Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Frankfurt’ta düzenlenen “Barış, Siyaset, Demokratik Toplum, Anayasa ve Aleviler Forumu”nda yaptığı konuşmada, Alevilerin toplumsal barış sürecinin doğrudan öznesi olması gerektiğini vurguladı. Barışın yalnızca iktidarın kararlarına bırakılamayacağını belirten Mat, laiklik, eşit yurttaşlık, halkların kardeşliği ve demokratik Cumhuriyet temelinde onurlu bir barışın savunulması gerektiğini ifade etti.

AHA Haber Merkezi – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) 31 Ekim’de Frankfurt Cemevi’nde düzenlediği “Barış, Siyaset, Demokratik Toplum, Anayasa ve Aleviler Forumu”nda konuşan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Türkiye’de yürütülen toplumsal barış tartışmalarını, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini, demokratik mücadelede ortak hareket etmenin önemini ve Alevi toplumunun siyasal süreçlerdeki konumunu değerlendirdi.

Mat, Avrupa Alevi Hareketi’nin geçmişten bugüne sürdürdüğü demokratik hak ve özgürlükler mücadelesine dikkat çekerek, toplumsal barışın ancak farklı halkların ve inanç topluluklarının eşit haklara sahip olduğu demokratik bir zeminde kalıcı hâle gelebileceğini savundu.

“1994’ten Bu Yana Ortak ve Birleşik Mücadeleyi Savunuyoruz”

Avrupa Alevi Hareketi’nin 1994 yılından bu yana sürdürdüğü mücadele anlayışını hatırlatan Hüseyin Mat, Alevilerin yalnızca kendi inançsal talepleriyle sınırlı bir mücadele yürütmediklerini, demokratların, Kürtlerin, devrimcilerin ve hakları için mücadele eden diğer toplumsal kesimlerin özgürlük talepleriyle de dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

Mat, bu yaklaşımın Avrupa Alevi Hareketi’nin örgütlenme ve mücadele anlayışında önemli bir yer tuttuğunu belirterek, geçmişte laik demokratik blok ve devrimci güç birliği gibi birleşik mücadele platformlarının kurulmasını savunduklarını hatırlattı.

Farklı toplumsal kesimlerin ortak demokratik talepler etrafında bir araya gelmesinin bugün de önemini koruduğunu vurgulayan Mat, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal koşullarda bu tür birlikteliklere yeniden ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Alevilerin, Kürtlerin, demokratların, emekçilerin ve diğer hak arayan kesimlerin birbirinden kopuk mücadeleler yürütmek yerine ortak talepler etrafında buluşmasının demokratikleşme açısından önemli olduğunu belirtti.

“Toplumsal Barış İçin Birlikte Mücadele Etmeliyiz”

Türkiye’de tartışılan toplumsal barış sürecine değinen Hüseyin Mat, sürecin olumlu bir sonuca ulaşmasının yalnızca belirli bir kesim için değil, Aleviler ve diğer toplumsal gruplar açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Mat, toplumsal barışın kalıcı hâle gelmesi için farklı halkların, inançların ve demokratik toplumsal güçlerin sürece katılması gerektiğini savundu.

Barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirten Mat’ın açıklamalarında, eşit yurttaşlık, demokratik haklar, özgürlükler ve toplumsal adalet taleplerinin birlikte ele alınması gerektiği düşüncesi öne çıktı.

Bu çerçevede ortak mücadelenin önemine dikkat çeken Mat, barış sürecinin başarıya ulaşmasının Aleviler ve diğer hak arayan toplumsal kesimler açısından taşıdığı önemi vurguladı.

“Bütün Tehlikelere ve Endişelerimize Rağmen Barışı Savunmalıyız”

Hüseyin Mat, barış sürecinin kendi içinde çeşitli riskler ve belirsizlikler barındırdığına da dikkat çekti.

Süreçte ortaya çıkabilecek tehlikelerin ve bazı gelişmelere ilişkin duyulan endişelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Mat, bütün bu kaygılara rağmen barışı savunmaktan vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.

Mat’ın değerlendirmesinde, barışın koşulsuz biçimde herhangi bir siyasal iradenin kararlarına bırakılması ile demokratik talepler temelinde savunulması arasında önemli bir ayrım bulunduğu vurgulandı.

Alevi toplumunun sürece ilişkin eleştirilerini, kaygılarını ve taleplerini açık biçimde ortaya koymasının önemine değinen Mat, barışın demokratik bir içerikle geliştirilmesi gerektiğini savundu.

“Aleviler Siyasal İslam Temelinde Bir Çözümden Yana Değildir”

Konuşmasının önemli başlıklarından birini de barışın hangi toplumsal ve siyasal ilkeler temelinde şekillenmesi gerektiği oluşturdu.

Hüseyin Mat, Alevilerin siyasal İslam temelinde şekillenecek bir çözüm anlayışından yana olmadıklarını belirterek, barışın laiklik, eşit yurttaşlık, halkların kardeşliği ve demokratik bir Türkiye hedefiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

“Kalıcı ve onurlu bir barış, ancak farklı inançların ve kimliklerin eşit haklara sahip olduğu, hiç kimsenin inancı veya kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı demokratik bir toplumsal düzen içerisinde gelişebilir” diyen Mat, Alevi toplumunun barışa yaklaşımının bu ilkeler çerçevesinde şekillendiğini ifade etti.

Mat, laikliğin ve demokratik hakların güvence altına alınmadığı bir çözümün Alevilerin taleplerine karşılık vermeyeceğini, bundan dolayı Alevilerin halkların kardeşliğini, eşit yurttaşlığı ve laik demokratik bir Türkiye’yi esas alan bir zeminde gelişecek onurlu barış için mücadele ettiklerini belirtti.

“Aleviler Siyasete Müdahil Olmalı, Demokratik Cumhuriyet Mücadelesinde Yer Almalıdır”

Alevilerin siyasal süreçlerdeki konumuna da değinen Hüseyin Mat, Alevi toplumunun yalnızca gelişmeleri izleyen veya başkalarının kararlarını bekleyen bir konumda kalmaması gerektiğini söyledi.

Alevilerin kendi taleplerini siyasal alanda dile getirmesinin ve demokratik dönüşüm mücadelesinde aktif rol üstlenmesinin önemine dikkat çekti.

Mat, demokratik bir Cumhuriyet için mücadele eden farklı toplumsal kesimlerle ortak hareket edilmesi gerektiğini savunarak, mevcut siyasal iktidarın demokratik yollarla değiştirilmesi hedefi doğrultusunda birlikte mücadele edilmesi çağrısında bulundu.

Alevi toplumunun siyasal alandaki varlığının yalnızca belirli partilere destek vermekle sınırlı olmaması gerektiğini ifade eden Mat, Alevilerin kendi sözünü söyleyebildiği, taleplerini doğrudan dile getirebildiği ve karar süreçlerinde etkili olabildiği bir anlayışın önemini vurguladı.

“Aleviler de Kürtler Gibi Barış Masasında Yer Almalıdır”

Hüseyin Mat, konuşmasında Alevilerin barış sürecindeki temsiliyetine özel bir yer ayırdı.

Alevilerin kendilerine yakın gördükleri siyasal partiler içerisinde kendi görüşlerini özgürce ifade edebilmelerinin önemli olduğunu belirten Mat, barış sürecine ilişkin taleplerin başka siyasal aktörlere havale edilmemesi gerektiğini söyledi.

Mat, Alevilerin de Kürtler gibi barış masasında yer alması ve kendi çözüm önerilerini doğrudan dile getirmesi gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşımın, Alevi toplumunun kendi geleceği üzerinde söz sahibi olması ve demokratik hak taleplerini bağımsız biçimde ortaya koyabilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Alevilerin inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık, laiklik ve demokratik temsil taleplerinin toplumsal barış tartışmalarının dışında tutulmaması gerektiğine dikkat çekti.

Mat’ın değerlendirmesinde, Alevilerin adına başkalarının değil, Alevilerin kendilerinin konuşabilmesi ve çözüm süreçlerine doğrudan katılabilmesi gerektiği düşüncesi öne çıktı.

“Kimse Kimse Üzerinde Tahakküm Kurmamalıdır”

Toplumsal barışın karşılıklı anlayış ve eşitlik temelinde geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Hüseyin Mat, farklı halkların, inançların ve toplumsal kesimlerin birbirleri üzerinde tahakküm kurmadan ortak bir gelecek oluşturabilmelerinin önemine dikkat çekti.

Mat, demokratik bir toplumsal düzenin farklılıkların yok sayılmasıyla değil, bu farklılıkların eşit haklar temelinde birlikte yaşayabilmesiyle mümkün olabileceğini savundu.

Toplumsal barış, eşit yurttaşlık ve demokratik Cumhuriyet hedeflerinin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirten Mat, bu talepler doğrultusunda kararlı bir mücadele yürütülmesinin önemini vurguladı.

“Barış İktidarın İki Dudağı Arasına Bırakılamaz”

Hüseyin Mat, barış sürecinin yalnızca iktidarın iradesine bırakılmasının yanlış olacağını belirtti.

Barışın toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla, demokratik taleplerin açıkça ifade edildiği ve ortak bir gelecek anlayışının geliştirildiği bir süreç olması gerektiğini savundu.

Mat, toplumsal barışın kalıcı olabilmesi için demokratik kurumların, inanç topluluklarının ve hak mücadelesi yürüten kesimlerin söz ve karar süreçlerine katılmasının önemine dikkat çekti.

Bu bağlamda Alevi kurumlarının kendi taleplerini gündemde tutmasının, toplumsal barış, eşit yurttaşlık ve demokratik Cumhuriyet için kararlı bir şekilde mücadele etmelerinin önemli olduğunu ifade etti.

Alevi-Bektaşi Cemevleri Başkanlığı’na Karşı Mücadele Vurgusu

Konuşmasında Alevi-Bektaşi Cemevleri Başkanlığı konusuna da değinen Hüseyin Mat, bu kuruma karşı sürdürülen mücadelenin önemini vurguladı.

Alevi toplumunun inançsal haklarının, kendi kurumları ve temsil mekanizmaları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımını dile getiren Mat, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinden asla vazgeçmeyeceklerini söyleyerek bu başlıktaki mücadelenin laiklik ve demokratikleşme talepleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

“Alevileri Kürt, Türk ve Arap Diye Bölmek Doğru Değildir”

Hüseyin Mat, Alevi toplumunun etnik kimlikler temelinde ayrıştırılmasına yönelik yaklaşımlara da karşı çıktı.

Alevilerin Kürt, Türk veya Arap olarak bölünmesinin doğru olmadığını ifade eden Mat, Alevi inancında insanı merkeze alan “can” kavramının birleştirici önemine dikkat çekti.

Alevi toplumunun farklı dillerden, kültürlerden ve kimliklerden gelen insanları barındırdığını hatırlatan Mat, bu çeşitliliğin ayrışma gerekçesi hâline getirilmemesi gerektiğini savundu.

Pir Sultan Abdal’ın “Gelin Canlar Bir Olalım” çağrısını hatırlatan Mat, Alevi yolunun birlik, dayanışma ve ortak mücadele anlayışını esas aldığını belirtti.

Mat’ın değerlendirmesinde, farklı etnik kimliklere sahip Alevilerin ortak inançsal ve demokratik talepler etrafında buluşmasının önemi öne çıktı.

Barış, Eşit Yurttaşlık ve Demokratik Cumhuriyet İçin Ortak Mücadele

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın Frankfurt’taki forumda yaptığı konuşmada, Alevi toplumunun Türkiye’deki toplumsal barış tartışmalarında kendi sözünü ve taleplerini doğrudan ortaya koyması gerektiği mesajı öne çıktı.

Mat, Avrupa Alevi Hareketi’nin 1994 yılından bu yana savunduğu ortak mücadele anlayışının bugün de önemini koruduğunu belirterek, Alevilerin demokratlar, Kürtler, devrimciler ve diğer hak arayan kesimlerle dayanışma içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Barış sürecinin taşıdığı risk ve belirsizliklere rağmen barışın savunulması gerektiğini dile getiren Mat, bu savunuculuğun laiklik, eşit yurttaşlık, halkların kardeşliği ve demokratik Cumhuriyet taleplerinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı.

Hüseyin Mat’ın konuşmasının temel mesajı, Alevilerin barışın yalnızca destekçisi değil, kendi talepleri ve çözüm önerileriyle doğrudan öznesi olması gerektiği yönündeydi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir