Tutuklu Grup Yorum emekçisi Şura Başer, cezaevinden kaleme aldığı mektupla 30 Eylül 2026’da İstanbul Çağlayan’daki 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmasına çağrı yaptı. Yaklaşık 22 aydır tutuklu olduğunu belirten Başer, kendisiyle birlikte Grup Yorum emekçileri Cem Dursun, Merve Kurt, Bergün Varan, Ridvan Akbaş, Muharrem Cengiz ve Eser Şel’in yargılandığını ifade etti. Dosyadaki suçlamalara ayrıntılı biçimde değinen Başer, “Bugün Yorum’u savunmak; sanat yapma hakkını, söz-ifade özgürlüğünü savunmaktır. Yorum’u savunmak, zulme karşı direnmektir, direnişi savunmaktır” diyerek sanatçıları, basın emekçilerini, milletvekillerini ve halkı duruşmaya davet etti.

Şura Başer: ”Ben ve tutuklu olan altı arkadaşım, iki yıl önce aranızdaydık. Konser yasakları, milyonlar olarak bir araya gelmemizi engelledi ama hep omuz omuzaydık. Pikniklerde, düğünlerde, etkinliklerde bir aradaydık.”

AHA Haber Merkezi – Grup Yorum emekçisi Şura Başer, tutuklu bulunduğu cezaevinden kaleme aldığı mektupla hem yaklaşık iki yıldır devam eden yargılama sürecini hem de kendisine yöneltilen suçlamaları kamuoyuyla paylaştı. Başer, Grup Yorum’a yönelik konser yasaklarından kültür merkezlerine yönelik baskılara, tutuklamalardan şarkıların sosyal medya platformlarında yasaklanmasına kadar yaşadıklarını anlatarak, bütün bunlara rağmen sanat üretmeye devam ettiklerini belirtti.

Başer’in mektubunda en dikkat çekici bölümlerden birini, hakkındaki dosyada suçlama konusu yapıldığını söylediği faaliyetler oluşturdu. Başer; Grup Yorum emekçisi olduğunu söylemesinin, Grup Yorum konserlerine katılmasının, nişan fotoğraflarının, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde çektiği bir videonun, tutuklu arkadaşlarıyla dayanışmasının, cezaevlerinden gelen mektupların, “kuyu tipi” hapishanelere ilişkin paylaşımlarının ve susma hakkını kullanmasının dosyada suçlama konusu haline getirildiğini ifade etti.

İlk duruşmada tahliye edildiğini ancak beş gün sonra yeniden tutuklandığını belirten Başer, sonraki duruşmalarda da tahliye edilmediklerini, Grup Yorum emekçisi Cem Dursun’un ise kaldığı cezaevindeki koşulları protesto etmek amacıyla açlık grevinde olduğunu aktardı.

Başer, 30 Eylül’de görülecek beşinci duruşma öncesinde kamuoyuna seslenerek, “O duvar, duvarımız… Yıkılır gelir bize vız…” sözleriyle başlayan mektubunda sanatın ve ifade özgürlüğünün savunulması çağrısında bulundu.

“İki Yıl Önce Aranızdaydık”

Şura Başer, mektubuna sanat ve basın emekçileri ile Grup Yorum dinleyicilerine seslenerek başladı: “Değerli sanat emekçileri, basın emekçileri ve Grup Yorum halaylarıyla direnen, ‘Grup Yorum halktır, susturulamaz’ diyen halkımıza;

Ben ve tutuklu olan altı arkadaşım, iki yıl önce aranızdaydık. Konser yasakları, milyonlar olarak bir araya gelmemizi engelledi ama hep omuz omuzaydık. Pikniklerde, düğünlerde, etkinliklerde bir aradaydık.”

Başer, tutuklu Grup Yorum emekçilerinin İdil Kültür Merkezi’ne yönelik baskınlara, konser yasaklarına ve Grup Yorum’a yönelik uygulamalara karşı dayanışma gösterdiğini belirterek şöyle devam etti: “Tutsak arkadaşlarımız için, konser yasakları için, kültür merkezimizin baskına uğramaması için kampanyalar yürüttük. Adaletsizliğe uğrayan halkımızın yanında durduk. Halk için sanat yaparken halkımız için de direndik.”

“Bugün de Bizler Hapishanedeyiz”

Başer, Grup Yorum’un yıllardır baskılarla karşı karşıya bulunduğunu savunarak, yasaklara rağmen üretimlerini sürdürdüklerini ifade etti: “Üç ayda bir kurumumuzun basıldığı ve kurumda bulunan herkesin tutuklandığı, şarkılarımızın sosyal medya platformlarında bile yasaklandığı koşullarda üretmeye devam ettik. Yeni besteler yaptık, yeni kitaplar yazdık, talan edilen kurumumuzu her defasında yeni baştan yarattık.

Grup Yorum yalnız Türkiye’de değil, dünyada en çok baskı gören müzik grubudur. Emekçilerimiz hapishanelerden hiç eksik olmadı, bir yanımız hep hapishanede olmuştur. Bugün de bizler hapishanedeyiz.”

Yedi Grup Yorum Emekçisi Birlikte Yargılanıyor

Başer, kendisiyle birlikte altı Grup Yorum emekçisinin daha yargılandığını belirterek şu isimleri sıraladı:

Cem Dursun, Merve Kurt, Bergün Varan, Ridvan Akbaş, Muharrem Cengiz ve Eser Şel.

Davanın beşinci duruşmasının 30 Eylül’de görüleceğini belirten Başer, “Devrimci sanatçılık geleneğini sürdürdüğümüz için, halk için sanat yaptığımız, adalet istediğimiz, mücadele ettiğimiz için yargılanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Başer, kendilerine yöneltilen suçlamaların kendi koydukları yasalara göre dahi suç sayılamayacağını savunarak, “Aksine hakkımız olan her şeyi dosyamıza doldurarak bizi içeride tutuyorlar” dedi.

Başer Dosyadaki Suçlamaları Sıraladı

Şura Başer, mektubunda dosyada kendisine yöneltildiğini söylediği suçlamaları da tek tek sıraladı. Başer’in aktardığına göre bunlar arasında şu hususlar yer alıyor:

  • Gözaltına alınırken “Halkımız, ben Grup Yorum emekçisiyim” demesi ve gözaltına karşı tepki göstermesi,
  • Nişanlanması ve nişan fotoğrafı çektirmesi,
  • 6 Şubat depreminin yıl dönümünde çektiği video,
  • Bergün Varan’ın polisler tarafından saçının yolunmasına ilişkin açtığı davanın duruşmasına çağrı yapmak amacıyla video çekmesi,
  • Tutuklu Grup Yorum emekçisi Cem Dursun ile çekilmiş bir fotoğrafın sosyal medya hesabından “Nazım’ın ‘Hoşgeldin’ şiirinin dizeleriyle” paylaşılması,
  • Açlık grevi yapan Rezan Şengül’ün tahliye sonrasında kuruma geldiğinde çekilen fotoğrafının paylaşılması,
  • Grup Yorum tutukluları için düzenlenen internet konseri ve dönüşümlü açlık grevleri,
  • Tutukluların mahkemelerine katılması,
  • Hapishanelerden ve hapishane idaresinin denetiminden geçerek gelen mektuplar,
  • S, Y ve yüksek güvenlikli hapishaneler için “kuyu tipi” ifadesini kullanması,
  • “Kuyu tipi” hapishanelere karşı çektiği videolar,
  • Nişanlısının yatırdığı paraların örgüt finansmanı iddiasına dayanak yapılması,
  • Susma hakkını kullanması,
  • MESAM-MÜYORBİR gibi kurumlardan telif ücreti alması.

Başer, nişanlısının kendisine gönderdiği farklı miktarlardaki paraların dosyada “örgüt finansmanı” iddiasına kanıt olarak konulduğunu belirterek, hapishanede birlikte kaldığı bir arkadaşına yatırdığı 200 TL’nin de aynı şekilde değerlendirildiğini ifade etti.

“22 Aydır Tutukluyum”

Şura Başer, söz konusu suçlamalar nedeniyle 22 aydır tutuklu olduğunu belirterek ilk duruşmasında tahliye edildiğini ancak kısa süre sonra yeniden tutuklandığını anlattı:

“İşte bu suçlamalar yüzünden 22 aydır tutukluyum. İlk duruşmamızda tahliye olmama rağmen, 5 gün sonra yeniden İdil Kültür Merkezimiz basıldı ve yeniden tutuklandım. Yalnızca 5 gün dışarıda kalabildim.”

Sonraki duruşmalarda da hiçbirinin tahliye edilmediğini belirten Başer, savunma haklarının gasp edildiğini ileri sürdü.

Başer ayrıca Grup Yorum emekçisi Cem Dursun’un bulunduğu hapishanedeki koşullar nedeniyle açlık grevinde olduğunu belirterek, Dursun’un günün 22 saatini 8,2 metrekarelik bir hücrede geçirdiğini ve talepleri karşılanmazsa duruşma günü açlık grevinin 155’inci gününde olacağını ifade etti.

“Yorum’u Savunmak, Sanat Yapma Hakkını Savunmaktır”

Mektubunun sonunda sanat ve ifade özgürlüğüne vurgu yapan Şura Başer, 30 Eylül’de görülecek duruşma için çağrıda bulundu:

“Bugün Yorum’u savunmak; sanat yapma hakkını, söz-ifade özgürlüğünü savunmaktır. Yorum’u savunmak, zulme karşı direnmektir, direnişi savunmaktır.”

Başer, duruşmanın

tarihinde saat 10.00’da İstanbul Çağlayan’daki 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı:

“Tüm sanatçıları, basın emekçilerini, milletvekillerini ve halkımızı bekliyoruz…”

Grup Yorum tarafından yapılan çağrıda ise “Tutuklu Grup Yorum emekçileri serbest bırakılsın” denilerek #GrupYorumaÖzgürlük etiketiyle dayanışma çağrısı yapıldı.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir