Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasının ardından kanal çalışanları ortak açıklama yaptı. Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Halk TV stüdyosunda çalışma arkadaşlarıyla birlikte yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkınız engelleniyor” dedi. Yıllardır ekonomik, hukuki ve teknik baskılarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Toktaş, “Fakat gazetecilik bitmez” sözleriyle mesleklerini sürdürme kararlılıklarını vurguladı.

AHA Haber Merkezi – Halk TV’ye kayyum atanmasının ve televizyon yayınlarının durdurulmasının ardından kanal çalışanları, stüdyoda bir araya gelerek kamuoyuna ortak açıklamada bulundu. Halk TV’nin YouTube hesabından paylaşılan açıklamayı, çalışanların yanında Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş okudu.

Gece yarısı gerçekleştirilen operasyon sırasında yüzlerce polisin kanal binasına geldiğini ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetiminin ana kumandayı devraldığını anlatan Toktaş, bu nedenle izleyicilere canlı yayında veda edemediklerini söyledi.

Halk TV’nin yaklaşık 20 yıldır yayın hayatını sürdürdüğünü hatırlatan Toktaş, kayyum uygulamasının yalnızca bir televizyon kanalının yönetimine müdahale olmadığını, halkın haber alma özgürlüğünü de etkilediğini belirtti.

“Ana Kumandaya El Konuldu, Yayında Veda Edemedik”

Kanalın gece yarısı gerçekleştirilen operasyonla devralındığını belirten Toktaş, çalışanların yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

“Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala, Türkiye’nin ‘yeni normali’ olarak el konuldu. Gece yarısı bir operasyonla el konuldu, TMSF kayyum olarak atandı. Ana kumandayı teslim alamadık; teslim alsaydık size yayından veda ederdik. Fakat şu anda mecburiyetten bir video arkadaşlarımızla birlikte çekiyoruz.”

Operasyon sırasında yüzlerce polisin kanal binasına geldiğini söyleyen Toktaş, ana kumandanın devralınması nedeniyle çalışanların izleyicilere televizyon ekranından seslenme olanağı bulamadığını ifade etti.

“Gazetecilik Bitmez, Sesimizi Duyurmaya Çalışacağız”

Halk TV çalışanlarının gazetecilik faaliyetlerini sürdürme kararlılığını vurgulayan Toktaş, bundan sonraki yayın çalışmalarını hangi mecralarda sürdüreceklerinin henüz belli olmadığını söyledi.

Toktaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Fakat gazetecilik bitmez. Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Nasıl bir yol olur, hangi mecralardan olur, onu şu anda bilemiyoruz.”

Halk TV’de çalışan gazetecilerin yalnızca bir televizyon kanalında görev yapmadıklarını, aynı zamanda Türkiye’de yaşanan toplumsal ve siyasal gelişmeleri kayıt altına alma sorumluluğuyla hareket ettiklerini belirten Toktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkınız engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma özgürlüğü için çalıştı, bilme hakkınıza hizmet etmek için biz burada vardık.”

“Mağdur Olan Kim Varsa Onun Yanında Olmaya Çalıştık”

Halk TV’nin yayıncılık anlayışında hak ihlallerine, toplumsal mücadelelere ve farklı kesimlerin yaşadığı sorunlara yer verdiklerini anlatan Toktaş, kanalın geçmişte gerçekleştirdiği haber çalışmalarını hatırlattı.

İliç’teki maden faciasından Akbelen ve Cerattepe’deki çevre mücadelelerine, Narin Güran cinayetinden cezaevlerindeki hak ihlallerine kadar birçok gelişmeyi kamuoyuna aktarmaya çalıştıklarını belirten Toktaş, farklı siyasi görüşlerden ve toplumsal kesimlerden insanların sesini duyurmayı amaçladıklarını söyledi.

Toktaş, bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı:

“Kimi zaman Kürt olduk, kimi zaman Türk olduk. Kimi zaman LGBT olduk, onların haklarını savunduk. Kimi zaman Alparslan Kuytul olduk, kimi zaman Selahattin Demirtaş olduk. Kimi zaman Selçuk Kozağaçlı olduk, kimi zaman Ekrem İmamoğlu, kimi zaman Can Atalay olduk. Onların sesi olmaya çalıştık. Şimdi o ses susturuluyor.”

Halk TV’nin hak haberciliğini esas alan bir yayıncılık anlayışıyla hareket ettiğini belirten Toktaş, “Yani mağdur olan kim varsa onun yanında olmaya çalıştık. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık” dedi.

“Ekonomik Olarak Boğulmaya Çalışıldık”

Halk TV’nin uzun süredir ekonomik, teknik ve hukuki baskılar altında bulunduğunu ileri süren Toktaş, kanalın yayınlarını sürdürmesini engellemeye yönelik girişimlerle karşı karşıya kaldıklarını savundu.

Toktaş, ekonomik baskıların kanalın finansmanını hedef aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ama şu bir gerçek, ekonomik olarak boğulmaya çalışıldık. Zaten teknik olarak ya da yasal olarak epey baskı altına alınmış bir kanaldık. Ama sonuç olarak bir biçimde bu yayınları sürdürdük. Ekonomik abluka en önemli ablukalardan biriydi.”

Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’na yönelik girişimlerin de bu sürecin bir parçası olduğunu iddia eden Toktaş, finansmanın kesilmesi yoluyla Halk TV’nin yayınlarının durdurulmak istendiğini öne sürdü.

Toktaş, çeşitli gizli tanık ifadeleri üzerinden yürütülen süreçlere değinerek kanalın sahibi üzerindeki baskıların sonuç vermemesi üzerine kayyum uygulamasına başvurulduğunu savundu.

Bu değerlendirmeler Toktaş’ın açıklamasında dile getirdiği iddialar olarak öne çıkarken, söz konusu girişimlerin amacı ve hukuki dayanaklarına ilişkin bağımsız bir doğrulama gönderilen metinde yer almadı.

“Demokrasiye Aykırı Ne Varsa Karşısında Durduk”

Halk TV çalışanlarının yayıncılık faaliyetlerinde demokratik ilkelere bağlı kaldıklarını ifade eden Toktaş, geçmişte yaşadıkları baskılara rağmen gazetecilik yapmaktan vazgeçmediklerini söyledi.

Gazetecilerin saldırılara uğradığını, tutuklandığını, yayınlarının durdurulduğunu ve frekans iptalleriyle tehdit edildiklerini hatırlatan Toktaş, bütün bu koşullarda doğru bildikleri haberleri kamuoyuna ulaştırmaya çalıştıklarını belirtti.

Toktaş, 15 Temmuz darbe girişimine karşı tutum aldıklarını da hatırlatarak şunları söyledi:

“15 Temmuz darbe girişimine karşı çıkan insanlar burada, bunlara da karşı çıkmış bir ekibiz. Demokrasiye aykırı ne varsa onun karşısında durmuş bir ekibiz. Yarın bu çizgiye, bu gazetecilik anlayışına Türkiye’nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacak.”

Toktaş, demokratik sınırlar içinde yayıncılık yaptıklarını belirterek ileride farklı siyasi görüşlerden insanların da haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

“Tarih Bunları Yazar”

Halk TV’ye kayyum atanmasını Türkiye’nin gazetecilik tarihi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiren Toktaş, çalışanların bugüne kadar yürüttükleri yayıncılık faaliyetlerinin arkasında durduklarını vurguladı.

Toktaş, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Dediğim gibi tarihi bir gün. Gazetecilik tarihimize de geçen bir gün. Kişisel tarihimize de geçen bir gün. Buradaki arkadaşlarımızla biz burada elimizden geleni yaptık. Bundan sonra hangi mecrada ne olur onu bilemiyoruz. Ama tarih bunları yazar. Tarihin doğru tarafında durma gibi bir bilinçle hareket ettik. Bundan sonra da öyle olacaktır.”

Halk TV çalışanlarının alkışlarıyla sona eren ortak açıklamada, kanalın yayınlarının durdurulmasına rağmen gazetecilik faaliyetlerini farklı mecralarda sürdürme iradesi öne çıktı.

Çalışanların mesajı, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına ilişkin tartışmaların odağında yer alan Halk TV’nin geleceğine dair belirsizlik sürerken, gazetecilik faaliyetlerinden vazgeçmeyecekleri yönünde oldu.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web | + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir