yaşanan katliamların, kayıpların ve kadınlara yönelik şiddet iddialarının da bu gündemin gölgesinde unutulmasına izin verilmemelidir.

Türkiye’de toplumsal barışın güçlendirilmesi, Kürt halkının demokratik haklarının güvence altına alınması, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ve bütün inanç topluluklarının özgürlüklerinin korunması birbirinden bağımsız meseleler değildir. Barışın kalıcı olabilmesi, yalnızca silahlı çatışmaların sona ermesiyle değil, adaletin sağlanması ve toplumsal eşitliğin kurumsal güvencelere kavuşmasıyla mümkündür. Türkiye’de barış tartışmaları sürerken Lazkiye, Tartus ve Humus’ta yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışları da duyulmalıdır.

Avrupa’daki Alevi Kurumlarının Ortak Sorumluluğu

Avrupa’da faaliyet gösteren Alevi kurumları, Suriye’de yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin iddiaların araştırılması ve mağdurların korunması konusunda önemli bir dayanışma ağı oluşturabilir. Almanya, İsviçre, Fransa ve Avusturya başta olmak üzere Avrupa’daki cemevlerinin, federasyonların, kadın örgütlerinin ve gençlik kuruluşlarının ortak çalışmalar geliştirmesi bu açıdan değerlidir.

Özellikle kadın örgütlerinin öncülüğünde oluşturulabilecek ortak bir heyet, Suriye’de faaliyet gösteren kadın kuruluşları ve insan hakları savunucularıyla doğrudan iletişim kurabilir. Kayıp yakınlarının güvenliği, mahremiyeti ve rızası gözetilerek ailelerin talepleri Avrupa ülkelerinin parlamentolarına, ilgili hükümetlere ve Birleşmiş Milletler mekanizmalarına taşınabilir.

Bu çalışmaların temel amacı, kaçırıldığı bildirilen kadınların ve kız çocuklarının akıbetinin belirlenmesi, bağımsız soruşturmaların yürütülmesi, mağdurların korunması ve suçlardan sorumlu kişilerin yargılanması olmalıdır. Uluslararası dayanışmanın etkili olabilmesi için kurumlar arasında sürekli iletişim, ortak çalışma ve somut girişimlerin geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Eşit Yurttaşlık Mücadelesi ve Halkların Ortak Geleceği

Türkiye’de Alevilerin cemevlerinin ibadethane olarak tanınması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve eşit yurttaşlık haklarının sağlanması için yürüttüğü mücadele ile Suriye’de Alevilerin yaşam hakkının korunması arasında temel bir insan hakları bağı bulunmaktadır.

İnanç kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramamak, güvenlik içinde yaşamak ve toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olmak, bütün insanların ortak hakkıdır. Bu nedenle Alevilerin güvenliği için gösterilen duyarlılık, Kürtlerin, Arapların, Dürzilerin, Ezidilerin, Süryanilerin ve bölgede yaşayan diğer bütün toplulukların haklarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Suriye’de kalıcı bir toplumsal barışın kurulabilmesi, farklı inanç ve kimliklerin birbirlerine karşı tehdit olarak görülmediği, herkesin hukuki ve demokratik güvencelere sahip olduğu bir toplumsal düzenin oluşturulmasına bağlıdır. Mezhepçi şiddetin önlenmesi, kayıpların bulunması ve geçmişte işlenen suçların aydınlatılması bu sürecin vazgeçilmez parçalarıdır.

Avrupa’daki Alevi kurumlarının sahip olduğu örgütlü birikim, uluslararası kamuoyunda farkındalık oluşturulması ve mağdur ailelerle dayanışmanın güçlendirilmesi için önemli imkânlar sunmaktadır. Bu imkânların ortak bir sorumluluk anlayışıyla değerlendirilmesi, hem Alevi toplumunun hem de bölgedeki diğer halkların haklarının savunulmasına katkı sağlayabilir.

Unutulmamalıdır ki gerçek barış, yaşanan acıların görmezden gelinmesiyle değil, hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasıyla mümkün olabilir. Suriye’de kaçırıldığı bildirilen kadınların ve kız çocuklarının bulunması, yaşamını yitiren sivillerin yakınlarının adalet taleplerinin karşılanması ve bütün halkların eşit koşullarda yaşayabilmesi, uluslararası toplumun gündeminde tutulması gereken insani sorumluluklardır.

6 Kasım 2026

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir