Muğla’da Bayır-Deştin bölgesinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı yıllardır mücadele eden yaşam savunucuları, Adalet Nöbeti’nin 5. haftasında bir kez daha Muğla İdare Mahkemesi önünde buluştu. Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla gerçekleştirilen nöbette, devam eden hukuki sürecin takipçisi olunacağı vurgulanırken; ormanların, tarım alanlarının, su kaynaklarının, havanın ve bölgedeki yaşamın bütününün korunması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.

Duray Güler / AHA – Muğla’da doğayı, yaşam alanlarını ve gelecek kuşakların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmak amacıyla başlatılan Adalet Nöbeti, 5. haftasında devam etti. Yaşam savunucuları, her perşembe olduğu gibi Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya gelerek hem devam eden hukuki sürece dikkat çekti hem de doğa mücadelesinin sürdürüleceğini bir kez daha dile getirdi.

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla gerçekleştirilen Adalet Nöbeti’nin merkezinde, Bayır-Deştin bölgesinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı yıllardır sürdürülen mücadele yer aldı.

Beş haftadır mahkeme önünde sürdürülen nöbet, yaşam savunucularının yalnızca devam eden yargı sürecinin değil, Muğla’nın doğal varlıklarının ve yaşam alanlarının geleceğinin de takipçisi olma kararlılığını ortaya koyduğu bir buluşmaya dönüştü.

Bayır-Deştin’de Yıllardır Süren Mücadele

Bayır-Deştin bölgesinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı bölge halkının ve yaşam savunucularının mücadelesi yıllardır devam ediyor.

Yaşam savunucuları, yapılmak istenen çimento fabrikasının etkilerinin yalnızca tesisin kurulacağı alanla sınırlı kalmayacağına dikkat çekiyor. Fabrikanın çevredeki ormanları, tarım alanlarını, su kaynaklarını, havayı ve bölgedeki yaşamın bütününü etkileyebileceğini belirten çevre örgütleri, bu nedenle mücadeleyi bölgenin geleceğini ilgilendiren bütünlüklü bir yaşam mücadelesi olarak değerlendiriyor.

Bölgedeki doğal varlıkların korunmasının yalnızca bugün yaşayanların değil, gelecek kuşakların da hakkı olduğunu vurgulayan yaşam savunucuları, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının korunmasını talep ediyor.

“Bu Mücadele Yalnızca Bir Çevre Mücadelesi Değil”

Bayır ve Deştin’de sürdürülen mücadelenin yalnızca belirli bir yatırım projesine karşı çıkış olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Yaşam savunucuları açısından söz konusu mücadele; toprağın, suyun, havanın, ormanların ve tarım alanlarının korunmasının yanı sıra bölgede yaşayan insanların yaşamlarını ve gelecek kuşakların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını da kapsıyor.

Bu nedenle Adalet Nöbeti’nde öne çıkan temel mesajlardan biri, doğanın korunması ile yaşam hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği oldu.

Hukuki Sürecin Takipçisi Olacaklar

Adalet Nöbeti’nin önemli başlıklarından birini de entegre çimento fabrikasına ilişkin devam eden hukuki süreç oluşturuyor.

Yaşam savunucuları, yargı sürecinin şeffaf, bağımsız ve kamu yararını esas alan bir anlayışla sonuçlandırılmasını talep ediyor.

Mahkeme sürecinin yalnızca hukuki bir dosyadan ibaret olmadığını vurgulayan çevre örgütleri, verilecek kararın Bayır-Deştin bölgesindeki doğal yaşamı, tarımsal alanları, su kaynaklarını ve bölgede yaşayan insanların geleceğini doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle yaşam savunucuları, dava sürecinin her aşamasını yakından izlemeyi ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceklerini belirtiyor.

Bilirkişi Sürecindeki Tartışmalar da Takip Ediliyor

Çevre örgütlerinin üzerinde durduğu bir diğer konu ise bilirkişi sürecine ilişkin ortaya çıkan tartışmalar.

Yaşam savunucuları, bilirkişi sürecinin ve dava kapsamında yapılacak değerlendirmelerin bilimsel gerçeklere dayanması gerektiğini savunuyor.

Mahkemenin kararını verirken bölgenin ekolojik yapısını, doğal varlıklarını ve kamu yararını esas alması gerektiğini belirten çevre örgütleri, sürecin tüm aşamalarının takipçisi olacaklarını ifade ediyor.

Adalet Nöbeti de bu hukuki takibin kamuoyu önündeki önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Beş Haftadır Her Perşembe Mahkeme Önündeler

Yaşam savunucuları, beş haftadır kesintisiz biçimde her perşembe Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya geliyor.

Adalet Nöbetleriyle devam eden dava sürecinin kamuoyunun gündeminde tutulması hedeflenirken, aynı zamanda Muğlalılara doğalarına ve yaşam alanlarına sahip çıkma çağrısı yapılıyor.

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla sürdürülen nöbetler, Bayır-Deştin’de yıllardır devam eden mücadelenin kent merkezindeki sesi olmayı sürdürüyor.

“Muğla’nın Havası, Suyu ve Toprağı Hepimizin”

Adalet Nöbeti’ne katılan yaşam savunucuları, Bayır-Deştin’de yaşananların yalnızca bölgede yaşayan yurttaşların sorunu olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Muğla’nın havasının, suyunun, toprağının, ormanlarının, tarım alanlarının ve diğer doğal varlıklarının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirten yaşam savunucuları, mücadelenin daha geniş bir dayanışmayla sürdürülmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu çerçevede Adalet Nöbetleri, hukuki sürecin takip edilmesinin yanı sıra Muğla kamuoyuna yapılan sürekli bir dayanışma çağrısı niteliği de taşıyor.

Adalet Nöbeti Devam Edecek

Beşinci haftada da Muğla İdare Mahkemesi önünde aynı kararlılıkla bir araya gelen yaşam savunucularının mesajı değişmedi.

Bayır-Deştin bölgesinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı yıllardır sürdürülen mücadelenin, hukuki süreçle birlikte devam edeceği vurgulandı.

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi öncülüğünde sürdürülen Adalet Nöbeti ile doğaya, yaşam alanlarına ve gelecek kuşakların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip çıkma mücadelesinin devam edeceği bir kez daha ifade edildi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir