DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından Alevi-Bektaşi kültürü, inancı ve değerlerine ilişkin hazırlanan 12 modüllük eğitim programını TBMM gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Kordu; programın hazırlanmasına katıldığı belirtilen 100’den fazla dede, akademisyen ve öğretmenin kimliklerinin, görüşülen Alevi kurumlarının, kullanılan kaynakların ve 12 modülün içeriğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Kordu ayrıca ders verecek eğiticilerin hangi ölçütlerle belirleneceğini ve bu süreçte Alevi ocaklarının rızasının aranıp aranmayacağını sordu.

“Alevilik-Bektaşilik içerisindeki farklı ocak, erkân, yöresel gelenek ve yorumların programa yansıtılmasında nasıl bir temsil yöntemi uygulanmıştır? Programın hazırlanmasına katılan kişilerin hangi ocak, gelenek ve bölgeleri temsil ettiği belirlenmiş midir? Belirlendiyse bu dağılım kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?”

AHA Haber Merkezi – DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Alevi-Bektaşi kültürü, inancı ve değerlerine ilişkin hazırladığı 12 modüllük eğitim programının hazırlanma sürecinin şeffaflığı, Alevi kurumlarının sürece katılımı, programda esas alınan kaynaklar ve eğiticilerin belirlenme yöntemi hakkında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Kordu, Bakan Tekin’in programın yaklaşık iki ila iki buçuk yıllık bir çalışma sonucunda hazırlandığını, farklı illerden akademisyen, öğretmen ve dedelerin katıldığı çalışmalar, çalıştaylar ve sempozyumlar gerçekleştirildiğini ve 100’den fazla kişinin sürece katkı sunduğunu açıkladığını hatırlattı.

Ancak Kordu, kamuoyuna yapılan açıklamalarda söz konusu kişilerin kimlikleri, temsil ettikleri kurumlar, bağlı oldukları ocak veya Alevi-Bektaşi gelenekleri, çalışma gruplarının nasıl oluşturulduğu ve programın hangi akademik kaynaklara dayandırıldığı konusunda yeterli bilgi verilmediğini belirtti.

Kordu ayrıca, Alevi tabanında karşılığı bulunan büyük Alevi çatı örgütlerinin projenin kendilerinden bağımsız ve “kapalı kapılar ardında” yürütüldüğünü ifade ettiklerini önergesinde dile getirdi.

“Alevi Toplumunu İlgilendiren Politikalar Hak ve Özgürlükler Temelinde Ele Alınmalı”

Kordu, soru önergesinin gerekçesinde Alevi inancının anayasal düzeyde açık ve eşitlikçi bir güvenceye kavuşturulmadığını, cemevlerinin ibadethane statüsüne ilişkin taleplerin karşılanmadığını ve Alevi yurttaşların eşit yurttaşlık taleplerinin dikkate alınmadığını ifade etti.

Bu koşullarda Alevi-Bektaşi toplumunu doğrudan ilgilendiren politika ve uygulamaların toplumsal gerçeklik gözetilerek, hak ve özgürlükler temelinde ele alınması gerektiğini belirten Kordu, önergesinde şu değerlendirmeye yer verdi:

“Alevilik-Bektaşilik alanının farklı ocak, erkân, yöresel gelenek ve yorumları barındırdığı dikkate alındığında, kamu tarafından hazırlanarak halk eğitim merkezlerinde uygulanacak bir programda ‘doğru kaynak’ veya ‘doğru bilgi’ olarak nitelendirilen içeriğin hangi bilimsel ve çoğulcu ölçütlerle belirlendiğinin açıklığa kavuşturulması önem taşımaktadır.”

Kordu ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin din eğitimi alanındaki kararlarında eğitimde nesnellik, çoğulculuk ve tarafsızlık ilkelerine ilişkin değerlendirmeler bulunduğuna dikkat çekti.

“100’den Fazla Kişinin İsimleri Neden Açıklanmadı?”

Kordu, Bakanlığın program çalışmalarına “100’den fazla dede, akademisyen ve öğretmenin” katıldığı yönündeki açıklamasını hatırlatarak Bakan Tekin’e şu soruyu yöneltti:

“Bu kişilerin isimleri, akademik/mesleki unvanları, görev yaptıkları kurumlar ve sürece hangi sıfatla katıldıkları neden kamuoyuna açıklanmamıştır? Söz konusu listenin tamamını kamuoyuyla paylaşacak mısınız?”

Hangi Alevi-Bektaşi Kurumlarıyla Görüşüldü?

Kordu, programın hazırlanması sırasında Alevi toplumunun örgütlü yapılarının sürece ne ölçüde dahil edildiğinin de açıklanmasını istedi:

“Programın hazırlanması sürecinde hangi Alevi-Bektaşi dernekleri, federasyonları, vakıfları, cemevleri, ocakları veya diğer Alevi-Bektaşi kurumlarıyla görüşülmüştür? Her bir kurumla hangi tarihlerde, kimlerin katılımıyla ve hangi konularda görüşme yapılmıştır? Bu toplantıların tutanakları veya sonuç raporları mevcut mudur?”

“‘Doğru Kaynak’ Hangi Bilimsel Kriterlere Göre Belirlendi?”

Önergede öne çıkan başlıklardan biri de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılan “doğru kaynak” ifadesi oldu.

Kordu, bu kavramın nasıl tanımlandığının açıklanmasını isteyerek şu soruları yöneltti:

“Bakanlık tarafından Alevilik-Bektaşiliğin ‘doğru kaynaktan’ öğrenilmesine yönelik bir program hazırlandığı belirtilmektedir. Buradaki ‘doğru kaynak’ kavramı hangi objektif, akademik ve bilimsel kriterlere göre belirlenmiştir? Programda kullanılan kitap, makale, arşiv belgesi, sözlü tarih çalışması ve diğer kaynakların tamamının yer aldığı kaynakça kamuoyuna açıklanacak mıdır?”

Farklı Ocak ve Erkânların Temsili Soruldu

Aleviliğin farklı ocak, erkân, bölgesel gelenek ve yorumları bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Kordu, bunların hazırlanan programa nasıl yansıtıldığını da Bakan Tekin’e sordu:

“Alevilik-Bektaşilik içerisindeki farklı ocak, erkân, yöresel gelenek ve yorumların programa yansıtılmasında nasıl bir temsil yöntemi uygulanmıştır? Programın hazırlanmasına katılan kişilerin hangi ocak, gelenek ve bölgeleri temsil ettiği belirlenmiş midir? Belirlendiyse bu dağılım kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?”

“12 Modülün Tam Metinleri Kamuoyuna Açıklanacak mı?”

Kordu, yalnızca programa katkı sunan isimlerin değil, hazırlanan eğitim materyallerinin ve hazırlık sürecindeki belgelerin de kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Önergede Bakan Tekin’e şu soru yöneltildi:

“Hazırlanan 12 modülün tam metinleri, kaynakçaları, hazırlanma sürecinde oluşturulan komisyon/çalışma grubu listeleri, çalıştay ve toplantı tutanakları ile varsa akademik değerlendirme ve Talim ve Terbiye Kurulu inceleme raporlarının kamuoyuna açıklanmamasının gerekçesi nedir? Bakanlığınız bu belgelerin tamamını kamuoyunun erişimine açmayı planlamakta mıdır?”

“Alevi Ocaklarının Rızası Aranacak mı?”

Kordu’nun önergesindeki son soru ise program kapsamında Halk Eğitimi Merkezlerinde ders verecek kişilerin nasıl belirleneceğine ilişkin oldu.

Eğiticilerin hangi yeterlilik ve temsil ölçütlerine göre görevlendirileceğini soran Kordu, Alevi inancındaki ocak ve rızalık anlayışını da gündeme getirerek Bakan Tekin’e şu soruyu yöneltti:

“Halk Eğitimi Merkezlerinde bu 12 modül kapsamında ders verecek olan ‘usta öğreticiler’, eğitmenler veya dedeler hangi kriterlere göre istihdam edilecektir? İnanç temelli bu derslerin eğiticilerine formasyon ya da yeterlilik belgesi verilirken Alevi toplumunun kendi inanç önderlerinin (ocakların) rızası aranacak mıdır?”

Kordu, verdiği soru önergesiyle Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Alevi-Bektaşi eğitim programının hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen sürecin, programa katkı sunduğu belirtilen isimlerin, kurumsal temsilin, kullanılan kaynakların ve eğitimci belirleme yönteminin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir