Berlin Dersim Kültür Derneği’nde yönetmen Nezahat Gündoğan’ın “Hay Way Zaman” belgeseli izleyiciyle buluştu. Dersim 1937/38 Tertelê’sinin toplumsal hafızasını, kayıpları, parçalanan hayatları ve kuşaklar boyunca aktarılan travmaları konu alan filmin ardından Gündoğan’ın katılımıyla söyleşi gerçekleştirildi. Etkinliğin yapıldığı ve Dersim 1937/38 Soykırımı-Tertelê Anıtı’nın bulunduğu Blücherplatz’ın 16 Ekim 2026’dan itibaren Nazi rejimine karşı direnen Yahudi kadın Eva Mamlok’un adını taşıyacak olması ise farklı tarihsel hafızaların aynı kamusal alanda buluşmasına dikkat çekti.

“Bu nedenle Hay Way Zaman benim için yalnızca bir belgesel değil; çocukluğumun, köyümün, ailemin ve Dersim’in susturulmaya çalışılan tarihinin yeniden karşıma çıkması gibi oldu.”

AHA Haber Merkezi – Dersim Kültür Derneği Berlin’de, Ezgi Kılıçaslan ve Alexandra Weltz-Rombach tarafından hazırlanan çok yönlü hafıza programları kapsamında yönetmen Nezahat Gündoğan’ın “Hay Way Zaman” adlı belgesel filminin gösterimi gerçekleştirildi.

Dersim 1937/38 Tertelê’sinin toplumsal hafızasını merkezine alan belgesel; kayıpları, parçalanan yaşamları ve kuşaklar boyunca taşınan travmaları izleyiciyle buluşturdu.

Film gösteriminin ardından yönetmen Nezahat Gündoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen söyleşide ise Dersim’in tarihsel gerçekliği ve yaşananların bugüne uzanan etkileri çok yönlü olarak ele alındı.

Dersim’in Tarihsel Hafızası, Kadınlar ve Çocukların Yaşadığı Travmalar Konuşuldu

Söyleşide izleyicilerin yönelttiği soruları doğrudan yanıtlayan Nezahat Gündoğan; Dersim 1937/38 Tertelê’sinin yanı sıra kadınların ve çocukların yaşadığı travmalar, zorunlu iskân, unutma ve hatırlama, kültürel kimlik ve kuşaklararası hafıza üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri de Dersim 1937/38 Tertelê’sinin yalnızca geçmişte yaşanmış tarihsel bir olay olarak değil; hakikat, adalet, hafıza ve tanınma talepleri açısından bugün de devam eden bir mesele olarak ele alınması oldu.

Blücherplatz’tan Eva-Mamlok-Platz’a: Hafızaların Buluştuğu Mekân

Etkinliğin gerçekleştirildiği ve Dersim 1937/38 Soykırımı-Tertelê Anıtı’nın bulunduğu Blücherplatz, 16 Ekim 2026’dan itibaren Eva-Mamlok-Platz adını taşıyacak.

Eva Mamlok (1918–1944), Nazi diktatörlüğüne karşı direniş faaliyetlerinde bulunan genç Yahudi kadınlardan biriydi. Tutuklanarak toplama kampına gönderilen Mamlok, 1944 yılında Stutthof Toplama Kampı’nda Nazi rejiminin insanlık dışı koşulları sonucunda yaşamını yitirdi.

Böylece aynı kamusal alanda Eva Mamlok’un anısı ile Dersim 1937/38 Tertelê’sinin hafızasının buluşması, farklı tarihsel deneyimlerin, acıların ve direnişlerin kamusal hafızada görünür kılınması açısından ayrı bir anlam taşıyor.

Kemal Karabulut: “Bu Belgeselin Benim İçin Çok Özel ve Sarsıcı Bir Anlamı Var”

Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Kemal Karabulut ise “Hay Way Zaman”ın kendi yaşamındaki özel yerine dikkat çekti.

Belgeselin bir bölümünün doğduğu ve 12 yaşına kadar yaşadığı köyde çekildiğini belirten Karabulut, kayınvalidesi merhum Fatma Kaymaz’ın da belgeselde tanıklığıyla yer aldığını ifade etti.

Karabulut, doğduğu evin yıkılmış ve viraneye dönmüş hâlinin, eğitim gördüğü ilkokulun ve babasıyla köylülerin o yıllarda gözaltına alınarak şiddete maruz bırakıldığını belirttiği askerî karakolun bugünkü durumunun geçmişin izlerini bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğunu söyledi.

“Köyümüz Sessizliğe Terk Edilmiş Durumda”

Karabulut, geçmişte üretimin, hayvancılığın, meyve bahçelerinin ve bostanların yaşamın parçası olduğu köyünün bugün sessizliğe terk edildiğini belirterek, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından köylerinin Dersim’de devletin zorunlu boşaltma politikalarının hedef aldığı ilk köylerden biri olduğunu ifade etti.

Aradan geçen yıllara rağmen Dersim’in köylerinde yaşanan zorla boşaltma, göç ve insansızlaştırmanın yarattığı tahribatın izlerinin silinmediğini vurgulayan Karabulut, devletin geçmişle yüzleşmek yerine susmayı ve unutturmayı tercih etmesinin yaraların kapanmasını engellediğini dile getirdi.

Karabulut, köyünün yalnızca kendi ailesinin ve çocukluğunun hikâyesini taşımadığını belirterek; hâlen İmralı Adası’nda bulunan Hamili Yıldırım’ın, 1994 yılında Roma’da PKK tarafından infaz edilen ve PKK’nin ilk kadrolarından olduğunu belirttiği Yıldırım Merkit’in ve A. Haydar Kaytan’ın ilk eşi Cemile Merkit’in de aynı köyden olduğunu aktardı.

“Hay Way Zaman Benim İçin Yalnızca Bir Belgesel Değil”

Karabulut, belgeselin kendisinde bıraktığı etkiyi şu sözlerle ifade etti:

“Bu nedenle Hay Way Zaman benim için yalnızca bir belgesel değil; çocukluğumun, köyümün, ailemin ve Dersim’in susturulmaya çalışılan tarihinin yeniden karşıma çıkması gibi oldu.”

Bazı toprakların yalnızca insanların değil, devlet politikalarının yarattığı acıların da hafızasını taşıdığını vurgulayan Karabulut, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Dersim’in gerçekliğiyle yüzleşilmeden, hakikat ve adalet adına gerçek bir hesaplaşmadan söz etmek mümkün değildir.”

Kemal Karabulut
28 Ağustos 2026

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir