İnsan Hakları Derneği (İHD) Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon, 6-7 Eylül 1955 Pogromunun 71. yılında yaptığı açıklamada, başta Rumlar olmak üzere Ermeni, Yahudi ve diğer gayrimüslimlere yönelik saldırıları hatırlattı. Açıklamada, pogromun örgütlü bir devlet operasyonu olduğu savunulurken, saldırılara kitlesel halk katılımının da tarihsel yüzleşmenin dışında bırakılamayacağı vurgulandı. İHD, Hristiyan ve Yahudi düşmanlığını bir nefret suçu olarak bir kez daha protesto etti.

AHA Haber Merkezi – İnsan Hakları Derneği (İHD) Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon, 6-7 Eylül 1955’te İstanbul başta olmak üzere farklı kentlerde gayrimüslimlere yönelik gerçekleştirilen saldırıların 71. yılı dolayısıyla açıklama yaptı.

İHD, 6-7 Eylül’de yaşananların yalnızca ev ve iş yerlerinin yağmalanması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek; insanların öldürüldüğünü, kadınların cinsel saldırıya uğradığını, kilise ve mezarlıkların tahrip edildiğini ve gayrimüslimlerin kutsallarının doğrudan hedef alındığını belirtti.

“Bu Bir Devlet Operasyonuydu”

İHD, önceki yıllarda yaptığı açıklamalarda da dile getirdiği görüşünü yineleyerek 6-7 Eylül Pogromunun örgütlü bir devlet operasyonu olduğunu savundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu bir devlet operasyonuydu. Titizlikle örgütlenmiş bir özel harp faaliyetiydi. Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından planlandı. Devlet dersini ‘iyi ezberlemiş’ kalabalıklar tarafından şevkle uygulandı.”

İHD’nin aktardığı verilere göre pogrom sırasında kayıtlara geçtiği kadarıyla 37 kişi öldürüldü. Kayıtlara 60 olarak geçen tecavüz vakalarının gerçek sayısının ise yaklaşık 400 olduğu belirtildi.

Açıklamada 90 yaşındaki rahip Hrisantos Mantas’ın diri diri yakıldığı, birden fazla rahibin bıçaklandığı ve zorla sünnet edildiği de kaydedildi.

Saldırıların yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmadığı; Ankara’da benzer olayların yaşandığı, Urfa, Mardin ve Midyat’ta ise Süryanilerin hedef alındığı belirtildi.

5 Bin 317 Mekân Yakıldı, Yıkıldı veya Yağmalandı

İHD, 6-7 Eylül konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen Speros Vryonis’in verilerine de açıklamasında yer verdi.

Buna göre 4 bin 214 ev, 73 kilise, 26 okul ve bir sinagog olmak üzere toplam 5 bin 317 mekân yakıldı, yıkıldı veya yağmalandı.

Komisyon, pogromun hafızalarda çoğunlukla yağmalanan dükkânların fotoğraflarıyla yer edinmesinin eksik bir tarihsel algı yarattığına dikkat çekti.

“6-7 Eylül Bir Servet Düşmanlığı Değildi”

Açıklamada, saldırıların yalnızca gayrimüslimlerin ekonomik varlığına yönelikmiş gibi gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığı savunuldu.

İHD’ye göre, “Azınlıklar zengindir ve saldırı bu zenginliğe karşı yapıldı” algısı pogromun temelindeki Hristiyan ve gayrimüslim karşıtı nefretin görünmez hâle gelmesine yol açıyor.

Bu durumun en açık göstergelerinden birinin kiliselere ve mezarlıklara yönelik saldırılar olduğu belirtildi.

Kiliselerin birkaç saat içinde harabeye çevrildiği, dinamitle patlatıldığı ve ateşe verildiği; kutsal eşyaların tahrip edildiği, İsa tasvirlerinin gözlerinin oyulduğu, haçların kırıldığı, mezarların açıldığı ve cenaze kemiklerinin ortalığa saçıldığı aktarıldı.

Kiliseler ve Mezarlıklar da Hedef Alındı

İHD açıklamasında, Patrikhane fotoğrafçısı Dimitrios Kalumenos’un 6-7 Eylül gecesi ve ertesi gün çektiği fotoğrafların pogromun bu yönünü belgelediğine dikkat çekildi.

İstos Yayınları tarafından 2015 yılında yayımlanan “6-7 Eylül 1955” adlı kitapta yer alan Kalumenos’un fotoğraflarının, tahrip edilmiş kilise ve mezarlıklardaki yıkımı gözler önüne serdiği ifade edildi.

Komisyon, Kalumenos’un daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla sınır dışı edildiğini ve kitabının yasaklandığını da hatırlattı.

İHD: Devlet Suçunu Kabul Etmedi, Özür Dilemedi

Açıklamada, 6-7 Eylül’ün üzerinden 71 yıl geçmesine rağmen devletin yaşananlarla yeterince yüzleşmediği savunuldu.

İHD; devletin suçunu kabul etmediğini, olayların üzerini örttüğünü, hesap vermediğini, Rum toplumunun uğradığı ağır kayıpları tazmin etmediğini ve özür dilemediğini belirtti.

Komisyon, tarihsel yüzleşmenin yalnızca devletin rolünü tartışmakla sınırlı tutulamayacağına da özellikle dikkat çekti.

“Altı Yeterince Çizilmeyen Bir Gerçek Daha Var: Halkın Katılımı”

İHD açıklamasının dikkat çektiği temel başlıklardan biri, pogroma halkın kitlesel katılımı oldu.

Komisyon, “Suçun bir avuç yönetici tarafından işlendiği düşüncesi belki içimizi rahatlatır. Ancak halkın katılımını konuşmak rahatsız edicidir” değerlendirmesinde bulundu.

Speros Vryonis’in çalışmalarına atıfta bulunulan açıklamada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Yassıada duruşmalarında 300 bin kişinin yargılandığı bilgisini verdiği, Vryonis’in ise bu rakamı inandırıcı bulmayarak eldeki veriler doğrultusunda katılımcı sayısını yaklaşık 100 bin olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Bu sayının dönemin İstanbul nüfusunun yaklaşık onda birine karşılık geldiğine dikkat çekildi.

“Hristiyan ve Yahudi Düşmanlığını Bir Nefret Suçu Olarak Protesto Ediyoruz”

İHD Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon, açıklamasını 6-7 Eylül Pogromunun yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak görülmemesi ve devlet ile toplumun tarihsel sorumluluğunun sorgulanması gerektiği mesajıyla tamamladı:

“İnsan hakları savunucuları, ırkçılık ve ayrımcılık karşıtları olarak bizler, bugün 6-7 Eylül Pogromu’nun 71. yılında hem Türkiye’deki devlet geleneğinin hem de devletin dayandığı tabanın tarihini sorguluyor; Hristiyan ve Yahudi düşmanlığını bir nefret suçu olarak bir kez daha protesto ediyoruz.”

İnsan Hakları Derneği
Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

One thought on “İHD’den 6-7 Eylül Pogromunun 71. Yılında Çağrı: “Devletin ve Toplumun Tarihiyle Yüzleşilmeli””

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir