Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), gazeteci ve yazar Fehim Taştekin’i “Suriye’de Neler Oluyor? Değişen Dengeler ve İnsan Hakları” başlıklı çevrim içi toplantıda üyeleriyle buluşturdu. Suriye’deki yeni yönetimden bölgesel ve uluslararası aktörlerin politikalarına, Alevilere ve diğer inanç topluluklarına yönelik hak ihlali iddialarından Kürtlerin konumuna kadar birçok başlığın ele alındığı toplantıda Taştekin, ülkedeki geçiş sürecini ve değişen dengeleri değerlendirdi. AHRS Başkanı Hasan Öğütçü ise topluluğun kuruluş amacını, insan hakları çalışmalarını, belgeleme faaliyetlerini ve Suriye’de yetim kalan çocuklara yönelik dayanışma çalışmalarını anlattı.

Zeki Rüzgar / AHA – Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Suriye’de yaşanan siyasal dönüşümü, değişen bölgesel dengeleri ve insan hakları sorunlarını ele almak amacıyla gazeteci ve yazar Fehim Taştekin’i çevrim içi toplantıda konuk etti. “Suriye’de Neler Oluyor? Değişen Dengeler ve İnsan Hakları” başlığıyla Zoom üzerinden gerçekleştirilen buluşmada, Suriye’nin geleceğini yakından ilgilendiren çok sayıda konu tartışıldı.

Toplantıda Suriye’de 8 Aralık 2024 sonrasında ortaya çıkan yeni siyasal yapı, yeni yönetimin uygulamaları, Aleviler ve diğer etnik ve inançsal toplulukların durumu, insan hakları ihlalleri, yargı ve yönetim mekanizmaları, ABD, İsrail ve Türkiye başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası aktörlerin Suriye politikaları ile Kürtlerin ülkedeki yeni süreçteki konumu ele alındı.

Toplantının açılışında konuşan AHRS Başkanı Hasan Öğütçü, topluluğun kuruluşu ve yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi verirken, Suriye’de hiçbir topluluğun çoğunluk baskısıyla asimile edilmediği, herkesin eşit yurttaş olarak yaşayabildiği özgür, demokratik ve çoğulcu bir gelecek hedeflediklerini belirtti.

Ardından söz alan Fehim Taştekin ise Suriye’deki gelişmeleri bölgesel ve uluslararası ilişkiler üzerinden değerlendirdi. Taştekin’in yaklaşık bir saatlik sunumunun ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Toplantıda yapılan konuşmalar ve değerlendirmeler şöyle:

Öğütçü: “Özgür, Demokratik ve Çoğulcu Bir Suriye Vizyonuyla Yola Çıktık”

Toplantı başlamadan önce söz alan topluluk Başkanı Hasan Öğütçü, AHRS’nin kuruluşu ve faaliyetleri hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.

Hasan Öğütçü yaptığı konuşmada, “Suriye, yıllardır süren savaşın, yıkımın ve sistematik hak ihlallerinin merkezinde yer alıyor. Özellikle 08 Aralık 2024 tarihinde iktidarın HTS’ye teslim edilmesinden bugüne, etnik ve dini azınlıklar büyük bir tehditle karşı karşıya kaldı. AHRS; Aleviler, Hıristiyanlar, Kürtler, Süryaniler ve Rum Ortodokslar başta olmak üzere, baskı altındaki bu toplulukların haklarını savunmak amacıyla doğdu. Bizler; hiçbir topluluğun çoğunluk baskısıyla asimile edilmediği, her bireyin eşit yurttaş olarak yaşadığı özgür, demokratik ve çoğulcu bir Suriye vizyonuyla yola çıktık” dedi.

Yönetim Kurulu üyelerinin Amerika, İngiltere, İsviçre, Hollanda ve Almanya gibi farklı ülkelerde yaşayarak buralardaki kurumsal ve diplomatik çalışmalarını bizzat yönlendirdiğini belirten Hasan Öğütçü, dünyanın değişik ülkelerinden birçok değerli bilim insanı, hukukçu, gazeteci ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de AHRS Danışma Kurulu’nu oluşturduğunu ve çalışmalarıyla güçlerine güç kattıklarını belirtti.

Hasan Öğütçü ayrıca topluluğun Arşiv, Belgeleme ve Hukuk komisyonlarının çalışmalarından söz etti. Birleşmiş Milletlere sunacakları kapsamlı raporlar ile Suriye’de yetim kalan çocuklar için hayata geçirdikleri “Koruyucu Aile” ile bu çocukların okumaları için yaptıkları parasal destekleri anlattı.

Taştekin: “Suriye Hedef Alındı”

Daha sonra moderatör olarak görev alan Mehmet Uğur, Fehim Taştekin hakkında kısa bir bilgilendirmenin ardından sözü kendisine verdi.

Fehim Taştekin, “Suriye kendi coğrafi konumu, siyasi problemleri, onu çevreleyen Orta Doğu düzeni içerisindeki konumu yüzünden hedef alındı ve bugün de bu hedef doğrultusunda araçsallaştırdıkları kim olursa olsun onlarla yola devam etme konusunda bir kararlılık söz konusu” diyerek söze başladı.

Fehim Taştekin’in sözlerinin devamındaki bazı başlıkları şöyle özetlemek mümkün:

“Bu araçlar IŞİD’den, El Kaide’den gelen kadrolar ve ABD’nin Suriye’ye çizdiği rota, biçilen rolün ancak bu kadrolar eliyle mümkün kılınabilir. Bu kadroların dik durarak Suriye’yi bağımsız, özgür ve özgün bir şekilde geleceğe taşımaları mümkün değil.

Suriye geçmişte de matah bir ülke olmadı, ancak kadın konusu, mezhepler ve din konularında bazı hassasiyetlere sahipti. Yeni yönetim ise bunların üzerinden silindir gibi geçti.

“İsrail İşgalini Genişletiyor”

İsrail, yaşananları müthiş derecede haz duyarak tadını çıkarıyor ve işgalini genişletiyor.

Yeni yönetimin uygulamaları ABD’nin ve İsrail’in beklentilerini karşılaması nedeniyle uluslararası yaptırımlar kaldırılarak, yeni yönetim ödüllendirildi.

Suriye’yi, istenilen kıvama taşımada bir operatöre ihtiyaç vardı ve Türkiye bu operatörlük konusunda kendine biçilen misyonu gayet iyi bir şekilde yerine getirdi.

Bu kadroların evcilleştirilmesi, bu kadroların tecrübe kazanması, kurumsal kimlik kazanması konusunda Türkiye azami çabayı sarf ediyor. Fakat tabii ki Türkiye’nin kendi hayalini kurduğu şekilde bir oyun kurucu olma şansı da yok. Sonuç itibarıyla çok sayıda aktör var. Katar, Mısır, Ürdün, tabii ki İsrail, Amerika; hepsi oyun kurucu.

“Henüz Geçiş Süreci Söz Konusu”

Cihadi, Selefi kavramlarla şekillenmiş bir dünya görüşüne sahip ve yöneticiler buna uygun bir sistemi tabii ki hayal ediyorlar, kadrolar oradan geldi. Bunun bir nüvesi olarak İdlib’de 2015 sonrası pratik sergilediler ve biz oradan da gördük, ancak Suriye gerçekliği onların arzu ettiği düzeni kurmalarına da imkân vermiyor.

Bu yüzden çok fecaat arz eden icraatlar, yanı sıra bazı kirli mekanizmaların da devrede olduğunu söyleyebiliriz.

Henüz geçiş süreci söz konusu ve ülkenin bir anayasası yazılmadı.

Sadece bir başkanlık kararnamesi yazıldı, bu kararnameyle rejim kuruldu. Bu çerçevede yargı üyeleri, yüksek yargı tamamen Colani’nin atadığı isimlerden oluşuyor. Bağımsız yargı söz konusu değil.

Tabii ki bunun ötesinde, meclis seçimleri dedikleri tamamen komedi bir parodi olan bir meclis oluşturuldu. Bunun 3’te birini Colani, bizzat kendisi atadı. Geri kalan üyeler Colani’nin atadığı yüksek seçim kurulu ve bu belirlenmiş seçim kurulları içerisinde yine belirlenmiş adayların kendi aralarında yaptığı oylamayla gönderdikleri vekillerden oluşuyor.

Çeteler, yağmacılar, pek çok yerde katliam yapan birimler, örgütler, yeni Suriye’nin tümenleri, tugayları oldular.

“Sistemin Başarısı İçin Müthiş Bir Destek Söz Konusu”

Uluslararası aktörler, Körfez’deki finansörler, ABD ve Avrupa Birliği’nin desteği ile bir nefes borusu açıldı. Yani sistemin başarısı için müthiş bir destek söz konusu. Kredi açma anlamında ilişkiler geliştirme, diplomatik ilişkiler, ekonomik ilişkiler ve bu amaçla düzenlenen sürekli yeni hükümetin imza törenlerine şahit oluyoruz.

Müthiş bir medya cambazlığı var, Türkiye’de alışık olduğumuz üzere Erdoğan’ın işte toplantılarını nasıl kamuoyuna yansıtıyorlarsa aynı şekilde, hatta daha da yetenekli olduklarını söyleyebilirim. HTŞ kadroları adeta medya sihirbazlığıyla her şeyi toz pembe gösteriyorlar. Fakat en nihayetinde bu kadar desteğe rağmen; yaptırımların kaldırılmış olmasına rağmen; açılan kredilere rağmen; bankacılık sisteminde normal Amerikan düzenine transfer olmalarına rağmen; yani pek çok olumlu şeye rağmen yine de geçen hafta yakıt isyanlarının gösterdiği üzere işlerin çok da iyi gitmediği ortada.

Alevilere ve Dürzilere Yönelik Saldırılara Dikkat Çekti

Hepinizin çok iyi takip ettiği Alevilere yönelik katliamlar, Dürzilerle ilgili faslın hâlâ açık olması burada müthiş bir kırılganlığa işaret ediyor. Buradaki bu cezalandırmalar mezhepçi anlayışlarından kaynaklanıyor. Yani Alevilere, Dürzilere, İsmaililere karşı yaklaşım.

1700 civarında insan katledildi. Kadınlar kaçırıldı, çok aşağılık muameleler yapıldı, insanları mülksüzleştirme yönünde çabalar var. Esat rejiminin yıkılmasından bu yana ülke genelinde yaklaşık 9 bin insan katledildi.

İktifa adıyla kurdukları yeni şirket eliyle pek çok insanın mülküne, arazisine, evine el koydular.

Ne kadar büyük zulüm olursa ne kadar büyük kan akarsa, belki Aleviler biraz daha ayaklanır. Belki İsrail onlara yardım eder şeklinde yaklaşımı da savunanlar var. Buna denk geldim. Tehlikeli bir şey bu.

Çoluk çocuk binlerce insan katledildi. Her şey kayıt altında değil çünkü suçların kayıt altına alınabilmesi için çok cesur, gözü kara mücadele gerekiyor, bu da yapılamıyor. Gazeteciler gidiyor, çocuğu kaçırılmış ya da eşi öldürülmüş gazeteciye her şey yolunda deniliyor.

Filistin Kampları ve Kürtlerin Konumu

8 Aralık’ta rejim yıkıldı. 9 Aralık’ta Filistinli kampları bastılar ve örgütlerin faaliyetlerini yasakladılar. Silahlarını topladılar, varlıklarına el koydular. Hizbullah’ın ikmal hatlarını kestiler.

Şimdi Kürtlerle ilgili kısım; tabii Kürtler demokratik özerklik diyerek bir pratik sergilediler. Amerika siyasi güvence vermiyor, Türkiye’nin tabii ki dayatmaları var. Yeni rejim patlar, o yüzden en nihayetinde proje bize kalır, Suriye’nin genelinde biz söz sahibi oluruz diye bir beklenti vardı. Fakat Amerika’nın aslında başından beri tercihleri belliydi.

“Bu Bir Meşruiyet Transferiydi”

Alevi katliamları sırasında Mazlum Abdi’yle Colani arasında entegrasyon anlaşması imzalandı. Bu bana göre HTŞ’nin ödüllendirilmesi ve bu katliam nedeniyle de cezalandırılmasının önlenmesine yaradı ve Amerikan yönetiminin Kürtlere nasıl bir rol ya da misyon biçtiğini gösterdi.

Bu bir meşruiyet transferiydi. Kürtler kendilerini uluslararası alanda Suriye’nin geleceğinde kadın eşitliği, kadın hakları, insan hakları, azınlık hakları, demokrasi, yerellik vesaire bütün bunları temsil eden bir yapıyken, birdenbire El Kaide’nin, IŞİD’den gelen bir rejimin meşrulaştırılmasında katalizör oldular.”

İsrail ve ABD Politikalarını Değerlendirdi

Konuşmasının devamında İsrail ve ABD politikalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulunan Fehim Taştekin, İsrail’in kimseyi dost olarak görmediğini, kendi çıkarları açısından ABD’yi dahi “kullanışlı bir aparat” olarak gördüğünü ifade etti.

Taştekin, İsrail politikaları doğrultusunda hareket eden aktörlerin sonuçta kaybedeceği yönündeki değerlendirmesiyle sunumunu tamamladı.

Fehim Taştekin’in sunumunun ardından yaklaşık bir saat süren soru-cevap bölümüne geçildi. Katılımcıların Suriye’deki siyasal süreç, insan hakları, azınlıkların geleceği ve bölgesel gelişmelere ilişkin sorularını yanıtlayan Taştekin’in ardından toplantı sona erdi.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | info@alevihaberagi.com | Web |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir