Munzur Koruma Kurulu, Akbelen’de 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararına karşı açılan davaya ilişkin açıklama yaptı. Akbelen’de yaşananların yalnızca bir mülkiyet meselesi olmadığını vurgulayan Kurul, kamulaştırılmak istenen her parselin köylülerin tarlası, zeytinliği, geçim kaynağı, geçmişi ve yaşam alanı olduğuna dikkat çekti. “Kamu yararı şirketlerin kömür ihtiyacı ve ekonomik beklentileri üzerinden tanımlanamaz” denilen açıklamada, acele kamulaştırmaların durdurulması, köylülerin yaşadıkları yerlerin geleceği üzerindeki söz ve karar hakkının tanınması istendi.

“Akbelen’de önümüzde duran temel soru açıktır: Bir köyün ve yaşam alanının geleceğine kim karar verecek? Toprağı işleyen, zeytini yetiştiren, suyunu kullanan ve hayatını orada sürdüren insanlar mı; yoksa o coğrafyayı bir maden ve enerji sahası olarak gören karar mekanizmaları mı?”

AHA Haber Merkezi – Munzur Koruma Kurulu, Akbelen köylülerinin 679 parseli kapsayan acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da sürdürdüğü hukuk mücadelesine destek açıklaması yaptı.

Köylülerin İradesini Tanıyın. Kamu Yararı Halktır” başlığıyla yapılan açıklamada, Akbelen’de yıllardır sürdürülen mücadelenin önemli aşamalarından birinin daha Danıştay’a taşındığı belirtilerek, köylülerin topraklarını, üretimlerini ve yaşam alanlarını savunmaya devam ettiği vurgulandı.

“Acele Kamulaştırma Bir Mülkiyet Meselesinin Çok Ötesindedir”

Munzur Koruma Kurulu, acele kamulaştırmanın yalnızca mülkiyet hakkı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, söz konusu toprakların köylülerin yaşamıyla kurduğu tarihsel ve ekonomik bağa dikkat çekti.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Acele kamulaştırma, Akbelen’de bir mülkiyet meselesinin çok ötesindedir. Kamulaştırılmak istenen her parsel birilerinin tarlası, zeytinliği, geçim kaynağı, geçmişi ve yaşam alanıdır. İnsanların kuşaklar boyunca yaşadığı toprakların, onların iradesine rağmen maden ve enerji sahasına dönüştürülmesi kabul edilemez.”

Kurul, Akbelen’deki tartışmanın merkezinde köylülerin yaşam alanları ve kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olma hakkının bulunduğunu belirtti.

Danıştay’dan Tam İptal Beklentisi

Açıklamada, Danıştay 6. Dairesi’nin daha önce 679 parsel hakkında verilen acele kamulaştırma kararının uygulanmasını durdurduğu hatırlatıldı.

Kurul, bu kararla dava sonuçlanıncaya kadar acele kamulaştırma kararına dayanılarak köylülerin topraklarının kamulaştırılmasının önüne geçildiğini belirterek, bundan sonraki beklentiyi şöyle açıkladı:

“Şimdi köylüler acele kamulaştırma kararının tamamen iptal edilmesini ve toprakları üzerindeki belirsizliğin sona ermesini bekliyor.”

Munzur Koruma Kurulu, acele kamulaştırma uygulamalarının durdurulmasını ve köylülerin iradesine rağmen gerçekleştirilen uygulamalara son verilmesini istedi.

“Bir Köyün ve Yaşam Alanının Geleceğine Kim Karar Verecek?”

Açıklamada Akbelen mücadelesinin ortaya çıkardığı temel tartışmanın, yaşam alanları üzerindeki karar hakkının kime ait olduğu sorusu olduğu vurgulandı.

Munzur Koruma Kurulu bu soruyu şöyle ortaya koydu:

“Akbelen’de önümüzde duran temel soru açıktır: Bir köyün ve yaşam alanının geleceğine kim karar verecek? Toprağı işleyen, zeytini yetiştiren, suyunu kullanan ve hayatını orada sürdüren insanlar mı; yoksa o coğrafyayı bir maden ve enerji sahası olarak gören karar mekanizmaları mı?”

Kurul, köylülerin kendi yaşam alanları üzerindeki iradelerinin tanınması gerektiğini belirterek, toprak, su, zeytinlik ve tarımsal üretimin yalnızca ekonomik değerler üzerinden ele alınmasına karşı çıktı.

“Kamu Yararı Şirketlerin Kömür İhtiyacı Üzerinden Tanımlanamaz”

Açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri de “kamu yararı” kavramına ilişkin değerlendirme oldu.

Munzur Koruma Kurulu, kamu yararının şirketlerin ekonomik beklentileri temel alınarak tanımlanamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kamu yararı şirketlerin kömür ihtiyacı ve ekonomik beklentileri üzerinden tanımlanamaz. Kamu yararı toprağı, suyu, zeytinlikleri, tarımsal üretimi, köyleri ve gelecek kuşakların yaşam hakkını birlikte gözetmek zorundadır.”

7554 Sayılı Kanuna Dikkat Çekildi

Munzur Koruma Kurulu, Akbelen’deki sorunun yalnızca dava konusu 679 parselle sınırlı olmadığına da dikkat çekti.

Açıklamada, 7554 sayılı Kanunla madencilik faaliyetlerinin zeytinlikler, tarım alanları, ormanlar ve köyler üzerindeki baskısının büyüdüğü savunularak, söz konusu düzenlemelere ilişkin anayasal denetimin gecikmeden sonuçlandırılması istendi.

Kurul, bu konuda yaşanacak gecikmelerin geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini belirterek şöyle dedi:

“Bu düzenlemelere ilişkin anayasal denetimin gecikmeden sonuçlandırılması, geri dönülmesi mümkün olmayan zararların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”

Bergama’dan Cerattepe’ye, Dersim’den Akbelen’e Ortak Talep

Munzur Koruma Kurulu, Türkiye’nin farklı bölgelerinde toprak, su, orman ve yaşam alanlarını korumak amacıyla sürdürülen mücadeleler arasında ortak bir bağ bulunduğunu belirtti.

Açıklamada, “Bergama’dan Cerattepe’ye, Sinop’tan Dersim’e, İkizdere’den Akbelen’e” uzanan mücadelelerin ortak talebinin, yurttaşların yaşadıkları yerler hakkında kendi iradeleri dışında karar verilmemesi olduğu vurgulandı: “Yaşadığımız yerler hakkında bizden habersiz, irademize rağmen karar verilmesin.”

Kurul, köylülerin toprağını elinden alan acele kamulaştırmalara son verilmesini; zeytinlikleri, tarım alanlarını, ormanları ve su varlıklarını tehdit eden uygulamaların durdurulmasını istedi.

“Köylülerin Söz ve Karar Hakkı Tanınsın”

Munzur Koruma Kurulu, köylülerin yalnızca mülkiyet hakkının değil, yaşadıkları coğrafyanın geleceğine ilişkin söz ve karar hakkının da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada “Köy Hakkı” kavramına dikkat çekilerek şöyle denildi: “Köy Hakkı da burada anlam kazanır: Köylünün toprağında kalabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve yaşadığı yerin geleceğinde söz sahibi olabilmesi.”

Kurul, Akbelen’de sürdürülen mücadelenin aynı zamanda üretimin, köy yaşamının ve gelecek kuşakların yaşam hakkının korunması mücadelesi olduğunu ifade etti.

“Akbelen Köylülerinin Yanındayız”

Munzur Koruma Kurulu açıklamasını, acele kamulaştırmaların durdurulması ve Akbelen köylülerinin iradesinin tanınması çağrısıyla tamamladı:

“Acele kamulaştırmalar durdurulsun!

Köylülerin iradesine karşı uygulamalara son verilsin!

Toprak, zeytin, su ve yaşam alanları korunsun!

Akbelen köylülerinin yanındayız.”

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir