Türkiye’nin birçok kentinde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve haber siteleriyle sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı düzenlenen protestoların Bursa ayağı, Şehreküstü Meydanı’nda kitlesel katılımla gerçekleştirildi. Basın meslek örgütlerinin ortak çağrısıyla bir araya gelen gazeteciler ve yurttaşlar, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” diyerek basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının korunmasını istedi. Eylemde Bursa Barosu Başkanı Av. Yener Poroy gazetecilerle dayanışma mesajı verirken, ortak basın açıklamasını Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okudu.

Hasret Anıl / AHA –Türkiye genelinde basın ve ifade özgürlüğüne yönelik uygulamalara karşı düzenlenen eş zamanlı eylemler kapsamında, Bursa’da gazeteciler ve yurttaşlar Şehreküstü Meydanı’nda bir araya geldi.

Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına, haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine tepki gösterilen eylemde, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak meselesi olduğu vurgulandı.

Bursa Barosu, akademik meslek odaları, siyasi partiler, kamu ve işçi sendikaları, belediye başkanları ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin de destek verdiği belirtilen eylemde, basın meslek örgütleri adına ortak açıklama okundu.

Ortak basın açıklamasını Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okurken, eyleme katılan Bursa Barosu Başkanı Av. Yener Poroy da gazetecilere yönelik hukuksuz uygulamalara karşı dayanışmayı sürdüreceklerini belirtti.

Bursa Barosu Başkanı Yener Poroy’dan Gazetecilere Dayanışma Mesajı

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, gazetecilerin karşılaştıkları hukuksuzluklar karşısında her zaman yanlarında olan Bursa Barosu’nun yeni başkanı Av. Yener Poroy’a söz verdi.

Eylemde konuşan Poroy, gazetecilerin farklı ve hukuka aykırı gerekçelerle yargı süreçlerine maruz bırakıldığını ve tutuklandığını belirtti.

Bursa Barosu’nun geçmişte olduğu gibi bundan sonra da haksız ve hukuksuz tutuklamalara karşı duracağını ifade eden Poroy, gazetecilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Poroy’un açıklamasının ardından ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasını kamuoyuyla paylaştı.

“Gazetecilik, Sadece ve Sadece Halkın Yanında Olmaktır!”

Bursa’daki eylemde okunan ortak açıklama, gazeteciliğin toplumsal sorumluluğuna ilişkin güçlü bir vurguyla başladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Gazetecilik; iktidarların yanında durmak değildir! Siyasilerin ya da sermayenin emrine girmek değildir! Gazetecilik, sadece ve sadece halkın yanında olmaktır!”

Gazeteciliğin temel görevinin halkın bilmesi gereken gerçekleri ortaya çıkarmak olduğu belirtilen açıklamada, basın kuruluşlarının siyasi iktidarın veya sermaye çevrelerinin çıkarlarına göre hareket etmemesi gerektiği savunuldu.

Gazetecilerin kamu kaynaklarının kullanımını araştırmasının, yolsuzluk iddialarını haberleştirmesinin ve toplumsal mücadeleleri görünür kılmasının mesleğin kamusal sorumluluğunun bir parçası olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin 10’u Aşkın Kentinde Ortak Eylem

Basın meslek örgütlerinin açıklamasında, gazetecilerin Türkiye’nin farklı kentlerinde eş zamanlı olarak bir araya geldiği belirtildi.

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van’ın da aralarında bulunduğu 10’u aşkın kentte düzenlenen eylemlerde, basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı ortak talepler dile getirildi.

Açıklamada, Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, KESK Haber-Sen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Basın Konseyi’nin de aralarında bulunduğu basın meslek örgütlerinin dayanışma içinde hareket ettiği ifade edildi.

Bursa’daki eyleme destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür edilerek gazetecilerin mücadelesinde yalnız bırakılmaması çağrısında bulunuldu.

“Gazeteciliğin Suç, Haberin Tehdit Sayıldığı Düzene Sessiz Kalmayacağız”

Ortak açıklamada, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları hukuki, siyasi ve ekonomik baskılar eleştirildi.

Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik uygulamaların yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun haber alma hakkını da etkilediğini belirtti.

Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız.”

Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engeli getirilmesi, gazetecilerin tutuklanması ve sosyal medya hesaplarının kapatılması gibi uygulamalar eleştirilirken, basın çalışanlarının ağır çalışma koşullarına ve sosyal hak kayıplarına da dikkat çekildi.

Gazetecilerin ekonomik güvenceden yoksun bırakılmasının, bağımsız habercilik yapabilme olanaklarını olumsuz etkilediği vurgulandı.

“Gazetecinin Kalemi Kırılırsa Toplum da Karanlığa Mahkûm Edilir”

Basın açıklamasında, gazetecilere yönelik baskıların toplumun gerçeklere ulaşma hakkını doğrudan etkilediği ifade edildi.

Gazetecilerin işçi direnişlerini, kadınların hak arayışını, gençlerin sorunlarını, LGBTİ+’ların mücadelesini, yoksulluğu ve kamu kaynaklarının kullanımını haberleştirmesinin demokratik toplum açısından önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“Gazeteciler yalnızca bir haber uğruna bedel ödemiyor. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için bedel ödüyorlar.”

Gazetecilere yönelik baskıların yalnızca mesleki bir sorun olmadığı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:

“Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir.”

Açıklamada, sansür ve erişim engellerinin yurttaşların bilgi edinme, gelişmeleri değerlendirme ve demokratik süreçlere katılma haklarını da sınırlandırdığı savunuldu.

Medya Kuruluşlarına Kayyım ve Erişim Engellerine Tepki

Bursa’da okunan ortak açıklamada, son iki yılda çeşitli medya kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamaları ve erişim engelleri de gündeme getirildi.

Açıklamada Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV’ye kayyım atandığı ileri sürülerek bu uygulamaların eleştirel yayıncılığı engellediği savunuldu.

T24’e yönelik uygulamalar da eleştirilirken, çeşitli haber siteleri ve sosyal medya hesapları hakkında verilen erişim engeli kararlarının basın özgürlüğüne zarar verdiği belirtildi.

Ayrıca Gazete Duvar, TELE2 ve çeşitli yerel medya kuruluşlarının ekonomik güçlükleri gündeme getirilerek kamu ilanlarının dağıtımında adalet ve eşitlik sağlanması talep edildi.

Basın meslek örgütleri, bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik baskılar altında faaliyetlerini sürdürememesinin toplumun farklı haber kaynaklarına erişimini olumsuz etkilediğini vurguladı.

Tutuklu Gazeteci Ozan Kaplanoğlu İçin Özgürlük Çağrısı

Bursa’daki eylemde, cezaevinde bulunduğu belirtilen gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun durumuna da özel olarak dikkat çekildi.

Ortak açıklamada, Kaplanoğlu’nun bir konuşmayı haberleştirmesi nedeniyle cezalandırıldığı ileri sürüldü.

Açıklamayı yapanlar, söz konusu konuşmayı gerçekleştiren kişinin yargılama sonucunda beraat ettiğini, buna karşılık konuşmayı haberleştiren Kaplanoğlu’nun cezaevinde bulunduğunu belirterek bu duruma tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Konuşmayı yapan serbest… Mahkeme karar verdi, suç unsuru yok dedi ve konuşmacı beraat etti. Ama o sözleri haber yapan Ozan parmaklıklar arkasında!”

Kaplanoğlu’nun durumunun basın özgürlüğü açısından önemli bir örnek olduğu savunularak şu sorular yöneltildi:

“Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde?”

Gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun serbest bırakılması talebi dile getirilirken, gazetecilik faaliyetlerinin cezalandırılmaması gerektiği vurgulandı.

“Dayanışmayı Kimliklere ve Siyasi Görüşlere Göre Belirlemeyin”

Basın meslek örgütlerinin açıklamasında, gazeteciler arasındaki dayanışmanın önemi de gündeme getirildi.

Farklı düşüncelere sahip gazetecilerin haber yapma hakkının birlikte savunulması gerektiği belirtilerek, basın özgürlüğünün yalnızca belirli medya kuruluşları veya gazeteciler için talep edilemeyeceği ifade edildi.

Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir.”

Gazetecilerin uğradığı baskılar karşısında sessiz kalınmaması istenirken, sansüre karşı mücadelenin mesleki dayanışmanın temel sorumluluklarından biri olduğu vurgulandı.

Açıklamada, gazetecilerin kimliklerine, dillerine, siyasi görüşlerine veya çalıştıkları kurumlara göre ayrım yapılmasının ortak mücadeleyi zayıflatacağı belirtildi.

Basın Meslek Örgütlerinden Altı Temel Talep

Bursa’daki ortak açıklamanın sonunda basın özgürlüğünün korunması için yetkililere çağrıda bulunuldu.

Basın meslek örgütleri taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması.
  • Haberler üzerindeki yargısal baskılara son verilmesi.
  • Medya kuruluşlarına kayyım atanması uygulamalarının sona erdirilmesi.
  • Hukuka aykırı erişim engellerinin kaldırılması.
  • Kamu ilanlarının adil ve eşit biçimde dağıtılması.
  • Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğünü sınırlandıran uygulamalardan vazgeçilmesi.

Açıklamada, gazetecilerin temel taleplerinin mesleklerini özgürce sürdürebilmek olduğu belirtilerek bütün basın çalışanları ve yurttaşlar dayanışmaya davet edildi.

“Özgür Basın Yoksa Özgür Toplum Yoktur!”

Bursa Şehreküstü Meydanı’nda gerçekleştirilen kitlesel eylem, Türkiye’nin birçok kentinde yükselen basın özgürlüğü taleplerinin bir parçası oldu.

Gazeteciler ve yurttaşlar, sansüre, gözaltı ve tutuklamalara, kayyım uygulamalarına ve erişim engellerine karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.

Basın meslek örgütleri, gazetecilerin özgürce çalışamadığı koşullarda toplumun da gerçeklere ulaşmakta güçlük çekeceğini belirterek basın özgürlüğünün bütün yurttaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:

“Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin!”

Bursa’dan Türkiye’nin birçok kentine uzanan eylemlerin ortak mesajı ise şu sözlerle ifade edildi: “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir