1 Eylül Dünya Barış Günü, yalnızca savaşların sona ermesini istemenin değil; insanların kimliği, inancı, dili, kültürü ve düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, eşit haklarla ve kardeşçe yaşayabildiği bir dünya özlemini büyütmenin günüdür. Aleviler açısından barış ise yalnızca bugünün talebi değil, yüzyıllardır taşınan bir yolun, bir inancın ve bir yaşam anlayışının temel değerlerinden biridir.

Alevilerin yüzyıllardır yaşattığı “eline, beline, diline sahip ol”, “incinsen de incitme” ve “72 millete bir nazarla bak” anlayışı, yalnızca Alevilerin kendi içindeki yaşamına değil, bütün insanlığa seslenen güçlü bir barış çağrısıdır.

Alevilik, insanı merkeze alan; sevgiyi, rızalığı, paylaşmayı, adaleti ve eşitliği esas alan kadim bir öğretidir. Bu öğretinin özünde insana kimliğinden, dilinden, inancından ya da ait olduğu halktan dolayı üstünlük veya aşağılık atfetmek yoktur.

“72 millete bir nazarla bakmak” sözü, bu anlayışın en yalın ifadelerinden biridir. Çünkü Alevi yolu, insanı insandan ayıran duvarların değil, insanları birbirine yaklaştıran ortak değerlerin peşindedir.

Barış da tam olarak burada başlar: Birbirimizin varlığını kabul etmekle, farklılıklarımızı tehdit olarak değil zenginlik olarak görmekle, birbirimizin hakkına ve hukukuna rıza göstermekle…

Alevilerin Sesi Barışın Sesi Olmuştur

Aleviler tarih boyunca ağır acılar, baskılar, ayrımcılıklar ve katliamlarla karşı karşıya kaldılar. Ancak bütün bu acılara rağmen Alevi öğretisinin temelinde başka halklara, inançlara ve kimliklere karşı düşmanlık değil; barış, kardeşlik ve bir arada yaşam düşüncesi varlığını sürdürdü.

Alevilerin barış talebi bu nedenle yalnızca kendileri için değildir.

Bir Alevi’nin özgürlüğü, başka bir inancın mensubunun özgürlüğünden ayrı düşünülemez. Bir halkın eşitliği, başka bir halkın eşitsizliği üzerine kurulamaz. Bir toplumun huzuru, başka bir toplumun acısından doğamaz.

Gerçek barış, herkes için barıştır.

Alevilerin yüzyıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık talebi de bunun bir parçasıdır. Kendimiz için istediğimiz hakkı başkaları için de istemek, kendimiz için arzuladığımız özgürlüğü bütün insanların hakkı olarak görmek, yolumuzun bize yüklediği sorumluluklardan biridir.

Savaşsız Bir Dünya Yetmez, Eşit Bir Dünya da Gereklidir

Barış, yalnızca silahların susması değildir.

İnsanların açlık ve yoksulluk içinde yaşadığı, kadınların şiddete uğradığı, çocukların savaşlarda yaşamını yitirdiği, halkların dilleri ve kimlikleri nedeniyle baskı gördüğü, insanların inançlarını özgürce yaşayamadığı bir dünyada gerçek ve kalıcı bir barıştan söz edilemez.

Barışın yanında adalet olmalıdır.

Barışın yanında eşitlik olmalıdır.

Barışın yanında özgürlük olmalıdır.

Ve barışın temelinde rıza olmalıdır.

Rızalık, Alevi yolunun en güçlü kavramlarından biridir. Birbirinin hakkını gözetmeden, birbirine razı olmadan, kul hakkını ortadan kaldırmadan toplumsal huzura ulaşmak mümkün değildir.

Bu nedenle Alevilerin dünyaya söyleyeceği söz, bugün belki de her zamankinden daha değerlidir: Hiçbir halk diğerinden, hiçbir inanç başka bir inançtan, hiçbir insan başka bir insandan üstün değildir.

Dünyanın Neresinde Bir Can Acıyorsa…

Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların bedelini yine halklar ödüyor. Evlerinden ayrılmak zorunda kalanlar, çocuklarını kaybeden anneler, geleceği ellerinden alınan gençler, yoksulluk ve göç yollarına mahkûm edilen milyonlar…

Coğrafyalar, diller ve kimlikler değişse de acının dili değişmiyor.

Alevi öğretisinin “can” anlayışı tam da burada evrensel bir anlam kazanıyor.

İnsanı önce “can” olarak görebildiğimizde sınırlar, milliyetler, mezhepler ve kimlikler üzerinden yaratılan düşmanlıkların karşısına başka bir dünya düşüncesi koyabiliriz.

Bizim özlemimiz; dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuğun üzerine bomba düşmediği, bir annenin evladının ardından ağıt yakmadığı, insanların kimliklerinden ve inançlarından dolayı öldürülmediği bir dünyadır.

Halkların birbirine düşman edilmediği, farklı inançların birbirini tehdit olarak görmediği, herkesin kendi dili, kültürü ve inancıyla özgürce yaşayabildiği bir dünya…

Birlikte ve Rızalıkla Yaşanacak Bir Dünya Mümkündür

Bizler barışın yalnızca bir temenni olmadığına inanıyoruz.

Barış, insanlığın ortak iradesiyle kurulacak bir yaşam biçimidir.

Alevilerin yüzyıllardır yaşattığı “eline, beline, diline sahip ol”, “incinsen de incitme” ve “72 millete bir nazarla bak” anlayışı, yalnızca Alevilerin kendi içindeki yaşamına değil, bütün insanlığa seslenen güçlü bir barış çağrısıdır.

Dünyanın her yerinde insanların eşit haklar temelinde, birbirinin kimliğine ve inancına saygı göstererek, kardeşliğe ve rızalığa dayalı bir yaşam kurabilmesi mümkündür.

Bizim özlemimiz budur.

Savaşın karşısına barışı, nefretin karşısına sevgiyi, ayrımcılığın karşısına eşitliği, zulmün karşısına adaleti, düşmanlığın karşısına halkların kardeşliğini koymaya devam edeceğiz.

Çünkü barış, yalnızca savaşın olmadığı bir dünya değildir.

Barış; herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissettiği, farklılıkların bir arada rızalıkla yaşayabildiği bir dünyadır.

Dünyanın bütün halklarının, inançlarının ve kültürlerinin birbirini ötekileştirmeden, eşit haklar temelinde kardeşçe yaşayacağı; çocukların savaş sesleriyle değil, barış türküleriyle büyüyeceği bir dünya özlemiyle; 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun.

Aşk ile…

Alevi Haber Ağı

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir