DEM Parti Kadın Meclisi, Aydın’ın Didim, Söke, Kuşadası ve Köşk ilçelerinde Alevi kadınlarla bir araya geldi. Buluşmalara katılan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerine, kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılık ve şiddete, barışın toplumsallaştırılmasında kadınların üstlenmesi gereken role dikkat çekti. Mutlu, “Alevi kadınlar barışın toplumsallaştırılması sürecinin öznesi ve merkezi olmalıdır” derken, Bartın, “Barışı büyütmeye ihtiyacımız var. En çok da biz kadınların ihtiyacı var” sözleriyle toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı.

AHA Haber Merkezi – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Aydın’da Alevi kadınlarla bir dizi buluşma gerçekleştirdi. İki gün süren program kapsamında Didim, Söke, Kuşadası ve Köşk ilçelerinde kadınlarla bir araya gelen DEM Parti heyeti, barış ve demokratik toplum sürecini, Alevilerin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini, kadın mücadelesini ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesini ele aldı.

Buluşmalara DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, Hakkari Milletvekili Öznur Bartın ve Kadın Koordinasyonu üyeleri katıldı.

Programın ilk gününde Didim ve Söke’de, ikinci gününde ise Kuşadası ve Köşk’te Alevi kadınlarla görüşmeler gerçekleştirildi. Kadınların barış sürecine katılımının önemine dikkat çekilen buluşmalarda, Alevi toplumunun tarihsel deneyimleri, ayrımcılık karşısındaki talepleri ve demokratik bir yaşamın inşasında kadınların rolü öne çıktı.

İlk Buluşma Didim’de: Alevi İnancı, Tarihsel Bellek ve Direniş

DEM Parti heyeti, Aydın programının ilk gününde Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde kadınlarla bir araya geldi.

Burada konuşan Yüksel Mutlu, Alevi toplumunun yüzyıllardır inançsal kimliğini korumak için mücadele ettiğini belirterek Aleviliğin tarihsel birikimine ve kadınların bu birikimin yaşatılmasındaki rolüne dikkat çekti.

Alevilerin inançlarından dolayı ayrımcılığa maruz kaldığını ifade eden Mutlu, şöyle konuştu:

“Alevilik, çok kadim, çok eski, uzun yüzyıllar boyu yaşanmış bir yoldur. Bu yol, inanç ve itikatla, mücadeleyle, direnişle devletsiz olarak bugüne kadar yürümüş, ayakta kalabilmiştir. Ben bu inançta Hazreti Senem’in sözünü çok etkili buluyorum. ‘Aranmayan yol bulunmaz, bakmayan göze görünmez, çıkıp meydanda salınmaz’ diyor. Bu biz kadınlar için rehber bir sözdür.”

Alevi kadınların tarihsel direnişinin kadın mücadelesi açısından önemli bir miras oluşturduğunu belirten Mutlu, bu birikimin günümüzde nasıl sürdürüleceğine ilişkin kadınların görüşlerinin kendileri için değerli olduğunu söyledi.

Yüksel Mutlu’dan Asimilasyon Politikalarına Eleştiri

Cumhuriyet tarihi boyunca Alevi toplumunun karşı karşıya kaldığı baskılara ve katliamlara değinen Yüksel Mutlu, devletin Alevilere yönelik politikalarını eleştirdi.

Mutlu, Alevi toplumunun bugün de asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya olduğunu savunarak Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki cemevlerine ilişkin idari yapılanmayı bu çerçevede değerlendirdi.

“Cumhuriyet döneminden bu yana gelmiş geçmiş bütün hükümetler Alevi toplumu üzerinde baskılarını sürdürerek, genişleterek, çeşitlendirerek devam ettiler. Şimdi bir asimilasyonla karşı karşıyayız. Şu anda bir fiziksel soykırım yok ama Kültür Bakanlığına bağlı Cemevi Daire Başkanlığı var.”

DEM Parti’nin inanç özgürlüğüne ilişkin yaklaşımını da anlatan Mutlu, herkesin kendi inancını özgürce yaşayabilmesi gerektiğini vurguladı:

“Bizler DEM Parti olarak, bütün kurullarımızla şunu savunuyoruz. Bu ülkede kim kendisini nasıl ifade etmek istiyorsa, inancını nasıl yürütmek istiyorsa özgürce ifade edebilmeli ve özgürce kendi rızasını gerçekleştirebilmelidir.”

Mutlu, Alevilerin inançsal kimliklerini ve haklarını korumak için kendi örgütlü güçleriyle mücadele etmelerinin önemine dikkat çekti.

“Alevi Kadınlar Bu Sürecin Öznesi Olmalıdır”

Alevilerin Kerbela’dan bugüne uzanan bir direniş geleneğine sahip olduğunu ifade eden Yüksel Mutlu, kadınların bu tarihsel mücadelede önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

“Alevi kadınların tarihsel direnişi bir kadın mücadelesidir. Bu kadın mücadelesinin de bize örnek teşkil etmesi gerekiyor. Bize bırakılan bu mirası nasıl sürdüreceğimize dair görüşleriniz bizler için çok önemli.”

Alevi inancının doğayla kurduğu ilişkiye, kadın-erkek eşitliği anlayışına ve demokratik değerlere dikkat çeken Mutlu, bu özelliklerin Türkiye’de yürütülen demokrasi mücadelesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Alevi kadınların yalnızca gelişmeleri izleyen değil, sürecin şekillenmesine katkı sunan bir konumda olması gerektiğini ifade eden Mutlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Alevi kadınlar ve Alevi toplumu bu sürecin öznesi olmalıdır. Çünkü hepimizin demokrasiye ihtiyacı var. Hepimizin kadın özgürlüğüne ihtiyacı var. Doğamız bu kadar talan ediliyorken, bu kadar siyasetçi arkadaşımız cezaevlerine konuluyorken, bu kadar antidemokratik uygulama yapılıyorken buna Alevi toplumu, Alevi kadınları sessiz kalmamalıdır. Bu nedenle sizin demokrasi mücadelesindeki güçlü duruşunuz, direnişiniz bizim için çok önemlidir, kıymetlidir.”

Öznur Bartın: “Kadınlar Mücadele Ruhunu Kaybetmedi”

Didim’deki buluşmada konuşan DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın da kadınların baskı ve ayrımcılığa karşı yürüttüğü mücadeleye değindi.

Alevi, Türkmen, Arap Alevi ve Kürt Alevi kadınların dayanışma deneyimlerine dikkat çeken Bartın, kadınların farklı inançsal ve toplumsal kimlikleriyle ortak mücadele zeminleri oluşturabildiğini belirtti.

Bartın, şöyle konuştu:

“Bizim coğrafyamızda da Alevi, Türkmen kadınlar, Arap Aleviler, Kürt Aleviler dayanışmayı sağlamaya çalışıyorlar. Bu kadar baskıya rağmen o direniş ve mücadele ruhlarını asla kaybetmediler. Çünkü özgünlüklerini inançlarından alıyorlar. Bu gelenekten bütün inançlar aslında beslenmiştir. Bu hakikati herkesin görmesi lazım.”

Barışın sağlanmasının zorlu ve uzun soluklu bir toplumsal çaba gerektirdiğini ifade eden Bartın, kadınların bu süreçte birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Abdullah Öcalan’ın rolüne değinen Bartın, demokratik bir cumhuriyet hedefi doğrultusunda farklı toplumsal kesimlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“Barış savaştan çok daha zordur ve barışın bu ülkeye neler vaat ettiğini en fazla anlayanlar da bizleriz. Bilhassa biz kadınlar dayanışarak, birlikte hareket ederek rengarenk halimizle, çok çeşitliliğimizle ama o özgün kimliğimizle bu mücadelede hep birlikte yer alabiliriz. Hep birlikte bu dayanışmayı örebiliriz. Barışı bu ülkeye getirebiliriz.”

Didim’deki programın ardından DEM Parti heyeti, Alevi Kültür Dernekleri Söke Cemevi’nde Alevi kadınlarla buluştu.

Kuşadası’nda Barışın Toplumsallaştırılması Tartışıldı

Programın ikinci gününde Kuşadası ve Köşk ilçelerinde buluşmalar gerçekleştirildi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Cemevi’nde Alevi kadınlarla bir araya gelen Yüksel Mutlu ve Öznur Bartın, barış sürecinin toplumsal kesimlerle birlikte yürütülmesinin önemini ele aldı.

Yüksel Mutlu, Alevi kadınların barışın merkezinde yer alması gerektiğini belirterek Alevi inancının barış, adalet, eşitlik ve özgürlük değerleriyle ilişkisine dikkat çekti.

“Alevi kadınların barışın merkezinde olması elzemdir. Yani Alevi kadınlar Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin neresinde olacak? Alevi kadınlar barış istiyor mu, istemiyor mu? Ben tartışmıyorum bile. Çünkü bu inancın kendisinde barış var, adalet var, özgürlük var, eşitlik var, aynı zamanda direniş de var.”

Alevi toplumunun tarihsel olarak ayrımcılık ve ötekileştirmeyle karşı karşıya kaldığını belirten Mutlu, bu deneyimlerin barış sürecinde göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

“Sivas’ı ve Dersim’i Unutmadan Nasıl Yüzleşeceğiz?”

Yüksel Mutlu, konuşmasında Alevi toplumunun tarihsel hafızasında yer eden katliamlara da değindi.

Sivas ve Dersim katliamlarının unutulamayacağını belirten Mutlu, geçmişle yüzleşmenin demokratikleşme sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

“Sivas’ı olmamış kabul edebilir miyiz? Dersim’de bir katliam olmadığını düşünebilir miyiz? Elbette ki bunları unutmayalım. Bu bir hafızadır. Alevilerin hafızasında durmalı. Peki, bunları unutmadan bu süreci nasıl ilerleteceğiz? Nasıl yüzleşeceğiz ve bu ülkeyi nasıl demokratikleştireceğiz? Bütün derdimiz bu ülkedeki demokrasi meselesidir.”

Mutlu, Alevilerin barış sürecine ilişkin kaygılarının anlaşılması gerektiğini belirterek bu kaygıların eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü alanındaki sorunlarla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Cemevlerinin Statüsü ve Zorunlu Din Dersleri Gündeme Geldi

Kuşadası’ndaki konuşmasında Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerine de değinen Yüksel Mutlu, cemevlerinin hukuki statüsü ve zorunlu din dersleri konusundaki sorunların devam ettiğini belirtti.

Alevilerin henüz eşit yurttaşlık haklarına tam anlamıyla kavuşamadığını savunan Mutlu, şöyle konuştu:

“Alevi toplumunun kaygılarını anlıyoruz. Çünkü Aleviler bu ülkede henüz eşit yurttaş olamadı. Cemevleri henüz yasal statüde değil. Henüz Alevilerin çocukları zorunlu din derslerine katılıyor. Anayasa’da eşit değiller.”

Mutlu, bu sorunların çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesiyle birlikte ele alınması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Barış sürecinde kadınların ve Alevilerin katılımını iki temel gereklilik olarak değerlendiren Mutlu, şu ifadeleri kullandı:

“İki tane vazgeçilmezimiz olmalıdır: Birincisi, kadınların katılımı, çünkü kadınsız bir barış olmaz. İkincisi, Alevilerin katılımı, çünkü Aleviler bu ülkede ötekinin de ötekisidir. Dolayısıyla Alevi kadınlar barışın toplumsallaştırılması sürecinin öznesi ve merkezi olmalıdır.”

Mutlu, Alevilerin, kadınların, emekçilerin ve farklı halklarla inanç topluluklarının katılmadığı bir barışın toplumsal karşılığının eksik kalacağını belirtti.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Örgütlü Mücadele Çağrısı

Yüksel Mutlu, kadınların yalnızca kamusal yaşamda değil, aile ve toplumsal ilişkiler içinde de şiddet ve eşitsizlikle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Alevi kadınların erkek egemen şiddete karşı yürüttükleri mücadelenin önemine dikkat çeken Mutlu, bu sorunun Alevi toplumu içinde de tartışılması gerektiğini belirtti.

“Biz Alevi kadınlar olarak şiddeti erkeklerden yaşıyoruz. Hem devletten hem iktidardan hem de evimizdeki erkekten yaşıyoruz. Alevi kadınlar bu şiddetle de mücadele ediyor. Yani erkek egemen şiddetten Alevi erkekler de azade değil.”

Kadınların ve demokratik muhalefetin ortak hareket etmesi gerektiğini savunan Mutlu, örgütlü dayanışmanın toplumsal sorunların aşılmasındaki rolünü vurguladı.

“Alevi kadınlar bu örgütlü kötülüğü aşabilir.”

Öznur Bartın: “Kadınlar Birlikte ve Dayanışmayla Güçlüdür”

Kuşadası’ndaki buluşmada konuşan Öznur Bartın, kadınların toplumsal yaşamın farklı alanlarında karşılaştıkları eşitsizlikleri ve şiddeti gündeme taşıdı.

Kadınların evde, aile içinde, sanayide ve tarım alanlarında emek verdiklerini belirten Bartın, erkek şiddetinin farklı toplumsal kesimlerden kadınları etkilediğine dikkat çekti.

Kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacağını, aynı zamanda siyasal ve toplumsal bir sorun olduğunu ifade eden Bartın, İstanbul Sözleşmesi gibi hukuki güvencelerden uzaklaşılmasını eleştirdi.

Kadın özgürlük mücadelesinin farklı kimliklerden kadınları bir araya getirdiğini belirten Bartın, “Jin Jiyan Azadî” sözünün taşıdığı anlama da değindi.

“Bizler de diğer kesimler gibi bu yaşamın içerisindeyiz, hayatın kendisiyiz. Jin Jiyan Azadî diyoruz. Yani kadının yaşam olduğunu kendi felsefemizde belirtiyoruz. Bu sadece bir slogan değildir.”

Bartın, kadınların ortak mücadele deneyimlerine ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Dolayısıyla şunu net görüyoruz. Biz kadınlar birlikte güçlüyüz, biz kadınlar dayanışmayla güçlüyüz.”

“Barış Yalnızca Kürtlerle Türklerin Barışı Olamaz”

Öznur Bartın, Türkiye’de barışın yalnızca Kürt sorununun çözümüyle sınırlı ele alınmaması gerektiğini belirterek Alevilerin, emekçilerin, kadınların ve farklı toplumsal kesimlerin de sürecin parçası olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin demokratikleşmeye, eşitliğe ve özgürlüğe ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bartın, mevcut anayasal ve siyasal yapıya ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Bartın, farklı kimliklerin ve inançların haklarının birlikte güvence altına alınmasının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bu sadece Kürtler ile Türklerin barışı asla değildir. Eğer ki buna bu şekilde yaklaşılırsa tamamlanmamış bir barış olur. Tamamlanmamış bir barış da barış değildir. Dolayısıyla Alevilerle barış, emekçilerle barış, diğer topluluklarla barış olmalı.”

Kadınların toplumsal barışın kurulmasında önemli bir sorumluluk üstlenebileceğini belirten Bartın, ortak mücadelenin farklı toplumsal kesimler arasında dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

“Barışı Büyütmeye En Çok da Biz Kadınların İhtiyacı Var”

Öznur Bartın, konuşmasının devamında barışın toplumsal bir dayanışma süreci olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Kadın mücadelesinin birliği, farklı inançların birlikte yaşamı ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulunan Bartın, şu ifadeleri kullandı:

“Yani ülkenin dört bir yanına barışın tohumlarını ekmek istiyoruz. Ama bunun için neye ihtiyaç var? Toplumsal dayanışmaya, toplumsal güce, kadın mücadelesinin birliğine ve dayanışmasına ihtiyaç var. Alevinin, Sünninin bu ülke için hep birlikte hareket etmesine ihtiyaç var. Barışı büyütmeye ihtiyacımız var. En çok da biz kadınların ihtiyacı var.”

Bartın, barışın güçlendirilmesiyle birlikte kadın mücadelesinin ve dayanışma ağlarının da büyüyeceğine inandıklarını ifade etti.

Aydın Programı Köşk’teki Buluşmayla Devam Etti

DEM Parti Kadın Meclisi’nin Aydın’daki iki günlük programı kapsamında Didim ve Söke’nin ardından Kuşadası ve Köşk’te de Alevi kadınlarla buluşmalar gerçekleştirildi.

Programın son bölümünde Alevi Kültür Dernekleri Köşk Şubesi ve Cemevi’nde kadınlarla bir araya gelindi.

Buluşmalarda, Alevi kadınların barış ve demokratik toplum sürecine katılımı, inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık, kadınlara yönelik şiddetle mücadele ve toplumsal dayanışmanın geliştirilmesi başlıkları öne çıktı.

DEM Parti Kadın Meclisi’nin Aydın programında verilen ortak mesaj, Alevi kadınların barış ve demokratikleşme tartışmalarının dışında bırakılmaması, kendi talepleri ve tarihsel deneyimleriyle sürecin aktif katılımcıları olması gerektiği yönünde oldu.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir