Tüm Emeklilerin Sendikası’nın çağrısıyla Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya gelen emekliler, düşük aylıklara, artan geçim sıkıntısına ve sosyal hak kayıplarına karşı ses yükseltti. Buluşmada, 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önündeki emekli eylemi sırasında yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu anıldı. Sendika, yaşamına son vermenin bir mücadele yöntemi olmadığını özellikle vurgularken, Şekeroğlu’nun ölümünün gerçekleştiği ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların görmezden gelinemeyeceğini belirtti. “Biz sadaka istemiyoruz, lütuf istemiyoruz” diyen emekliler, insanca ve onurlu bir yaşam için örgütlü mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

“Emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın sonuçları artık yalnızca mutfakta, pazarda, kirada ve faturalarda görülmüyor. Yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçları da giderek ağırlaşıyor. Bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı.”

Duray Güler / AHA – Tüm Emeklilerin Sendikası’nın çağrısıyla emekliler, 30 Eylül Çarşamba günü Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya geldi. Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların gündeme taşındığı buluşmada, düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı, sosyal hak kayıpları ve emeklilerin giderek ağırlaşan yaşam koşulları protesto edildi.

Muğla’daki buluşmada Tüm Emeklilerin Sendikası Merkez Yürütme Kurulu tarafından hazırlanan basın açıklamasını Mehmet Göktepe okudu.

Açıklamanın merkezinde, 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önündeki emekli eylemi sırasında yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu vardı.

Sendika, Şekeroğlu’nun ölümünün ardından yaşananları değerlendirirken bir yandan ekonomik ve siyasi sorumluluğa dikkat çekti, diğer yandan ise yaşamına son vermenin hiçbir biçimde bir mücadele yöntemi olarak görülemeyeceğinin altını çizdi.

“Mücadelemiz Barışçıl, Demokratik ve Meşru”

Tüm Emeklilerin Sendikası, açıklamasında hiçbir emeklinin ya da yurttaşın yaşadığı öfke ve çaresizliği kendisine veya başka bir insana zarar verecek noktaya taşımaması gerektiğini özellikle vurguladı.

Sendika, emeklilerin insanca ve onurlu yaşam mücadelesinin örgütlenerek, dayanışmayı büyüterek ve birlikte hak arayarak sürdürüleceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir emekli, hiçbir yurttaş öfkesini ve çaresizliğini kendi canına ya da bir başkasının canına zarar verecek noktaya taşımamalıdır. Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir.”

Ali Şekeroğlu’nun Sözleri Hatırlatıldı

Sendika, Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını savunarak, içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal koşulların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Basın açıklamasında Şekeroğlu’nun daha önce dile getirdiği sözler hatırlatıldı: “Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım.”

Şekeroğlu’nun yönetenlere seslenerek, “Devletimizi ve bizleri yönetenler de duysun” dediği; bir başka paylaşımında ise “Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Anayasa Mahkemesi önündeki eyleme katıldığında elinde taşıdığı dövizde ise şu sözlerin yazılı olduğu belirtildi: “Para için değil, onurumuz için!”

Sendika: “Bu Yalnızca Bir İntihar Değil, Siyasi Bir Cinayettir”

Tüm Emeklilerin Sendikası, Şekeroğlu’nun ölümünün gerçekleştiği ekonomik ve toplumsal koşulların siyasi sorumluluğu bulunduğunu savundu.

Sendika açıklamasında, “Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir” değerlendirmesinde bulunarak, milyonlarca emeklinin içine sürüklendiğini belirttiği yoksulluğun siyasi tercihlerden bağımsız ele alınamayacağını ifade etti.

Açıklamada şöyle denildi: “Emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın sonuçları artık yalnızca mutfakta, pazarda, kirada ve faturalarda görülmüyor. Yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçları da giderek ağırlaşıyor. Bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı.”

“Emekli Aylıklarını Emekliler Belirlemedi”

Sendika, emeklilerin bugünkü ekonomik koşullarından sorumlu tutulamayacağını belirterek 5510 sayılı yasa, emekli aylıkları, seyyanen artış, bütçe, vergi politikaları ve sosyal güvenlik sistemine dikkat çekti.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emekliler karar vermedi. Bütçeyi, vergi politikasını, sosyal güvenlik sistemini ve kamu kaynaklarının nereye aktarılacağını emekliler belirlemedi. Bunları siyasi iktidar belirledi.”

Tüm Emeklilerin Sendikası, milyonlarca emeklinin yaşadığı yoksulluk, geçim sıkıntısı ve geleceksizliğin siyasi sorumluluğunun AKP iktidarında olduğunu savundu.

“Siyasi İktidar Bu Sorumluluktan Kaçamaz”

Açıklamada, 5510 sayılı yasayla emekli aylıklarını aşağı çektiği belirtilen sistemin oluşturulması, emeklilerin milli gelirden aldığı payın gerilemesi ve çalışan kamu görevlilerine verilen seyyanen artışın emeklilere yansıtılmaması eleştirildi.

Sendika, Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerinin bilinemeyeceğini ve tek bir nedene indirgenemeyeceğini de açıkça belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Ancak bir emekli ‘İnsan gibi yaşamak istiyorum’, ‘Açlıkla cezalandırmayın’, ‘Yönetenler sesimizi duysun’ dedikten sonra Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veriyorsa, siyasi iktidar ortaya çıkan bu ağır tablonun sorumluluğunu görmezden gelemez.”

Sendika, iktidardan sorumluluk üstlenen güçlü bir açıklama duymadığını belirterek, “Bir emekli Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiriyor. Ve siyasi iktidar sessizliğini sürdürüyor. Bunu normalleştirmeyeceğiz” dedi.

“Kaynak Kime Var, Emekliye Neden Yok?”

Muğla’daki açıklamada kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı da gündeme getirildi.

Sendika, emeklilere “kaynak yok” denilirken milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmalarının kamuoyunun gündemine geldiğini, faize trilyonlarca lira ayrıldığını belirterek kaynakların hangi kesimlere ve hangi önceliklerle aktarıldığının sorgulanması gerektiğini savundu.

Açıklamada şu soru yöneltildi: “Kaynak kime var, emekliye neden yok?”

Bir ömür çalışan, vergi veren ve prim ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabilecekleri bir aylık sağlanmasının “yük” olarak görülemeyeceğini belirten sendika, bütçe tercihlerinin aynı zamanda siyasi tercihler olduğunu ifade etti.

“Bütçe Siyasi Tercihtir”

Tüm Emeklilerin Sendikası, bütçenin yalnızca rakamlardan oluşmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bütçe yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bütçe siyasi tercihtir. Kime kaynak ayırdığınız, kimden vergi aldığınız, ekonomik krizin yükünü kimin sırtına yüklediğiniz ve emekliye nasıl bir hayat sunduğunuz siyasi tercihtir.”

Sendika, emeklilerin açlık ve yoksulluk koşullarına mahkûm edildiğini savunarak bunun siyasi sorumluluğunun mevcut iktidara ait olduğunu ileri sürdü.

“Sadaka Değil, Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz”

Basın açıklamasında emeklilerin taleplerinin bir ayrıcalık olmadığı vurgulandı.

Yeterli beslenebilmek, barınabilmek, sağlık hizmetlerine ulaşabilmek ve gelecek kaygısı yaşamadan hayatını sürdürebilmek isteyen emekliler, yıllarca verdikleri emeğin ve ödedikleri primlerin karşılığını talep ettiklerini belirtti.

Sendika şu çağrıyı yaptı: “Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. İnsanca beslenmek, barınmak, sağlık hizmetlerine ulaşmak; çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz.”

“Yaşamak, Örgütlenmek ve Hakkımızı Birlikte Aramaktır”

Tüm Emeklilerin Sendikası, Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünü sahiplenirken, bunun yaşamına son vermeyi yüceltmek anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi.

Sendika, bu sözün yaşayan milyonlarca emeklinin onurlu yaşam mücadelesinin büyütülmesi için sahiplenildiğini belirterek şöyle devam etti: “Bu söz yerde kalmayacaktır. Ama bunun yolu kendi yaşamımızdan vazgeçmek değildir. Yaşamak, örgütlenmek, yan yana gelmek ve hakkımızı birlikte aramaktır.”

Emeklilerin, emek örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin yan yana gelerek birleşik, demokratik ve barışçıl mücadeleyi büyütmesi çağrısı yapıldı.

Muğla’dan Yükselen Çağrı: “İnsanca ve Onurumuzla Yaşamak İstiyoruz”

Muğla Sınırsızlık Meydanı’ndaki buluşmada emekliler, düşük aylıklara ve ağırlaşan yaşam koşullarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Tüm Emeklilerin Sendikası, açıklamasını Ali Şekeroğlu’nun sözünü bir kez daha hatırlatarak ve emeklilerin ortak taleplerini dile getirerek tamamladı: “Para için değil, onurumuz için!”

“Geçinemiyoruz! İnsanca ve onurumuzla yaşamak istiyoruz! Yaşasın insanca yaşam mücadelemiz! Yaşasın onurumuz için mücadelemiz!”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir