DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim 1937-38 Tertelesi sırasında zehirli gaz ve kimyasal savaş maddelerinin kullanıldığına ilişkin tarihsel tanıklıklar ve arşiv belgelerini TBMM gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Kordu; Almanya’dan kimyasal maddeler ve gaz doldurma tesisatı satın alınmasına ilişkin belgelerin açıklanmasını, devlet arşivlerinin araştırmacılara açılmasını, bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmasını ve kapsamlı bir “Dersim Hakikat ve Yüzleşme Araştırması” başlatılmasını istedi.

AHA Haber Merkezi – DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 1937-38 Dersim Tertelesi sırasında zehirli gaz veya kimyasal savaş maddelerinin kullanıldığına ilişkin iddiaların bütün yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi sundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle verilen önergede Kordu, Dersim 1937-38 sürecini askeri operasyonlar, kitlesel katliamlar, zorunlu iskân ve sürgün uygulamalarıyla “Cumhuriyet tarihinin en ağır insan hakları meselelerinden biri” olarak nitelendirdi.

Kordu, Dersim Tertelesi’nin hâlâ bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmamış başlıklarından birinin, Dersim’de zehirli gaz veya kimyasal savaş maddelerinin kullanıldığına ilişkin iddialar olduğunu belirtti.

Çağlayangil’in Anlatımı ve Seyid Rıza’nın Kızı Leyla’nın Tanıklığı Önergede

Kordu, önergesinde dönemin devlet bürokrasisinde görev yapan ve daha sonra Dışişleri Bakanlığı da yapan İhsan Sabri Çağlayangil’in 1986 yılında Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği röportaja dikkat çekti. Kordu’nun aktardığına göre Çağlayangil, Dersim’de mağaralara sığınan insanlara karşı gaz kullanıldığı yönünde anlatımda bulundu.

Önergede Seyid Rıza’nın kızı Leyla’nın, 17 Ağustos 1937’de Laçinan Deresi’nde yaşananlara ilişkin tanıklığına da yer verildi. Bu tanıklıkta farklı silahların kullanıldığı ve son kullanılan silahın ardından öldürülen çocukların bedenlerinin “masmavi” olduğu yönünde anlatımlar bulunduğu belirtildi.

Kordu, bu tanıklıkların dönemin askerî belgeleri, operasyon raporları, tıbbi ve adli kayıtları, mühimmat ve lojistik kayıtları ile devlet arşivleri üzerinden karşılaştırmalı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Almanya’dan Gaz ve Otomatik Dolum Tesisatı Alımına İlişkin Belgeleri Sordu

Kordu’nun önergesinde, 7 Ağustos 1937 tarihli İcra Vekilleri Heyeti kararına da yer verildi.

Önergede, söz konusu kararda çeşitli uçak bombalarında kullanılmak üzere yaklaşık 20 ton Chloracetophenon, İperit ve benzeri gaz ile bunların bombalara doldurulmasına yönelik komple otomatik tesisatın Almanya’dan satın alınmasının öngörüldüğünün aktarıldığı belirtildi.

Kordu ayrıca, araştırmacı-yazarlar Nesimi Aday ve Mahsuni Gül’ün Dersim Gazetesi’nde yayımlanan çalışmalarında, Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan ve gizliliği 20 Kasım 2020’de kaldırılan 20 Ağustos 1938 tarihli bir belgeyi ortaya çıkardıklarını kaydetti.

Kordu’nun önergesinde aktardığına göre belgede, Berlin Büyükelçiliği’nden alınan bilgi doğrultusunda Kiel’deki Hagenuk firmasıyla gaz doldurma tesisatının satın alınması konusunda temasa geçilmesinin istendiği ve tesisat bedelinin kliring yoluyla ödenmesinin öngörüldüğü ifade ediliyor.

“Malzemelerin Nereye Teslim Edildiği ve Nerelerde Kullanıldığı Açıklığa Kavuşturulmalı”

Kordu, 1937 tarihli satın alma kararı ile 1938 tarihli diplomatik belgenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yalnızca kimyasal maddelerin değil, bunların askerî amaçlarla bombalara doldurulmasını sağlayacak teknik sistemin temini için de işlem yürütüldüğünün anlaşıldığını ifade etti.

Ancak söz konusu malzemelerin Türkiye’de hangi kurum veya birliklere teslim edildiği ve nerelerde kullanıldığı gibi soruların kapsamlı biçimde yanıtlanmadığını belirten Kordu, ilgili devlet kurumlarının arşiv belgeleri ve bilimsel araştırmalar ışığında bu konuları açıklığa kavuşturması gerektiğini vurguladı.

Almanya Federal Meclisi’nin 2026 Tarihli Çalışmasını da Gündeme Getirdi

Önergede konunun uluslararası boyutuna da dikkat çekildi.

Kordu, Almanya Federal Meclisi Bilimsel Hizmetleri tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde tamamlanan “Militäroperationen und Widerstand in Dersim 1937/38. Historische und völkerrechtliche Einordnung” başlıklı çalışmanın Dersim 1937-38 sürecini tarihsel ve uluslararası hukuk açısından ele aldığını belirtti.

Çalışmada, Almanya’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen askerî sevkiyatlar kapsamında zehirli gaz kullanımına yönelik silah ve savaş tekniği donanımına ilişkin değerlendirmelere yer verildiğini aktaran Kordu, Türkiye’nin de kendi arşivlerini esas alan kapsamlı ve bağımsız bir araştırma yürütmesi gerektiğini ifade etti.

“Hakikatin Ortaya Çıkarılması Güncel Bir Sorumluluktur”

Kordu, Dersim 1937-38’e ilişkin hakikatin ortaya çıkarılmasının yalnızca tarihsel bir mesele olmadığını vurgulayarak bunun katledilen canların yakınlarının hakikate erişim hakkı, devletin tarihsel sorumluluğuyla yüzleşmesi, demokratikleşme ve toplumsal barış açısından da güncel bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Ayten Kordu’dan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a 6 Soru

Kordu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan şu konulara açıklık getirmesini istedi:

  1. 7 Ağustos 1937 tarihli İcra Vekilleri Heyeti kararı ile 20 Ağustos 1938 tarihli Hagenuk belgesi birlikte değerlendirilerek kapsamlı bir inceleme yapılmış mıdır; yapıldıysa hangi sonuçlara ulaşılmıştır?
  2. Devlet arşivlerinde söz konusu gazların, otomatik doldurma tesisatının ve bu bağlamdaki bombardıman uçaklarının satın alınması, ödemesi, Almanya’dan Türkiye’ye sevki, teslimi, depolanması ve askerî birliklere dağıtılmasına ilişkin hangi belgeler bulunmaktadır; bunların tamamı araştırmacılara açılacak mıdır?
  3. Dersim’de gaz kullanıldığına ilişkin tarihsel tanıklıklarla arşivlerdeki kimyasal savaş maddesi ve gaz doldurma tesisatı belgelerini birlikte incelemek üzere bağımsız tarihçiler, hukukçular, bilim insanları ve akademisyenlerden oluşan bir araştırma komisyonu kurulacak mıdır?
  4. Dersim Tertelesi sırasında kullanılan askerî mühimmat, uçak bombaları, kimyasal maddeler, lojistik sevkiyatlar ve askerî birlik hareketlerine ilişkin belgeler bütünlüklü biçimde incelenmiş midir; gaz ve kimyasal maddelerin sivillere karşı kullanıldığı iddialarını aydınlatabilecek kayıtlar konusunda özel bir çalışma yapılmış mıdır?
  5. Almanya Federal Meclisi Bilimsel Hizmetleri’nin 22 Haziran 2026 tarihli çalışması Cumhurbaşkanlığı tarafından incelenmiş midir; çalışmadaki zehirli gaz kullanımına yönelik silah ve savaş tekniği donanımına ilişkin değerlendirmeler konusunda Cumhurbaşkanlığı’nın resmi yaklaşımı nedir?
  6. Türkiye ve Almanya arşivlerinin karşılaştırmalı incelenmesi, kimyasal savaş maddelerinin satın alınması ve olası kullanımına ilişkin belgelerin araştırmacılara açılması, tarihsel tanıklıkların bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması amacıyla kapsamlı bir “Dersim Hakikat ve Yüzleşme Araştırması” başlatılacak mıdır?

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir