Bu kez de Aleviliği kendi anlayışına göre tarif etmeye ve Aleviler üzerinde söz söylemeye çalışanların önüne Ebussuud’un mirasını taşıyan şeriatçı anlayışın temsilcilerinden Altan Tan çıkarılmıştır.

✍️ Sabri Kalkan

Son dönemde Alevilik üzerine yeniden yoğunlaşan tartışmaları yalnızca birkaç kişinin açıklaması ya da kişisel bir polemik olarak görmek, yaşananların asıl boyutunu anlamamızı engeller.

Çünkü bugün yeniden önümüze sürülen “Ali’li Alevi”, “Ali’siz Alevi”, “makbul Alevi”, “siyasallaşmış Alevi” gibi tanımlar, Aleviliği tarif etme ve sınırlarını başkalarının belirleme çabasının yeni biçimleridir.

Bu tartışmaların arkasındaki zihniyeti görmek zorundayız.

Aleviliği bir devlet projesinin, tekçi bir inanç anlayışının, milliyetçi bir kalıbın ya da siyasal bir hesabın içine yerleştirerek eritmek, dönüştürmek ve kendi istediği biçimde yeniden tanımlamak, Alevi toplumunun yüzyıllardır karşı karşıya kaldığı asimilasyon politikalarının farklı biçimlerde devam ettirilmesidir.

Bu kez de Aleviliği kendi anlayışına göre tarif etmeye ve Aleviler üzerinde söz söylemeye çalışanların önüne Ebussuud’un mirasını taşıyan şeriatçı anlayışın temsilcilerinden Altan Tan çıkarılmıştır.

Ey Bire Yobaz!

Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Aleviler; baskıya, inkâra, asimilasyona ve katliamlara rağmen cemini sürdürmüş, deyişini ve nefesini söylemiş, erkânını yaşatmış, ocaklarını ve hafızasını korumuştur.

Bütün bunlara rağmen bugün hâlâ Aleviliğe dışarıdan bir tarif getirmeye çalışacağına, önce Alevilerin tarihine bakmalısın.

Ey bire yobaz!

Yol kıldan ince, kılıçtan keskindir.

Ama senin hurilere kavuşmak için geçtiğine inandığın sırat köprüsüne benzemez.

Bizim Yolumuz, insanı korkuyla terbiye eden bir anlayış üzerine kurulmaz.

Bizim Yolumuz, insanı insanın karşısına koymaz.

Bizim Yolumuz, hakikati makamda, servette, cübbede, sakalda veya görünüşte aramaz.

Demirden leblebidir.

Haksızlıklar üzerine kurduğunuz şeriatçı değirmen, Alevilerin iradesini öğütemez.

Ateşten gömlektir.

Senin gösteriş için giydiğin cübbeye, büyüttüğün sakala ve kurduğun makama benzemez.

Çünkü Alevilik biçimden önce özü, korkudan önce hakikati, itaattan önce rızayı, makamdan önce insanı esas alır.

“Ali Bizim İçin Evrensel Bir Sırdır”

Ey bire yobaz!

Ali, Aleviler için yalnızca bir isim değildir.

Ali bizim için evrensel bir sırdır.

Senin Ömer’ine, Osman’ına benzemez.

Ali bizim için yalnızca tarihsel bir isim değildir.

Ali bizim vicdanımızdır.

Ali bizim adalet anlayışımızdır.

Ali bizim mazlumdan yana duruşumuzdur.

Ali bizim hakikatten yana tavrımızdır.

Ali bizim insanı merkeze alan anlayışımızdır.

Ali’yi kendi siyasi veya ideolojik projesine göre yeniden şekillendirerek Alevilere öğretmeye çalışanlara sözümüz açıktır:

Yezit zihniyetinin bize gönderdiği Ali tariflerine eyvallahımız yoktur!

Ey bire yobaz!

Sen Alevilere Ali’yi öğretmeye kalkmadan önce, Alevilerin Ali’yi yüzyıllardır nasıl yaşattığına bak.

Dergâhlarımız Bizim Hafızamızdır

Aleviliğe yönelik yaklaşımın samimiyetini anlamanın en önemli yollarından biri, Alevilerin tarihine ve tarihsel mekânlarına sizin zihniyetinizin bakış açısına bakmaktır.

Bugün Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın durumuna bakalım.

Sonra Mevlânâ Dergâhı’nın korunmasına, görünürlüğüne ve tarihsel miras olarak ele alınışına bakalım.

Aradaki fark, bize Yezit zihniyetinin Alevilere bakış açısını anlatmaya yeterlidir sanırım ama işinize gelmez. Çünkü içinizdeki kin bitmez.

Bu kine hizmet eden, dışarıdan gelen müdahaleler kadar, içeriden bu müdahalelere kapı açan anlayışları da sorgulamak zorundayız.

Kısa vadeli siyasi hesaplar, kişisel beklentiler, makamlar veya güç ilişkileri uğruna Alevi toplumunun ortak iradesini zayıflatan anlayışları da görmezden gelemeyiz.

Alevilerin ortak iradesini kişisel veya siyasi hesapları için kullananların attığı adımların nereye hizmet ettiğini sorgulamak zorundayız.

Avrupa ve Türkiye’deki Alevilerin Tarihsel Bağları Korunmalıdır

Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz en önemli tehlikelerden biri, Avrupa Alevi örgütlenmesini parçalamak, Türkiye’deki Alevi toplumu ile Avrupa’daki Alevi kurumları arasındaki tarihsel bağı zayıflatmak ve Alevileri birbirinden koparmaktır.

Buna izin vermemeliyiz.

Türkiye’deki ve Avrupa’daki Alevilerin tarihsel bağlarını korumalıyız.

Bu bağ, herhangi bir siyasi partinin ya da siyasi hareketin çıkarı için değil, Alevi toplumunun ortak hafızası ve geleceği için korunmalıdır.

Avrupa’ya gelen Aleviler yanlarında yalnızca eşyalarını getirmediler.

Tarihlerini getirdiler.

Acılarını getirdiler.

Cemlerini getirdiler.

Deyişlerini getirdiler.

Ocaklarını getirdiler.

Erkânlarını getirdiler.

Ve bütün bunların üzerinde Avrupa’da güçlü bir Alevi örgütlenmesi yarattılar.

Bu nedenle Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini tarihsel köklerinden uzaklaştırmaya, Türkiye’deki Alevi toplumu ile bağlarını zayıflatmaya veya Alevi kurumlarını birbirinden koparmaya yönelik her girişime karşı uyanık olmak zorundayız.

“Biz Devletin İstediği Alevi Olmayacağız”

Biz devletin istediği Alevi olmayacağız.

Biz siyasetin istediği Alevi olmayacağız.

Biz herhangi bir siyasi hareketin kendi hesabına göre şekillendirdiği Alevi olmayacağız.

Dergâhlarımız bizim hafızamızdır.

Ocaklarımız bizim kökümüzdür.

Deyişlerimiz bizim sesimizdir.

Cemlerimiz bizim meydanımızdır.

Rızalık bizim ölçümüzdür.

Hakikat bizim yönümüzdür.

Yol bizimdir.

Bizi tarif etmeye,

bizi birbirimizden koparmaya,

Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini tarihsel köklerinden uzaklaştırmaya,

Türkiye’deki ve Avrupa’daki Alevi toplumunun bağlarını zayıflatmaya,

Alevi kurumlarının bağımsızlığını aşındırmaya

ve Alevi toplumunun iradesini başka siyasi hesaplara teslim etmeye çalışanlara sözümüz açıktır:

EYVALLAHIMIZ YOKTUR!

“Biz Kendi Yolumuzda Yürüyeceğiz”

Çünkü Aleviler artık başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır.

Ne devletin tarif ettiği “makbul Alevi” olacağız,

ne siyasetin istediği Alevi olacağız,

ne de başka hareketlerin kendi hesabına göre şekillendirdiği Alevi olacağız.

Biz kendi Yolumuzda yürüyeceğiz.

Kendi hafızamızla.

Kendi erkânımızla.

Kendi kurumlarımızla.

Kendi irademizle.

Ve biz bu Yol’un hafızasını,

bu Yol’un rızalığını,

bu Yol’un adalet anlayışını,

bu Yol’un insan merkezli hakikatini

hiçbir siyasi hesaba teslim etmeyeceğiz.

Çünkü Alevilik bir siyasi projenin mülkü değildir.

Bir devlet kurumunun tanımı değildir.

Bir kişinin sözü değildir.

Bir kurulun kararı değildir.

Ve bu Yol’un hafızası hiçbir siyasi hesapla silinemez.

Bu Yol’un iradesi hiçbir makamla satın alınamaz.

Bu Yol’un hakikati hiçbir güç tarafından yeniden yazılamaz.

Biz susmayacağız.

Biz bölünmeyeceğiz.

Biz kimsenin hesabına teslim olmayacağız.

Biz kendi sözümüzü kendimiz söyleyeceğiz.

Biz kendi Yolumuzda yürüyeceğiz.

Hü Erenlerin demine; lanet olsun Yezit zihniyetine!

Aşk ile.

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir