Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi, Malatya Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan Dede’nin Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Danışma Kurulu üyeliğine seçilmesine ilişkin açıklama yaptı. PSAKD Malatya Şube Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı Latife Ulutaş’ın imzasıyla yayımlanan açıklamada, Eşref Doğan Dede’nin kurulda kimi ve hangi iradeyi temsil ettiği sorularak, meselenin yalnızca bir kurul üyeliği olmadığı, Aleviliğin kim tarafından ve nasıl tanımlanacağıyla doğrudan ilgili olduğu vurgulandı. “Aleviliği devlet tarif edemez, Aleviler kendi yolunu kendisi tanımlar” denilen açıklamada, Danışma Kurulu’nda yer alan Alevi kurumları, dedeler ve ocakzadelere de tutumlarını yeniden değerlendirme çağrısı yapıldı.

Alevilik; devletin herhangi bir kurumu tarafından tarif edilecek, sınırları çizilecek ya da bürokratik bir anlayışla yeniden biçimlendirilecek bir inanç değildir. Aleviliğin öznesi Alevi toplumunun kendisidir.

AHA Haber Merkezi – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi, Malatya Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan Dede’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından oluşturulan Danışma Kurulu üyeliğine seçilmesine tepki gösterdi.

PSAKD Malatya Şube Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı Latife Ulutaş’ın imzasıyla yapılan açıklamada, Eşref Doğan Dede’nin kurulda “kimi ve hangi iradeyi temsil ettiği” sorusu gündeme getirilirken, Aleviliğin devlet kurumları tarafından tanımlanamayacağı ve Alevi toplumunun kendi inancının öznesi olduğu vurgulandı.

Açıklamada; cemevlerinin hâlâ ibadethane olarak kabul edilmediğine, Alevilere yönelik geçmiş katliamlarla yüzleşilmediğine ve Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmadığına dikkat çekilerek, Aleviliğin kültürel bir folklor unsuru olarak ele alınmasına karşı çıkıldı.

Devlet kurumlarıyla Alevilerin hak ve talepleri konusunda görüşmenin ve müzakere yürütmenin ayrı, Aleviliği devlet eliyle tanımladığı savunulan bir yapıya Aleviler adına meşruiyet kazandırmanın ise ayrı bir mesele olduğu belirtilen açıklamada, “İtirazımız Alevilerin konuşmasına değil; Aleviliğin devlet eliyle tanımlanmasına ve Alevi toplumunun iradesi dışında biçimlendirilmesine yöneliktir” denildi.

PSAKD Malatya Şubesi, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesindeki yapıda yer alan Alevi kurumlarına, dedelere ve ocakzadelere de çağrıda bulunarak tutumlarını yeniden değerlendirmelerini istedi.

PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş imzasıyla yayımlanan açıklamanın tamamı şöyle:

“ALEVİLİĞİ DEVLET TARİF EDEMEZ, ALEVİLER KENDİ YOLUNU KENDİSİ TANIMLAR!”

Malatya Cem Vakfı Başkanı Eşref Doğan Dede’nin, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Danışma Kurulu üyeliğine seçildiği kamuoyuna yansımıştır.

Malatya’dan bir ismin bu kurulda yer alması üzerinden öncelikle şu soruyu sormak zorundayız:

Eşref Doğan Dede, bu kurulda kimi ve hangi iradeyi temsil etmektedir?

Bir Alevi ocakzadesi ve dede olarak mı oradadır? Malatya Alevilerini mi temsil etmektedir? Yoksa Aleviliği devlet eliyle tarif eden bir yapının içerisinde mi yer almaktadır?

Çünkü mesele yalnızca bir kurul üyeliği değil; Aleviliğin kimin tarafından ve nasıl tanımlanacağı meselesidir.

Alevi halkı yüzyıllardır inkâr, baskı, ayrımcılık ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıyadır. Cemevlerimiz hâlâ ibadethane olarak kabul edilmemekte; Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye Dersim’den Malatya’ya uzanan katliamlarla yüzleşmek ve sorumluluk almak yerine, Aleviliği devlet eliyle tanımlama çabaları sürdürülmektedir.

Bizler Aleviliğin bir kültürel folklor unsuru olmadığını biliyoruz.

Cem bizim ibadetimizdir.
Cemevi bizim ibadethanemizdir.
Semah bizim yol hizmetimizdir.

Alevilik; devletin herhangi bir kurumu tarafından tarif edilecek, sınırları çizilecek ya da bürokratik bir anlayışla yeniden biçimlendirilecek bir inanç değildir. Aleviliğin öznesi Alevi toplumunun kendisidir.

Bizim yolumuzun hafızası; Hacı Bektaş Veli’nin, Pir Sultan Abdal’ın, Şeyh Bedreddin’in Kadıncık Ana’nın ve nice yol önderimizin düşüncesinde; ocaklarımızda, cemlerimizde ve yüzyıllardır sürdürülen yolumuzda yaşamaktadır.

Elbette Aleviler hak ve talepleri için devlet kurumlarıyla görüşebilir, müzakere edebilir ve mücadele yürütebilir. Ancak müzakere etmek başka, bizi tarif eden bir yapıya Aleviler adına meşruiyet kazandırmak bambaşka bir meseledir.

İtirazımız Alevilerin konuşmasına değil; Aleviliğin devlet eliyle tanımlanmasına ve Alevi toplumunun iradesi dışında biçimlendirilmesine yöneliktir.

Bugün bu yapının içerisinde yer alan Alevi kurumlarının, dedelerin ve özellikle ocakzadelerin de kendi sorumluluklarını sorgulaması gerekir.

Orada olmak neyin parçası olmaktır?
Alevilerin taleplerini dile getirmenin mi, yoksa devletin tarif ettiği Aleviliğe meşruiyet kazandırmanın mı?

Dedelik yalnızca bir unvan değildir. Ocakların, pirlerin, anaların ve yol büyüklerinin bize bıraktığı bir emanettir.

Devletin Alevilerle gerçek bir yüzleşme gerçekleştirmesini, sorumluluk almasını ve Alevi toplumundan özür dilemesini beklerken; Aleviliği kültürel bir topluluğa indirgeyen ve devlet eliyle tarif eden anlayışı kabul etmiyoruz.

Bu nedenle Eşref Doğan Dede’ye ve bu yapının içerisinde yer alan tüm Alevi kurumlarına, dedelere ve ocakzadelerimize çağrımızdır:

Henüz vakit varken bu tutumunuzu yeniden değerlendirin.
Alevi toplumunun iradesini ve tarihsel hafızasını yok sayan bir anlayışın parçası olmayın.

Biz bu yolu bedel ödeyen canlarımızdan devraldık. Onlara, yolumuza ve inancımıza karşı sorumluluğumuz var.

Alevilik bir yol, inanç, felsefe, erkân ve yaşam biçimidir.
Aleviler kendi yollarının talibidir.
Yol bir, sürek bin birdir.
Bu yolun hafızası vardır, vicdanı vardır, bedeli vardır.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Malatya Şube Yönetim Kurulu adına
Başkan
Latife Ulutaş

WhatsApp at  | +49 17623699769 | alevihaberagi@yahoo.com |  + posts

Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.

Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.

Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı

By Alevi Haber Ağı

Sevgili Canlar, Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı'nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir. Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır. Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir. Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir. Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can! Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir. Saygı ve sevgilerimizle… Alevi Haber Ağı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir